|
|
| Amasya, Osmanlı Sultanlarının birçoğunun
şehzadelik dönemlerini yaşadığı, Osmanlı’yı Cumhuriyet’e taşıyan değerlerin
yetiştiği, Ulusal Kurtuluş Savaşında milli iradenin oluştuğu, Gazi Mustafa Kemal
Paşa’nın önderliğinde yeniden yapılanma kararlarının alındığı, Cumhuriyete
giden ışıklı yolun başlıca kilometre taşı ve en önemli yazılı belge
niteliğindeki Amasya Tamimi’nin yayımlanarak “milletin istiklalinin tamamen milletin
azim ve kararına bağlı olduğu”nun vurgulandığı önemli bir yerleşim merkezi
oldu. |
 |
TARİHİ YAPILAR
Şehir merkezinde yer alan birçok Selçuklu taş mimari
eserleri örnekleri yanında, Yalıboyu adı verilen ve Yeşilırmak sahil şeridinin kale
eteklerinde bulunan sur duvarları üzerinde yer alan, Osmanlı Dönemi sivil mimari
örnekleri, yan yana dizilmiş Kastamonu, Safranbolu evleri misali, ortak bir plan ve
cephe üzerine inşa edilmiş cumbalı, üçlü pencereli ferah Türk Evleri, önlerinden
kıvrılarak akan Yeşilırmak ve üst yamaçlarındaki Kral Kaya mezarları ile birlikte
Amasya’ya kimlik kazandırıyor.
|
|
| KRAL KAYA MEZARLARI
Amasya Kalesi (Harşena) eteklerinde düz bir duvar misali dikine uzanan kalker kayalara
oyularak yapılmış olan toplam 18 mezarın 5 tanesi şehre hakim bir yerde oldukları
için ilk bakışta dikkati çekmektedir. Çevreleri oyularak ana blok kayadan tamamen
ayrılmışlar, birbirine merdivenlerle bağlanmışlardır. Amasyalı Strabon'un verdiği
bilgiye göre kaya mezarları Pontus Krallarına aittir ve yaklaşık MÖ III. yüzyıl
civarlarında yapılmışlardır. Mezar odalarının çoğu boş olup birkaçında yazıt
bulunmaktadır. Eski çağlardan günümüze uzanan bu mağaralar Amasya’ya “Krallar
Vadisi” ünvanını kazandırıyor.
|
 |
|
|
HAZERANLAR KONAĞI
Hatuniye Camii'nin doğusunda yer alan Yalı evleri dizisindeki en güzel konaktır. 1865
yılında inşa edilen bu konak Osmanlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden
birisidir.
Konağın eski
sahiplerinden alınan bilgiye göre Ziya Paşanın Amasya Mutasarrıflığı zamanında
Defterdarlık görevi ile bulunan Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran
Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Konağın iki ayrı girişi vardır.
Bunlardan birisi sübyan mektebi ile evler arasında Arnavut kaldırımlı dar yolun
bulunduğu avlu kapısıdır. Saçak üzerine kiremit örtülü, çift kanatlı bu kapı
bodrum kat ve haremlik bölümü ile irtibatlı ön avluya açılır.
Her Türk evinde olduğu gibi burada da haremlik girişi önünde bir kuyu mevcuttur.
Avlunun batı köşesinde bina ile bütünleşmiş kazan ocağı dikkat çekicidir. Bu
ocak farklı bir üslupla "Hayat" tabir edilen girişlerde değil avluda
gerçekleştirilmiştir.
Diğer bir giriş Hatuniye Camii avlusu ile irtibatlıdır. Çift kanatlı selamlık
kapısından alçak tavanlı bir mekana girilir.
Konağın planında simetrik bir
görünüm hakimdir. Dört köşede birer oda ve odaların arasında orta sofanın
uzantıları eyvanlar yer alır. Batı eyvanlarını giriş kata bağlayan sade korkuluklu
ahşap merdivenler işgal eder. Katlarda oturma ve yatak odaları, avlu, kahve odası,
ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile tuvalet sofa etrafında yer almaktadır.
BAYEZİD PAŞA CAMİ
Amasya Emiri Bayezid Paşa tarafından 1414 yılında yaptırılmıştır. Yapı, küçük
değişikliklerin dışında Bursa Yeşil Cami planına benzemektedir. Planı, arka arkaya
iki kubbe, öndeki kubbenin yanlarında ikişer küçük kubbesi ile tipik bir zaviyeli
camilerdendir. Cephenin bazı yerleri mermer kaplamalar olup kubbeli abidevi bir son
cemaat yerine sahiptir.
SULTAN II. BAYEZİD KÜLLİYESİ
Sultan II. Bayezid adına 1485-86 yılında cami, medrese, imaret türbe, şadırvan ve
çeşmeden ibaret külliye olarak yapılmıştır. 15. yüzyılın son çeyreğinde yan
mekanlı camii mimarisinin gelişmiş bir geçiş dönemi örneğidir. Camii beş kubbeli
bir cemaat yeri ile geniş bir kemerle birbirine bağlanan arka arkaya iki kubbeli mekan
ve buraya açılan yan mekanlardan ibarettir. Doğu kısmındaki minaresi renkli taşlarla
yivli, batı kısımlarındaki palmetlerle süslü olarak gerçekleştirilmiştir. Batıda
(U) plan şemasına sahip medrese mevcuttur. Doğudaki (L) Plan şemalı yapı imaret ve
konuk evidir. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye
ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.
KAPI AĞA MEDRESESİ
Sultan II. Bayezid'ın Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında
yaptırılmıştır. Ön Asya ve Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan
şeması fonksiyon itibariyle ilk defa bu medresede uygulanmıştır. Her kenarda üçer
adet, tonozlu revakların gerisinde bulunan kubbeli odalarda güney kenarında daha
büyük ve yüksek kümbet ve örtülü mekana yarım kubbelerin bağlanması ile meydana
gelen (I) planlı dershane, yapının esasını teşkil eder. Duvarlarında üç sıra
tuğla arasında moloz taş kullanılmış, giriş daha yüksek tutularak silmelerle
yumuşatılmıştır. Avluda köşeli sade başlıklar sütunlar üzerine oturtulmuş
dengeli revak kemerleri ve duvar üzerindeki plastik Bursa Kemeri uygulaması iç mimariye
çekicilik kazandırmıştır.
BİMARHANE (DARÜŞŞİFA)
İlhanlı Döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. İlhanlı Hükümdarı Sultan
Mehmet Olcayto ve hanımı Ilduz Hatun adına köleleri Anber Bin Abdullah tarafından
1308-1309 yılında yaptırılmıştır. Yapının bilhassa ön cephesi sanat bakımından
çok değerlidir. Anadolu Selçuklu Mimarisinin orijinal sütun başlıkları olan
geometrik yaprak tezyinatlı ve mukarnaslı sütun başlıkları kullanılmıştır. Türk
üçgenlerinden meydana gelen ters dönmüş sütun başlıkları, Anadolu Selçuklu
Mimarisinde ilk defa bu yapının cephe kenarlarında denenmiştir. Bina kesme taşlardan
örülmüş ve iki köşesine silindir şeklinde dayanaklar yaptırılmıştır. Sadece
Amasya Bimarhanesine mahsus bir özellik olan kapı kilit taşında diz çökmüş
vaziyette insan kabartması mevcuttur. Akıl hastalarının tedavisi için müzik
kullanılan ilk hastane olduğu bilinmektedir.
AMASYA KALESİ
Şehrin savunmaya en uygun mevkii olan Harşena Dağı üzerinde kurulmuştur. Harşane
(Karsan) Han veya Pontus Kralı Mithradates tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.
Daha sonraki dönemlerde yapılan onarımlarla günümüze kadar ulaşmıştır. Kalede
sarnıçlar, su depoları, eteklerinde Osmanlı dönemine ait hamam kalıntıları ve
kayaya oyulmuş Pontus Kral Mezarları bulunmaktadır. Kalenin sur duvarlarının
çoğunluğu ayakta kalmıştır.
FERHAT SU KANALI
Kentin su ihtiyacını karşılamak için Helenistik Dönemde yapılmış olan su kanalı
yaklaşık 75 cm. genişliğinde 18 Km. uzunluğundadır. "Terazi" sistemine
göre kanallar oyularak, tünel açılarak bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa
edilmiştir. |