rhp40.jpg (1161 bytes)

Radikal - Humanist - Pozitivist

RADİKAL KİMDİR?

Kutlu MERİH


Radikal Misyon

RADIKAL, değerlerden oluşan bir vizyonu olan ve bu vizyonun gerçekleşebilmesi için var olan bireydir.  İnsanlar toplumsal sistemler halinde yaşarlar ve bu sistemlerin norm ve değerlerini benimserler. RADIKAL içinde yaşadığı sistemin norm ve değerleri ile bütünleşemeyen ve alternatif bir sistemin norm ve değerleri için bütün varlığı ile uğraş veren bireydir.

RADIKAL in söylemi ile eylemi tutarlıdır. İnsanlığın binlerce yılda oluşturduğu değerlerin somutlaşabilmesi için var olduğuna inanır ve bunun gerçekleşebilmesi için tavizsiz bir eylem içindedir.bütün değerlerin kaynağının insanlık olduğuna inanır ve insanlığın ortak değerleri kendi bireysel değerleridir. insanlığın değerleri ve sorunları ile tamamen bütünleşen RADIKAL düzenlerin kutsallığı ve korunması gerektiği adına insanların yaşadığı acıları, haksızlıkları, adaletsizlikleri ve baskıları insanlarla birlikte paylaşır.

RADIKAL için alarm zilleri sürekli çalar ve insanları ezen ve yabancılaştıran her baskıya karşı verilen her kavga kendi kavgasıdır.

RADIKAL görüntüler ve makyajlarla aldanmaz, sorunları cepheden karşılar ve korkaklık ve yetersizliklerini mazeret ve bahane perdeleri arkasında örtmeye çalışmaz.

RADIKAL kalıcı ve stratejik kök sorunları belirleme kapasitesine sahiptir ve ayrıntı sorunlarla dikkat ve enerjisinin dağılmasına müsaade etmez. Nedenlerin, belirtilerden çok daha önemli olduğunun farkındadır. Doğru zamanda ve doğru yerde kök sorunun çözümlenebilmesi için gerekli olan ve sorunun köküne yönelik eylemin içindedir.

RADIKAL sahip olduğu yetenek ve becerileri insanlığın kollektif aktifi olarak değerlendirir. RADIKAL beceriler, bireysel çıkarlar açısından çok fazla, toplum için ise kıt kaynaklardır ve ancak toplum için kullanılmaları halinde maksimim verim sağlarlar.

Humanist Radikal

Birey, insanlık tarihi boyunca oluşan değer ve ideallerin somut temsilcisidir. RADIKAL bu değerin tanınmasını ve saygı görmesini talep eder. İnsanı onurlu ve gururlu bir birey olmaya yabancılaştıran her türlü etki RADIKAL nin uğraşacağı bir sorun oluşturur. RADIKAL in amaçladığı ve bireyi olmayı istediği toplum bu tür sorunların çözümlenmiş olduğu toplumdur. Bu toplumda bireyler her birey kendi potansiyellerinin sınırına ulaşabilecek ve saygınlık, güven, barış ve mutluluk içinde yaşayabilecektir. Böyle bir dünya hırslardan, çıkarlardan, ayrıcalıklardan, kinlerden ve düşmanlıklardan arındılmış ve insanlığın evrensel değerleri üzerine oturtulmuş bir dünya olacaktır. RADIKAL kendi özgürlüğüne bir aşkla tutkundur. Bu aşkı yaşayabilmesi için ise toplumdaki diğer bireyler için de özgürlüğün değer olması gerekmektedir. RADIKAL için kendi özgürlüğünün sorumluluğunu yüklenmek, bütün toplumun özgürlük sorumluluğunu yüklenmekle eş anlamlıdır.

Bu sonuçlara ulaşabilmek için RADIKAL insanlığı, korku, yoksulluk, ahlaki yozlaşma ve savaş ortamına kitleyen her türlü kötülükle boğuşmaya adanmıştır. 

Pozitif Akıl, Radikal Epistemoloji

RADIKAL insanların sadece ekonomik sorunları ile değil, gerçekte bu sorunların nedeni olan ahlaki ve akli sorunları ile de ilgilidir. Özgürlük sadece ve sadece zorunluğa boyun eğmektir ve bu sınırlara özgür bir aklı kullanarak ulaşılabilir. Bu nedenle RADIKAL insanları kurgulayan, yabancılaştıran ve robotlaştıran her türlü sistemle uğraşmak durumundadır. İnsanlığın sorunlarının büyük bir kısmı, çözülebilecek sorunların, bunları nasıl çözebileceğini bilmeyen ve çözebileceğine inanmayan insanları ezmesi sonucunda oluşmaktadır. Bu nedenle insanlığın birinci sorunu, sorunları algılamada yetersiz olmayan, sorunlar karşısında ürkmeyen ve gerilemeyen özgür bir akla sahip olmaktır. RADIKAL insanları korkutan, ürküten, çaresizleştiren, kendine olan inancını kaybettiren, ruhlarını çürüten her türlü oluşumun öncelikle karşısındadır. RADIKAL insanları ve insanlığı korkuda, güvensizlikten, çaresizlikten uzak gerçek anlamda özgür olarak görmek ister. Buna göre insanlar öncelikle epistemolojik olarak özgür olmadıkça ekonomik ve politik olarak da özgür olamıyacaklardır. Özgürlük öncelikle aklın sınırlarına ulaşabilmesini zorunlu kılmaktadır.

Radikal Eylem

RADIKAL i farklı yapan tercih "Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa, ayakları üzerinde ölme" tercihidir. RADIKAL in kılıca başvurduğu durumlar olabilir. Fakat bu durumlarda savaştığı insanlar değil sorunlardır. RADIKAL için kendi gururunu onarmak önemli bir öncelik taşımaz. Kendi beklentilerinin ve çıkarlarının değil, insanlık onur ve gururunun savaşçısıdır. İnsanlarla olan çatışmasında, onlara karşı kin, öfke, kıskançlık gibi kişisel olumsuz duygular taşımaz. Çatışmanın kaynağı bazı kimselerin sorunları doğuran olguları temsil ediyor olmalarıdır. Bu nedenle çeşitli devrimlere liderlik etmiş olan bir çok RADIKAL in bireysel terör gibi eylemlerle ilgisi olmadığı gözlenir.

İnsanlık onur ver gururu her zaman, herkezin gündeminde olmadığı için RADIKAL başkalarına çoğu zaman durup dururken sorun çıkartan hırçın bir kişi gibi görülecektir. RADIKAL ler dış görünüşlerinde hırçın ve kavgacı olabilirken iç dünyalarında sakin, saygın ve kendileri ile barışık bir ruh taşırlar. Bu iç sükünet kişinin söylemi ve davranışının tutarlı olmasından kaynaklanır. RADIKAL herkezin kayıtsız kalabildiği haksızlık, adaletsizlik, despotluk ve sömürü karşısında hırçın ve kavgacı bit tavır alabilir fakat bunu yapabildiği için de kendisi ile barışık ve saygı yüklü olacaktır. RADIKAL nefretin olduğu yere sevgi, çatışmanın olduğu yere barış,  kuşkunun olduğu yere güven, umutsuzluğun olduğu yere umut, hüznün olduğu yere yaşam sevinci ve karanlığın olduğu yere aydınlık getirebilecek insan ilişkilerine hakimdir. Hırçınlığı, insanlarla arasına girerek bunu engellemeye çalışanlara karşıdır.

Radikal ve Otorite

Toplumlarda iktidar kurumu sistemdeki dengeyi sağlamak, çatışmaları önlemek ve toplumun varlığını sürdürebilmek için bir otorite ve karar merkezi olarak var olur. Sibernetik bir gerek olduğu için bütün sosyal sistemlerde varlığı gözlenir. Bazı sosyal sistemlerde ise iktidar kurumu zaman içinde yozlaşarak toplum için var olmak yerine, toplumu kendi ayrıcalık sistemleri için var etmek şekline dönüşür. Bu tür sistemler kendi çarpık yapılarını doğal ve meşru olarak yopluma algılatacak bir semantik sistem de geliştiriler. Böylece toplumlar iktidar ile otorite arasındaki ayrımı algılama yeteneklerini kaybederek kendi sorunlarına ve konumlarına yabancılaşırlar ve çarpık sistemi gönüllü olarak savunma ve sürdürme eğilimine girerler. Bireyi RADIKAL yapan temel yetenek otorite ile iktidarı ayırma konusundaki keskin sezgisi ve yabancılaşmaya karşı olağanüstü direnişidir. RADIKAL otoriteye ne kadar saygılı ve destek ise iktidara karşı o kadar karşıt ve direnişçidir. RADIKAL toplumlarda belirgenliştiren ve bir anlamda dışarda bırakan da bu keskin iktidar alerjileridir. Toplumlar kendilerinin fazla bir sorun yaşamadan taşıdıkları iktidar sistemlerine RADIKAL in niye bu kadar karşı olduğunu algılamakta güçlük çekerler ve RADIKAL i yabancı sayarak dışlarlar. Bu nedenle RADIKAL ler büyük bir çoğunlukla toplum için, topluma rağmen ve toplum dışında varlıklarını sürdürmek ve vizyonlarını gerçekleştirmek durumundadırlar.

Radikal Önderlik

RADIKAL bu tür niteliklere sahip olduğu için toplumda anlayış, coşku ve hoşgörü ile karşılanmayı beklemiyen kişidir. Bunun yerine RADIKAL kuşku, tedirginlik, anlayışsızlık ve düşmanlık ile karşılaşacaktır. Materyalistik modern toplum insanları değerlendirme kriterleri olarak zenginlik, iktidar, statü, prestij ve bunları sağlayan hırs, bencillik ve kurnazlık özelliklerine ağırlık vermektedir. Buna göre insanlar hiç bir şeyi kişisel bir çıkarları bunu gerektirmeden yapmazlar. O halde RADIKAL neyin peşindedir. Hangi vurgunu planlamaktadır. Gözünü hangi pozisyona dikmiştir.

RADIKAL bu kuşkulara yaşayışı ile cevap verecektir. Peşinde olduğu başarıların kendi başarısı olmadığını, mülkiyet, statü, zenginlik peşinde olmadığını, değerleri daima çıkarlara tercih ettiğini yaşayarak ve yaşatarak gösterecektir. Dürüstlüğün ve tutarlılığın budalalık olmadığını ve kurnazlığa ve çıkarcılığa karşı en güçlü silah olduğunu sonuçları ile kanıtlayacaktır. RADIKAL bütün insanlar için istediği ruhsal zenginliğin gücünü kendi örneği üzerinde gösterme durumundadır.

RADIKAL in bütün düşündüğü, yaşadığı ve yaptığı ezilen, sömürülen ve haksızlığa uğrayan insanlara karşı duyduğu sevgi nedeniyledir. Kişinin sunduğu sevginin reddedilmesinden daha kırıcı ise hiç bir şey düşünülemez. RADIKAL ise insanlarla ilişkilerinde kırgınlığa ve küskünlüğe yer vermeyen anlaşılmayı ve takdir edilmeyi beklemeyen kişidir. Engellere ve strese karşı dirençli olduğu gibi kırgınlıklara karşı da dirençlidir. Kendisini izlemeyen ve beklentilerine karşılık vermeyen insan guruplarını anlayışsızlık ve bilinçsizlikle suçlamaz. Bir çok sosyalist kendisine reaksiyon vermeyen kütlelere kırgınlıklarından otoriter ve totaliter sistemlere yönelmişlerdir.

RADIKAL in insanlarla olan ilişkileri onların, kabalığı, hırsı, tamahkarlığı, bencilliği, kini, öfkesi ve sadakatsizliği nedeniyle etkilenmez. Ezilen, sömürülen, haksızlığa uğrayan her insan gurubu çaresiz kaldığında bu tür davranışlar göstermiştir ve gösterecektir. RADIKAL in misyonu bu insanların çaresi olmaktır. RADIKAL bu davranışların kötü insanların değil kötü koşulların eseri olduğunun bilincindedir. Darbeler ve yenilgiler kendisini yok  etmediği sürece daha güçlü ve daha kararlı bir hale gelecektir.

RADIKAL başarıları kişisel olarak algılamadığı gibi yenilgiler de kişisel yenilgileri değildir. bir savaşı kazanabilmek için bazı çatışmaların kaybedilebileceğinin bilincindedir.

Radikal ve Demokrasi

Tarihsel oluşum sürecinde büyüyen ve karmaşıklaşan sosyal sistemlerin yapısı doğal olarak çelişme ve çatışmalarla şekillenir. RADIKAL sürekli çelişme , çatışma ve uzlaşmayı en etkin düzenleyen politik sistemin demokrasi olduğunun farkındadır. RADIKAL i karakterize eden kişilik ve algısal yapı onun tepeden inmeci otokratik mekanizmalara uzak durmasını sağlar. RADIKAL, beklenin ve sanılanın aksine otokratik eğilimli değildir. İnsanlık tarihinin en seçkin radikallerinden biri olan Mustafa Kemal ATATÜRK, hiç bir yerde kendisini toplumunun ilersinde bir lider olarak tanımlamamış, her yerde, toplumunda potansiyel olarak gizli özlem ve beklentileri gerçekleştirmekle görevlendirilmiş bir misyoner olarak tanımlamaya özen göstermiştir. Mustafa Kemalin liderliği süresinde en üst otorite merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi dir ve Mustafa Kemal in kendi oluşturduğu bu kuruma saygısı en üst düzeyde olup, hiç bir yerde Meclisin otoritesine gölge düşürmemeye özel bir özen göstermiştir.

Otokratik ve despotik tavır ve tutumlara, kişiliksel nedenlerle sıcak bakması mümkün olmayan RADIKAL ler için normal politik düzen doğal olarak DEMOKRASİ ve bunun halk iradesine dayanan kurumlaşmış şekli olan CUMHURİYET dir. Buna karşılık bireyin ve özgürlüklerin tavizsiz savunucusu olan Radikal demokrasi, liberal demokrasi den filozofik ve teknik bazı farklılıklar göstermektedir.

Radikal Program

Rasyonel bir nedeni olmayan, hiyerarşik otorite ve ayrıcalık sistemleri, RADIKAL kişilik yapısının temel algısal formatı ile çelişir. RADIKAL için bir toplumu oluşturan bireyler cinsiyet, ırk, renk ve dil ayrımı olmadan eşit haklara sahip olmalıdır. Bu RADIKAL için bir temel postüladır ve bunun neden olmadığını ve olamıyacağını açıklayan mesajlara algısal olarak kapalıdır. Bu nedenle RADIKAL için toplumu oluşturan bütün bireyler, belir bir doğal hukuk düzenleri çerçevesinde onurlarını, gururlarını ve saygınlıklarını koruyacak bir ekonomik güvenceye sahip olmalıdır. Sağlıklı ve yetişkin her bireyin sosyal varlığını sürdürebileceği ekonomik imkanlara sahip olması hakkı ve bunu sağlamak toplumun yükümlülüğüdür. İşbölümü ve yükümlülük gerekçeleri bu hakkın engellenmesi için bir neden olamaz. RADIKAL için birey sadece bir ekonomik eleman değil, toplum dokusunun bir parçası ve varlığı ile toplumun değer ve ideallerinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle bireyler kendileri için anlam ve değer taşıyan ve topluma katkılarını somutlaştıran işlere sahip olmalıdır.

Onurlu ve gururlu özgür bireyler olmak yüksek standartta gıda, barınma, sağlık ve eğitim ekonomisi gerektirmektedir. Bu nedenle bu cephlerdeki sınırların sürekli olarak aşılması gerekmektedir. Bu cephelerde insanları sadece doğal sınırlar engellemeli ve insanlık toplumsal dünyasında barış ve huzur içinde olabilmesi için doga ile de barış içinde olmasını ve doganın sınırlarına saygı duymasını bilmelidir. Bu nedenle RADIKAL yüksek tüketim standartları uğruna doğanın sınırlarını zorlayan endüstriyel sömürünün de karşısında ve doğanın yanındadır.

RADIKAL insan haklarını ekonomik hakların üstünde tutar. Bu nedenle sağlık ve eğitim hizmetleri toplumun bütün bireylerine eşit koşullarda sağlanmalıdır. Bu alanlardaki özel girişimler ancak eşitlik koşulunun sağlanması hinde mümkün olmalıdır. Toplumun bütün bireyleri bütün sağlık ve eğitim kurumlarından aynı koşullarda hizmet alabilmeli, bu alanlardaki özel girişim sigorta mekanizmaları ile subvanse edilmelidir. Eşit koşullarda ve yüksek standartlı sağlık ve eğitim RADIKAL dünya görüşünün temel postülatlarında en önemlisidir.

Radikal Planlama

RADIKAL zorululuklarla başa çıkabilmenin temel yönteminin sosyal, ekonomik ve lojistik konuları kapsayan stratejik planlama olduğuna inanır. Planlama; aklın, kaynakların ve enerjinin sorunların çözümüne yöneltilmesidir. Planlama sibernetik kontroldur ve bürokratik kontol ile karıştırılmamalıdır. Sibernetik kontrolun arttığı her sistemde bürokratik kontrol azalır. Sibernetik kontrol sosyal sistemin bağışıklık (immune) sistemidir ve sorunların mekanda ve zamanda daha az kaynak ve enerji ile ve zamanında çözümlenmesine olanak sağlar. Planlama ideolojik bir araç değil bir teknolojik araçtır. Eğer limanlarınızı, vinçlerinizi ve gemilerinizi KUYRUK KURAMI na göre düzenlemezseniz, limanda boşaltma bekleyen gemiler fazla bekler ve ekonomik kayba uğrarasınız. Bu kayıp bürokratları üzmez ve ilgilendirmez fakat  sibernetik planlamacıları üzer ve ilgilendirir. RADIKAL misyon her alanda teknolojinin sağlayabileceği katma değerden sonuna kadar yaralanmaktır.

Planlama 21. Yüzyıl anlayışı ve teknolojisi ile gerçekleştirilecek bir On-Line entegrasyon projesidir. Daha önce yanlış olarak ve beceriksizce denenen BÜROKRATİK KAYNAK TAHSİSİ DÜZENİ DEĞİLDİR. Matematik ve sibernetikten tamamen bağımsız bürokratik düzen ne yazık ki planlama sistemi olarak adlandırılmış ve planlama teknolojisi'nin tamamen yanlış olarak algılanmasına neden olmuştur. Planlama zaman optiği miyop olan pazar mekanizmasının bu doğal kusurunu önleme ve aşma çabasıdır. Teknolojinin çok hızlı değiştiği ve gelişimin tahmin edilemediği dönemlerde pazar mekanizması doğru kaynak dağılımı yapamamakta ve yatırımları doğru yönlendirememektedir. Bu doğal ve sibernetik bir kusurdur ve ideoloji ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Endüstriyel kaynakların giderek kıtlaştığı buna karşılık doğanın giderek ve tolere edilemiyecek bir şekilde kirlendiği bir yüzyılda ekonomilerin ideolojik saplantılarla yönetilemiyeceği açıktır. RADIKAL vizyon bu günün sorunların değil, insanlığı etkileyecek evrensel sorunların çözümüne yöneliktir. Bu nedenle sorunların rasyonel ve stratejik çözümü pazarın miyop reflekslerine bırakılamayacak kadar acil önem kazanmış durumdadır.

Radikal ve Lİberal

RADIKAL i karakterize eden yaşam felsefesine sahip olduğunu iddia edecek çok sayıda liberal ile karşılaşılabilir ve bu doğrudur. Liberallerin de insanların özgürlüğü ve saygınlığı konusunda tamamen benzer görüşlere sahip oldukları gözlenmektedir. Fakat RADIKAL ve Liberal arasında, Liberal ve Tutucu arasında olduğu kadar temel farklar bulunmaktadır. İnsanların genellikle yirmilerinde Radikal, otuzlarında Liberal ve kırklarında Tutucu oldukları söylenmektedir.

Yirmilerindeki insanlar henüz toplumla ve yerleşik çıkarlarla bütünleşmemişlerdir. Alevli ideallere ve insanlığın gelişmesi konusunda bazı inançlara sahiptirler. Gençler düşündüklerini söylerler ve söylediklerini düşünürler ve herkezin de böyle yaptığına inanırlar. Henüz "Bütün insanlar eşit yaratılmıştır" sloganının söylemde yaygın fakat eylemde tabu olduğunu farkedememişlerdir. Henüz toplumun tarih süreci içinde oluşan çeşitli saplantı, önyargı ve nefret duyguları tarafından yüklenmemişlerdir. Bir miktar kirlenmiş olmakla birlikte hala bir çocuğun saflığını ve dürüstlüğünü taşırlar. Karşılıksız severler ve karşılıksız sevilmeyi beklerler. Henüz ailelerinin koruyucu kanatları altındadırlar gelecek korkusu içlerini sarmamış, statü kavgası batağına yuvarlanmamışlardır. Düşünce ve davranışları ön yargılar ve korkular ile büzüşmemiş cesur genç insanlardır. Bir doğal RADIKAL dirler ve RADIKAL ler ise uzun yıllar geçse de bu özellikleri yitirmeyen genç insanlardır. Bu RADIKAL ve Liberal arasındaki anlamlı bir farktır fakat başkaları da bulunmaktadır.

Liberaller aklı, sağduyusu ve özgürlük sevgisi olan kişilerdir. RADIKAL ler ise aklı, sağduyusu, özgürlük sevgisi ve yüreği olan kişilerdir. Liberaller sorunları algılar, tanımlar ve çözüm üretirler fakat çözümlerin sorumluluğunu yüklenmezler. RADIKAL ler çözümlerden kendilerini doğrudan sorumlu tutarlar. Çözümüne katkıda bulunamayacakları sorunların çözümünü başkalarından beklemenin haksızlık olacağı bilincindedirler. Liberal Demokrat bir çok Batı toplumunda kadın ve erkeğin politik ve ekonomik eşitliği henüz sağlanamamışken Radikal Demokrat ATATÜRK yönetiminde bu sorun 1930 larda çözülmüş durumdadır.

Liberaller kendilerini bilgili, dengeli ve sakin kişiler olarak görür ve RADIKAL lere uçuk-kaçık gözü ile bakarlar. Buna karşılık köhnemiş ve yozlaşmış tarihi kurumları yıkarak insanlığı daha özgür ve daha aydın sistemlere kavuşturan bir çok devrim bu uçuk-kaçık RADIKAL ler önderliğinde gerçekleştirilmiştir.

Liberallerin dengeli, sakin, yansız, objektif yaklaşımları her sorunu bütün tarafları ile değerlendirmelerini gerektirir ve bir tarafın seçimi diğer tarflara belirli ölçüde haksızlık edilmesini gerektireceğinden, çözüme yönelik tavır almakta isteksiz davranır ve gecikirler. Bir çok durumda Liberal tartışmaların sonuca ulaşamaması toplumu bıktırır ve sorunlar bir çözüme ulaşamdan gündemden kalkar.

Liberaller, RADIKAL leri tutkulu militanlar olmakla suçlarlar. Evet doğrudur. RADIKAL ler İnsanlık değerlerinin, özgürlüğün ve yaratıcılığın tavizsiz militanlarıdır. BU kavramlar RADIKAL lerin duyarlılıkları, militan eylemleri ve fedakarlıkları ile anlam ve değer kazanmakta, yaşanılan gerçekler haline dönüşebilmektedir.

Liberaller gündemdeki sorunları son derece düzeyli bir söylemle ele alarak tartışabilirler. Bundan sonra ise birilerinin, yol gösterdikleri şekilde bu sorunları çözmesini sakin ve heyecansız bir şekilde bekleyebilirler. Sorunlar çözülmese de kendi sorumlulukları tamamlanmıştır. RADIKAL ise sorunu ve çözümü gördüğü zaman bunun sonuca ulaşması için tutku ile çalışır. Düşünce ve eylem adamı olan RADIKAL için söylem ve eylem sonuca ulaşmak için bir araçtır.

RADIKAL ve Liberalller arasındaki temel bir ayırım iktidar sorununa yaklaşımlarıdır. Liberaller devlet otoritesine ve iktidara kuşkucu yaklaşırlar ve devletin sivil topluma ait olduğu düşünülen alanlara girmesini istemezler. Tarihi yozlaşmalar ve bozulmalar sonucu çarpılan kurumlar altında ezilen insanların ancak devletin organize gücü ve iktidarın rasyonel kullanımı ile kısa zamanda daha iyi olabileceklerini göremezler. Gerçekte semantik yapılarında devlet, hükümet ve bürokrasi kavramlarını biribirine karıştırdıklarını farkedemezler. Tarih, Liberal gevşeklikler yüzünden çözülen ve çöken ve otokratların eline geçen demokrasilerin öyküleri ile doludur. RADIKAL kendini insanlığın ve özgürlüğün savaşçısı olarak görmektedir. Eyleminde kullanabileceği bütün iktidar mekanizmalarını en etkin ve yaralı bir şekilde kullanabileceğinden hiç kuşkusu yoktur. İktidarı bir özgürlük kaldıracı olarak kullanmamanın akıllıca bir yönü de olamaz. İktidarsız bir sistemde sadece hayal görme olanağınız bulunur. RADIKAL in ise misyonu başkalarınınn hayallerini gerçek haline dönüştürebilmektir. Bu ise iktidarı kavramayı, iktidara saygı duymayı ve rasyonel kullanabilmeyi gerekli kılar..