|
|
 |
Yaklaşık yüz-yüz elli yıllık
Göynük evlerini yakından tanımak istiyorsanız, sahiplerinden izin alarak Pulcular
Evi, Yahya Evi, Müderrisoğlu Konağı, Hikmet Yerlikaya Evi ve Hükümet Konağı'nı
görebilirsiniz. Ahşap dolgu sistemle yapılmış iki-üç katlı konaklar bunlar; dere
kenarındaki salkım söğütler içindeki evler ise herhangi bir sahil kasabasındaki
evleri andırıyor. Alt katları, sırtını dayadıkları yamaca sağlam taş duvarlarla
oturur Göynük evlerinin. Her katın ayrı bir işlevi var; ara katlar daha çok günlük
yaşamda etkin; mutfak da burada yer alıyor. Asıl yaşam ise üst katlarda ve
sofada.Önemli bir yeri var sofaların; pencereleri bile bir başka; bazen iddiasız,
bazen de renkli camlarla süslü tepe pencereler bulunur sofalarda. |
|
|
| Her ev ayrı bir dünya; nice sevgilerin,
hüzünlerin gizli olduğu. Duvarlarda asılı her fotoğraf geçmişte yaşanılanları
ele veriyor. Yaşlı ninelerin bu evlerde geçirdikleri çocuklukları, gelin geldikleri
ilk gün... Birer belgesel film şeridi gibi gözünüzün önünden kayar
yıllar."Filmci Hayrettin"in anıları ise, gerçekten bir belgesel film
çekmeye değer nitelikte; Göynük'te ilk defa 16'lık makinelerle 25 kuruşa film
göstermesi, Mustafa Kemal'e hediye ettiği resmi karşılığında aldığı 100 lira,
Sanayi-i Nefise'ye girmek istemesi ve gerçekleşemeyen, içinde ukte kalan bir yığın
istek; anılar, anılar...Göynük içinde yapılacak kısa turda, ilk dikkati çeken,
Sultan Orhan'ın oğlu Süleyman Paşa tarafından 1331-1335 yılları arasında
yaptırılan Gazi Süleyman Paşa Hamamı olacaktır. |
 |
|