KMERIHGLW.jpg (2327 bytes)

ev70.gif (2974 bytes)

eylemban2.jpg (1802 bytes)

MARDİN

 

Büyük bir ovanın kuzeyindeki bir tepenin yamaçlarında kurulmuş Türkiye’nin Irak ve Suriye ile bağlantısını sağlayan kara ve demiryolu üzerinde yer alan kentin çok eski bir geçmişi vardır. Bir rivayete göre, Mardin kentinin kuruluşu Nuh Tufanı’na kadar dayanmaktadır. Hurri-Miltanni Krallığı, Eti, Sur, Babil, Pers, Roma, Arap ve Selçuklu egemenliği altında kalmıştır. Daha sonra Artukoğulları Devleti’nin "Tabaka-Ilgaziyye" denilen Mardin kolu kurulmuş ve bu dönemde kent büyük bir imar görmüş, gelişmiştir.

Persler’in "Marde" dedikleri Mardin ilinin adı, Bizanslılar’da "Mardia", Araplar’da "Maridin", Süryaniler’de "Merde-Merdo-Merdi" şeklinde kullanılmıştır. Türkler yöreyi fethettikten sonra ilin ismi Mardin’e dönüşmüştür.

Mardin Kalesi, Kasımiye Medresesi, Ulu Cami, Zinciriye Medresesi şehir civarındaki tarihi yerlerdir. Dayrül-Zeferan Manastırı, Harizm Medresesi, Ulu Cami çevredeki diğer görülmeye değer turistik ve tarihi yerlerdir.

Yüzölçümü 12760 kilometrekare olan Mardin, kuzeyinde uzanan Güneydoğu Toroslar ile güneyindeki Arabistan platformunun kesiştiği alanda yer almaktadır. İl toprakların büyük bir bölümünü "Mardin- Midyat Eşiği" denilen alan kaplar.

Nüfusu, 1997 sayımına göre 646826 olan Mardin’in Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur, Yeşilli ilçeleridir.

GAP’ın tamamlanmasıyla birlikte Mardin’de sulanacak 100 bin hektar alan sayesinde üretilecek pamuk, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işletmelerde değerlendirilecektir. Ayrıca; unlu mamuller üretimi ile meyve işleme ve tohum üretiminin yanısıra Mardin, yetiştirdiği üzümünü de sınai bazda değerlendirecektir. Bölge’deki tarımın gerek duyduğu fosfatlı gübrenin bir bölümü, ildeki gübre fabrikalarıyla sağlanacaktır. Mardin’de Organize Sanayi Bölgesi’nin yanısıra 1140 kişiyi istihdam eden ve yaklaşık 190 civarında küçük kuruluşun yer aldığı küçük sanayi sitesi mevcuttur. Ayrıca Mardin’de Serbest Bölge mevcuttur.

MARDİN EVLERİ

Volkanik bir bölgede bulunan kentin mimarisinde kullanılan temel gereç kolay işlenebilen kalker taşıdır. Kapalı yaşam biçiminin tüm özelliklerini yansıtan Mardin Evleri, 4 metre yüksekliğe varan duvarlarla çevrelenir ve sokaktan ayrılır. Bu duvarlarla sert iklime karşı da koruma sağlanmış olur. Haremlik ve selamlıktan oluşan evlerde çoğunlukla mutfak yoktur. Mardin evlerinin en önemli özelliği Midyat işi denilen taş işçiliğidir. Kapı ve pencereler sütuncuklar, kemerler ve çeşitli motiflerle bezelidir. Merkez yerleşmesi 1979 yılında kentsel sit ilan edilmiştir.

DEYR'ÜL ZAFARAN MANASTIRI

Mardin’in doğusunda 9. yüzyılda yapılmış olan Süryani Manastırı günümüzde ziyaret yeri ve kimsesiz Süryanilerin barındığı düşkünler yurdudur. 1932’ye değin Süryanilerin dinsel merkeziydi. 52 Süryani patriğinin gömülü olduğu manastır, bölgedeki çok sayıda manastırın en büyüklerinden biridir. İlk kez İ.S. 4. yüzyılda yapılan manastırda "mahzen" denilen gizli ibadet yeri en eski bölümdür. Daha sonraki yüzyıllarda eklenen bölümlerle genişlemiştir. Deyr’ül Zeferan Manastırı, kayaya oyulmuş Meryem Ana Kilisesi ve Mar Yakup Manastırı ile üçlü oluşturan yapıların çevresinde koruyucu olarak üç kale yapılmıştır.

MAR YAKUP MANASTIRI

İlk adını Marislium adlı bir rahipten alan manastır, daha sonra Marevgan Manastırı diye anılmıştır. Söylentiye göre doğunun müjdecilerinden Marevge rahiplerinden Marbinyamin’in en yaşlı şagirtinin kemikleri bu manastıra gömülmüştür. Manastır bir süre Marhonesya adıyla tanınmıştır.

Kaynak : Çeşitli Internet Siteleri, Mardin Valiliği