|
||||||
CUMALIKIZIK |
||||||
|
||||||
Cumalıkızık, Bursa'da bulunan ve çok iyi korunmuş olan bir yerleşim yeridir. Alanın bir çok özelliği korunmuştur fakat bu özelliklerinin devam ettirilmesi konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Cumalıkızık'ta yer alan bu tarihi evlerin bu yüzden , bir kılavuz kitapçık, servis mekanları, çatı drenajı, bozulmuş cephe malzemesi (sıva), strüktürel dayanım, mimari elemanlar (dış ve iç duvarlar, kapı pencere) gibi birçok sorunları vardır. |
||||||
| Cumalıkızık Köyünün Tarihçesi ve Mimari Yapısı | ||||||
Uludağ'ın kuzey yamaçlarında birbiri ardına sıralanan yedi "kızık" köyünün bulunduğu bilinmektedir: Hamamlıkızık, Cumalıkızık, Fidyekızık, Derekızık, Dallıkızık, Bayındırkızık ve Değirmenlikızık.. Orhangazi'nin Bursa'nın fethi öncesi lojistik destek sağlamak amacıyla kurulmasını istediği yolunda günümüze kadar uzanan rivayetlere göre kurulmuş olan bu köyler, birbirlerinden farklı özellikleriyle ayrılmaktadırlar. 1920-22 yıllarındaki Yunan İşgalinden tesadüf eseri yanmadan kurtulan Cumalıkızık Köyü en eski Osmanlı kırsal mimari örneklerini bugün de yaşatmaktadır. Geçmişi 1300'lü yıllara uzanan Cumalıkızık'ın, köy muhtarlığındaki 1685 tarihli Vakfiye Belgesine göre Orhangazi Vakfiyesine bağlı olduğu ifade edilmektedir (Ek 1). Cumalıkızık geçimini topraktan sağlayan diğer yerleşimler gibi su kaynakları bakımından zengin, verimli topraklar üzerinde kuruludur. Bursa'yı Ankara'ya bağlayan yolun 10.km.'sinden sonra, sağa Uludağ yamaçlarına doğru 3 km. içeride, denizden 340 m. Yukarıda, tarihsel dokusunu koruyan bir Osmanlı Vakıf köyüdür. Köye eski mezarlık duvarlarının arasından geçilerek girilir. Asfalt yol, mezarlık başında taş döşeme ile değişik atmosfere sokar. Mezarlıktan sonra köy giriş meydanına ulaşılır. Meydanın üç yanı konutlar, diğer yanı ise ilkokul ve mezarlık ile çevrilidir. Meydanda 2 anıtsal çınar ağacı bulunmaktadır. Yedi mahalleden oluşan köyün belli bir planı yoktur. Eğrek, Okul, Orta, Hamam, Dere, Değirmenyeri, Köyüstü mahalleleri vardır. Toplayıcı merkez, cami ve kahvelerin bulunduğu Orta Mahalledir. Buradaki cami merkez konumunda olup, evler bu merkez etrafında ihtiyaç oldukça birbirine bitişik şekilde yapılmıştır (F 3). Camiye ulaşımın en rahat olacağı şekilde biçimlenen sokaklar karmaşık ve sadece at arabalarının geçebileceği genişliktedir. Orta mahalle etrafında oluşan en eski yerleşim bölgeleri Hamam ve Eğrek mahalleleridir. Sokaklar soğuk ve yağışlı hava ile eğime göre şekillendiği için dar ve kıvrımlıdır. Genişlikler insan ve yük taşıyan hayvanlara göre belirlenmiş olup, genellikle 2-2.5 m. kadardır. Cin aralığı denilen 55-60 cm. genişliğinde, sadece bir insanın geçebileceği bir geçit vardır ve köylüler tarafından Şeytan Çıkmazı olarak da adlandırılmıştır. Cumalıkızık köyünde üstten bakınca
neredeyse görünmeyen sokaklar, ortaya doğru eğimli düz taşlardan yapılarak, evlerin
giriş kısımlarının yağmur sularından korunması sağlanmıştır. Ayrıca evlerin
saçaklarının geniş tutulmasıyla yağışlı havalarda sokakların kuru kalması
sağlanmaktadır. Uludağ'dan gelen su, eğimli köyde sokak ortalarından akarak, köy
girişindeki mazgalda toplanıp, buradan kanallar ile köy bahçelerinin sulanması
sağlanmaktadır. Yerleşim alanı yaklaşık 15 ha. olan köyde 270 adet ev bulunmaktadır. Köyde 57 adet sivil mimarlık örneği yapı, 2 anıtsal yapı (cami ve hamam), 2 anıtsal çınar olmak üzere 61 adet tescilli eser yer almaktadır. Cumalıkızık Camisinin inşa tarihi ile
ilgili olarak elde kesin bilgi yoktur. Ancak köyde 1300'lü yıllardan itibaren bir cami
bulunduğu söylenmektedir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün yayınladığı bir
kitapta mevcut caminin 300 yıllık olduğu belirtilmekte olup, buradan eski caminin
yerine yeni bir caminin yapılmış olabileceği anlaşılmaktadır. |
||||||
| Köyün Ekonomik Durumu ve Tarihin Korunmasındaki Güçlükler | ||||||
Köyün nüfusu geçmişte bugünden daha fazlaydı. 270 olan köydeki evlerin bugün 180-190'ında oturulmaktadır. Köyün nüfusu 1940 yıllarında 922 (474 kadın-448 erkek), 1975 yılında 869 (434 kadın-435 erkek), 1998 yılında 580'dir. Cumalıkızık nüfusunda 1955'ten 1975'e kadar sürekli bir düşüş gözlenmektedir. Tarımda makinenin etkin olmadığı zamanlarda yüksek olan nüfus, sanayinin gelişmesi ve ekonomik zorluklar gibi nedenlerle, köylülerin kente göç etmesine neden olmuştur. 1950'li yıllara kadar ekonomik durumu oldukça iyi olan Cumalıkızık Köyü'nde o dönemlerde en önemli geçim kaynağını kestane ağaçları oluşturmaktaydı. Ancak daha sonra hastalık nedeniyle kestane ağaçlarının kuruması Cumalıkızık ekonomisine büyük zarar vermiştir. Günümüzde köyün en önemli geçim kaynağını bahçe tarımı oluşturmaktadır.Köyün oldukça geniş bir alana yayılan verimli toprakları üzerinde her çeşit meyvecilik ( narenciye hariç) ve sebzecilik yapılmaktadır.( Mevsimine göre kiraz , çilek , şeftali , vişne , erik , elma , armut , üzüm , frenk üzümü, ayva , fasulye , biber , domates , patlıcan , vb.) Önceleri kestane ve şeftali üretimi ön sıradayken , bugün en fazla kiraz üretilmektedir. 1955 yıllarına kadar köyün büyük kısmında tütün dikimi yapılırken , tütünün getirisinin az olması köylülerin tütüncülükten vazgeçmelerine neden olmuştur. Cumalıkızık 'ta hayvancılık fazla gelişmemiştir. Motorlu araçların da tarıma girmesiyle , taşıma işleri hayvanlar yerine motorlu araçlar ile yapılmaktadır. Köyde özgün mimari doku korunduğu gibi geleneksel yaşam da devam etmektedir. Sünnet , düğün gibi geleneksel törenlerin günümüzde de yaşatıldığı , komşuluk ilişkilerinin eskisi gibi devam ettiği görülmektedir. Köyde evlerin perdelerinde Kızık motiflerine rastlanmaktadır. Mahramiyet olgusunu bugün de koruyan köy kadınlarının geleneksel el becerilerinin (dantel , nakış , dikiş , gözleme ve recel üretimi vb.) de hala korunduğu gözlenmektedir. Tüm bu özelliklerin yanı sıra ailenin kapalı ekonomisinin şehir ekonomisine dönüşmesi Cumalıkızık Köyünü de olumsuz olarak etkilemiştir. Mimariye de yansıyan bu değişim , iç oylumlu Cumalıkızık köy evi plan tipini de değiştirmiştir. Aile içinde sosyal statüye göre farklı kotlarda düzenlenmiş yaşayan mahalleri bozulmuş , yeni kullanım gereçlerinin ev içine girmesiyle odalar yeni özellikler kazanmıştır. Eski yaşam biçimiyle her türlü eylemin geçtiği bir oda , bugün salon olarak barok tipi mobilyalarla donatılarak kullanılabilmektedir. Ekonomik ve Sosyal Yaşam Geriledikçe Tarihin Korunması Güçleşmektedir. Kente olan göç nedeniyle , çoğu yaşlı
insanların eline kalan evlerin korunması ve bakımı pek mümkün görünmemektedir.
Nüfus giderek azalmakta , işgücü kente kaymaktadır. |
||||||
| Kaynak : Bursa ve Yıldırım Belediye Siteleri |