rhp40.jpg (1161 bytes)

Radikal - Humanist - Pozitivist

HUMANİSMİN TANIM VE KAVRAMLARI

Kutlu MERİH


Humanism insanlığın bilinen 5000 yıllık tarihi içinde bütün insanların ortaklaşa oluşturduğu onurlu bir insanlık ve bilgelik anlayışıdır. Bir Humanist irk, din, dil, cins, statu ayırımı tanımadan bilgiyi ve bilgeliği insanlık tarihi içinde arar. Humanism temelde kişinin kendine, topluma ve tarihe karşı bir yaklaşımı ve sorumluluk anlayışıdır. Bu yaklaşımın genel kabul görmüş on temel özelliği aşağıda özetlenmiştir.

Humanism insanların, insanlar için duyarlı olduğu ve düşündüğü bir düşünce şeklidir. Bir Humanistin araştırıp, irdelemekten korkacağı ve kaçınacagı hiç bir insan düşüncesi bulunamaz.                                                          

Humanism gerçeğe insana ait yetenklerle ulaşmayı amaçlayan odaklanmış bir düşünce şeklidir. Humanistler metafizik bilgilenme şekillerine ve bu tür bilgilere ilgi göstermez ve değer vermezler. 

Humanism bilgiye ulaşmanın yöntem ve disiplini olarak aklı ve bilimi kullanır. Bu nedenle iman, vahiy, keramet ve mistisizme dayanan bilgiler red edilir.

Humanism evreni derinlemesine algılama ve sezme felsefesidir. Bu nedenle sezgi, içgüdü, içine dogma, mistisizm ve dinsel coşku halleri Humanistler için geçerli bir bilgi kaynağı olmamakla birlikte, varoluş gerçegine ulaşmakta insanlığa yeni ve yaratıcı  görüş açıları sağlayan yararlı kaynaklar olarak görülür. Bu görüşler aklın disiplini çerçevesinde değerlendirilerek insanlık problemlerinin çözümünde alternatif yaklaşımlar olarak değerlendirilir.

Humanism burada ve şimdi için bir felsefedir. Humanistler insanca değerleri yaşanabildiği ve uygulanabildiği için izlerler. Bu dünyadaki yaşam bittikten sonrası için vadedilen ödül ve cezalar Humanistleri etkilemez.

Humanism bir şefkat felsefesidir. Humanist ahlak insanlığın sorunları ile ilgilenir ve bunlara birey ve toplum açısından çözüm yaratmaya çalışır. Bütün ahlaki değerlerin kaynağını insanlik olarak görür ve bunun dışında kaynak aramaz.

Humanism gerçekçi bir felsefedir.Humanistler kişi, toplum ve tarih arasindaki ahlaki çeliskilerin ve ahlaki sorumlulukların bilincindedir ve Humanist bilgelik kişiye nerede ve nasıl tavır alacağının en etkin yol göstericisidir.

Humanism bilimin yöntem ve yaklaşımları ile uyum halindedir. Humanistler insan aklının ve ruhunun bu gezegen üzerinde uzun bir dönemde olgunlaşarak geliştiğine inanırlar. İnsanin ancak insan kardesleri ile birlikte anlamlı ve var olabilecegi gerçegi bütün insan kaynaklı değer sistemlerinin temelini oluşturur.

Humanism günümüzün aydınlanmış sosyal düşüncesi ile uyum halindedir. Humanistler insan hak ve özgürlüklerinin sağlanmasına, din ve devletin otorite sahalarının ayrılmasına, insanlar arasında anlamsiz ve hayali hiyerarşilerin olmamasına, katılımcı demokrasinin yalnızca politikada değil, işte ve okulda da uygulanmasına ve bütün insanları kardeş olarak kavrayan küresel bir bilincin gelişmesine destek verirler. 

Humanistler yalnızca insanın insanla değil, insanın doğa ile de uyum içinde yaşamasına değer verirler. Bu nedenle Humanistler sanayi ve teknolojinin insanca değerleri tahrip etme pahasına gelişmesine karşıdırlar.

Humanism özet olarak yasama duyulan sevginin felsefesidir. Bir Humanist kendinin, toplumunun, tarihinin değerlerine karşı sorumluluk duyduğu kadar, bütün insanlığın değerlerine karşı sorumlu olduğunun da bilincindedir. Bu nedenle, belirli kişi, toplum ve tarihler için gelistirilmis kalıp düşünce ve değer sistemleri Humanistlere yabancıdır.

Yukarda temel postülalari kısaca özetlenen Humanist duygu ve düşünce sistematiğinin kısıtlı  ve hayalci izleyicileri olduğu ileri sürülmektedir. Gerçekte ise Humanistler sanılanın çok çok üzerindedir. Tekrarlamak gerekirse Humanism belirli bir epistemolojisi olan doktrin olmayıp insanliğın varolus sorunları karşısındaki insanca duygu ve düşünce refleksleridir. Bu nedenle Humanism dinsel, bilimsel, politik kavram sistemleri çerçevesinde yansımasını bulabilmektedir.

Bütün insanlık tarihi boyunca her toplum ve kültürdeki Humanistlerin baskı, zorbalık, despotluk ve cahillik karşısında benzer tavırlar ile karşı çıktıkları açıkça görülebilmektedir. Baskı ve zorbalık insanları insance değerlere yabancılaştırır.  Humanistlerin tarihi misyonu insanlarin insanca değerlere yabancılaşmasına karşı çıkmak olagelmiştir.