GİRİŞ
Misyon kavramı, bazı kaynaklarda ticari
kurallar ve pazar hedefleri olan önemli bir stratejik araç olarak tanımlanmaktadır. Bu
tanımıyla misyon, stratejik yönetimin ilk basamağıdır. Stratejik yönetim sürecinin
ilk basamağı olarak misyon kavramı aşağıdaki iki soruya yanıt getirir.
1. Bizim işimiz nedir?
2. Bizim işimiz ne olmalıydı?
Bu anlamda strateji, yaratılan misyon
doğrultusunda tanımlanan bir kavramdır. Örgüt amaçlarının belirlenerek; bunların
işletmenin iç ve dış çevresiyle karşılaştırmasını yapıp, gerçekleştirilmesi
sürecidir(5).
Diğer bir görüş; misyonu,
örgütlerin ortak bir birlik durumuna gelmesi işlevini sağlayan kültürel
birleştirici olarak açıklar. Bu kültürel birleştirici, içerdiği güçlü norm ve
değerlerle insan davranışlarını, birlikte çalışmayı ve örgüt amaçlarının
sürdürülmesini sağlayan oldukça etkili bir araçtır.
Bilimdamları ve yöneticiler misyon
konusunda bugün aynı tanımı verememektedir. Bazıları misyonu ticaretin temel
kurallarını veren uyulması kaçınılmaz (belki de kutsal olarak tanımlanabilecek)
ilkeler bütünü, bazıları işletme kültürü, bazılarıysa iş tanımı olarak
açıklamaktadır. Bazıları misyonu işletme stratejisi içinde yorumlarken, bazıları
felsefe ve etik yönüne ağırlık vererek yorumlamaktadır. Stratejik görüş, misyonu
işletmenin ticari geçekliğini ve temel pazarını belirleyen bilimsel yönteme sahip
bir stratejik araç olarak görmektedir. Misyon, stratejiyle önemli derecede
bağlantılıdır. Stratejik yönetimin ilk basamağını misyon belirlemektir(4).
Misyon kavramı stratejik akım içinde
doğumunu 1960 yılında Harvard Business Review'de yayınlanan "Marketing
Myopia" adlı makaleye borçludur. Ted Levitt, bu makalesinde birçok
işletmenin yanlış bir iş tanımına sahip olduğunu belirtmişti İşletmelerin iş
tanımlarını oldukça dar kalıplar sınırlandırdığını söyleyerek; bu konuda
demiryolu, petrol ve konserve işletmelerinde yaptığı araştırmalarını sunmuştur.
Bu araştırmalarda; demiryolu işletmesi işinin insanları taşımak, petrol işletmesi
işinin enerji üretmek, konserve işletmesi işinin ürün konservelemek olduğunu
belirtmiştir. Yörıeticiler, iş tanımlarında üretim teknolojisinden çok, müşteri
gereksinmelerini dikkate almışlardır.(5)
İkinci görüşü ileri sürenler,
misyonun örgüt işlevlerinin işbirliği içinde yerine getirilmesine kültürel bir
birleştirici olduğunu söylemektedir. Bu kültürel birleştirici, birlikte çalışmak
ve örgüt amaçlarını gerçekleştirmek yolunda güçlü kurallar ve değerleri
içermektedir. Misyonun bu yönü, işgücünün ortak bir dili ve olaylar üzerinde aynı
etkiyi yaratan işletme felsefesiyle ilgilidir. Misyonun bu anlamdaki stratejik
görüntüsü; işletme içinde değerleri belirlemesi ve davranış standartları
oluşturmasıdır.
Şekil 1-Misyon Modeli
İşletmemiz
niçin var
AMAÇ |
|
|
|
|
|
|
|
|
Rekabet konumu ve özel
Yetenek |
STRATEJİ |
DEĞERLER |
İşletme nelere inanıyor |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
DAVRANIŞ
STANDARTLARI |
|
|
özel Yetenek
ve Değer Sistemini Destekleyen Politika ve Davranış Modelleri |
|
Kaynak: Andrew
Campbell ve Sally Yeung, "Creating a Sense of Mission".
Long Range Planning 4 (Vol.24, August 1991) s. 13
Misyon, strateji ve kültür yönlerini
kapsayan bir kavramdır. Strateji ve kültür karşılıklı destekleyici olduğunda
misyon varlığını korur. Bir örgütün kültürü, stratejisiyle uyumlu olduğu zaman
o örgütün bir misyonu vardır. Misyon, örgütün kişiliği, kimliği ve varlık
nedenidir. Misyon kavramını her iki bilimsel akımı dikkate alarak geliştirmek
yararlı görünmektedir.
1. Misyon ve Amaçlar
a. Örgüt Misyonu
Örgütler bir amaç için kurulur. Bu
amaç zamana göre değişmekle birlikle, örgütün varlık nedeninin çalışanlarca
anlaşılmasını sağlayan bir temel bulunmaktadır. Bu temele örgüt misyonu denir (6).
Genelde örgüt misyonu biçimsel olarak (yazılmış misyon bildirileriyle) tanımlanır.
Bu tanım; üretim ve pazarlama sürecindeki örgüt etkinliğinin belirlenen hedefleriyle
ilgili sürekli amaçları içerir.(7)
İşletme stratejistleri iki temel
soruyla karşıkarşıyadır. (8)
1. İşimiz nedir?
2. Niçin bu işin içindeyiz?
Birinci sorunun yanıtı bir misyon
tanımını ya da işletme amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik hedefleri gerektirir.
İkinci soru amaçlar oluşturulmasını içerir. Her iki soru işin yapısına ve üretim
sürecinin tanımlanmasına yardım eder.
Örgüt misyonu ve temel amaçlar, uzun
dönemde işletmenin başarısını arttırmanın ve stratejik yönetimin etkili
olmasının başlangıç noktasını oluşturur.
Misyon, "Örgüt üyelerine bir
yön vermesi ve anlam kazandırması amacıyla belirlenmiş, örgütü benzer
örgütlerden ayırtetmeye yarayacak uzun dönemli görev ya da amaç" biçiminde
tanımlanabilir(9). Bir misyonun en önemli işlevi, işletmedeki tüm çalışanlara
ortak bir yön vermesidir.(10)
1. İşletme herkese gurur verecek
hangi işi yapmaktadır?
2. Etkinliğe geçildikten on ya da yirmi
yıl sonra, geriye doğru bakıldığı zaman, üyelerde en büyük doyumu sağlayacak
değer nedir?
gibi sorulara yanıt verilerek ortaya
konulacak ve gurur kaynağı olacak bir değer, örgüt misyonunu oluşturur. Bu ortak
değer; örgüt yapısı, politikaları, bütçeler ya da işlemler gibi somut değildir.
Ancak herkeste aynı duyguları uyandırır.
Örgüt misyonu, paylaşılan değerler
ya da ortak inançlar demektir. Herhangi bir örgütün yaşamını sürdürebilmesi için
tüm politika ve etkinliklerini de içeren, bir dizi sağlam inancın olması gerekir.
Ayrıca bu inançlara sıkı sıkıya bağlı kalınmalıdır. Bu nedenle, eğer bir
örgüt değişen bir dünyayla başa çıkmak istiyorsa, inançları dışında herşeyi
değiştirmeye hazır olmalıdır. Daha öz bir deyişle, bir örgütün başarısında
teknolojik ya da ekonomik kaynaklar, örgüt yapısı ya da yenilikçilikten daha çok,
temel felsefeler, ruh ve dürtüler rol oynamaktadır (11).
Örgüt misyonunun temel felsefesi;
kârlılık ve büyüme gibi stratejik amaçların, iyi yapılan bir işin doğal yan
ürünü olduğu, kendi başına bir amaç olmadığı düşüncesidir. Bu yaklaşımla
belirlenen misyon, örgütün tabanındaki bütün insanlara esin kaynağı olur ve onlara
bir anlam kazandırır.
Hizmet yönelişi olmak, üretim
yönelişli olmak, maliyet yönelişli olmak vbg. birer misyon alanlarıdır. Misyon
alanları içinde ele alınabilecek bazı değerleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz
(12).
1. En iyi olma inancı.
2. İşin en iyi yapılabilmesi
için ayrıntıların da önemli olduğu inancı.
3. İnsanların, insan olarak
önemli olduğu inancı.
4. Haberleşmeyi zenginleştirmek
için biçimsel davranmama inancı.
Misyon amaçları, gerçekte bir işletme
için önemli çelişkilerin kaynağıdır. Maliyete karşılık hizmet ya da kalite,
yürürlükteki işlere karşı yenilikler, biçimselliğe karşı içtenlik gibi...
Örgüt misyonu bu çelişkilerin açıkça bir tarafında yer alır ve yaşamı boyunca
bu seçimini değiştirmeyebilir.
Örgüt misyonunun bir başka işlevi,
işletmeye benzer işletmelerden ayırdeden bir içerik kazandırmasıdır (13). Misyon
her işletmeyi "işletmemiz nedir?" ve "işletmemiz ne
olmalıdır?" sorularını yanıtlamaya zorlar. Bu sorular basit gibi
görünmesine karşın, amaç ve misyonun açıklıkla tanımlanması, işletme için
anlamlı hedefler belirlemede ân koşuldur.
Gerçekten bu basit soruların
yanıtını verememek işletmelerde başarısızlığın en büyük nedenlerinden biridir.
Bu soruların yanıtını araştırırken, işletmenin benzerlerinden üstün olduğu
özellikleri ve özel yetenekleri belirlenmeli, öne çıkarılmalıdır.
b. Örgüt Misyonunun Özellikleri
1. Misyon uzun dönemli bir amaçtır.
Bazen bir örgütün yaşamı boyunca değişmez.
2. Misyon hiçbir zaman ortadan
kalkmaz ve ulaşılamaz. Bu nedenle, daha iyiye ve daha üst başarılara yöneltir.
Ancak misyon belirlenirken gerçekçi olmalı ve örgütü kendi yeteneklerinin çok
uzağında bir yere yöneltmemelidir.
3. Paylaşılan, örgütün ortak
değer ve inançlarıdır. Tanımlanmış bu inanç ve değerler, işletmede
çalışanların hepsine bir anlam kazandırmakta ve bir yön sağlamaktadır (14).
4. Örgüt misyonu nicelikle ilgili
değil, nitelikle ilgili bir değerdir. Finansal amaçlar, büyüme ve kârlılık
oranları, işletmedeki herkes için bir değer oluşturmaz ya da aynı derecede önemli
olmaz. Bu gibi oranlar, üst düzeydeki belli sayıda yöneticiyi özendirebilir, ama
sıradüzenin alt kademelerindeki üreten ve satan insanların yaşamlarına bir yenilik
(başkalık) katmaz (15).
5. Misyon işletmenin içine değil,
dışına yöneliktir. (16). Başka bir tanımla misyon, ürünler üzerinde değil,
pazar üzerinde odaklaşır.
6. Misyon örgüte özgüdür ve
özeldir. Örgüte özgüdür, onu diğer işletmelerden ayırdeder. Özeldir,
seçenekli faaliyetler arasından yönetimin yeğlediğidir.
Herhangi bir işletme ya da örgütün,
kurum olabilmesinin ilk koşulu, sözle ya da yazıyla tanımlanmasa, üstelik bilinçli
bir biçimde ortaya konulmasa bile, sistemi değerler ve inançlarla kaynaştırmaktır.
Öyleyse bir işletme, kendi başarısı için mutlaka, "hangi değer ve inançlar?"
sorusunu sormak zorundadır. "En iyi olmak", "Estetik görünüme sadık
kalmak", "Dünyanın herhangi bir yerine kırksekiz saatte yedek parça
ulaştırmak", "Varolan pazarın %99'una hizmeti aksatmadan götürmek"
gibi... Kurum haline gelen örgütler farklı bir görünüm kazanmaya başlar. Bunun
sonucunda da toplumla biçimsel eşgüdümü aşan bir bütünleşme gerçekleşir ve
örgüt yaşamının tüm yönleri anlam kazanır.
Örgüt misyonunun ve amaçlarının
tanımlanması, stratejik yönetim süreci için analiz yapma, yön belirleme ve strateji
seçme, uygulama ve tüm olarak yönetim sürecini değerlendirmede temel bir çatı
oluşturacaktır.
2. Misyon Kavramının Unsurları
Misyon kavramını kendi arasında dört
unsura ayırabiliriz: Amaç, strateji, davranış standartları ve değerler. Amaç;
örgütün niçin varolduğu ve tüm etkinliklerinde kimin yararının gözönünde
bulurdurulduğuyla ilgilidir. Strateji; işin çeşidini, diğer işletmelere karşı
arzulanan konumu ve rekabet avantajı sağlayıcı kaynakları dikkate alır. Davranış
standartları; işletmede uymak zorunda olduğumuz kurallar ve normlardır. Değerler;
inançlar ve davranış standartlarının ardında bulunan moral ilkeleridir (18).
Güçlü bir misyon, bu dört unsurun varlığından ve bunların birbirleriyle olumlu
ilişkilerinden meydana gelir (19).
a. Amaç
Her İşletme, kendisine felsefesiyle
ilgili aşağıdaki üç soruyu sormalıdır.
1. İşletmemiz niçin vardır?
(Biz niçin varız?)
2. Tüm çalışmalar sonucu oluşan
yarar kimin içindir?
3. Yönetici ve işgörenler niçin
gerekenden daha fazlasını yaparlar?
Soruların yanıtlarını verelim.
1. İşletmenin varlık nedeni,
ortakların yararıdır. Tüm kararlar, işletme ortaklarının değerlerine göre
oluşur.
2. İşletmenin varlık nedeni,
katılanların (halk, çevre, müşteri, işgörenler, ortaklar) korunması ve
hoşnut edilmesidir.
3. Ortakların gereksinmelerini
birleştirerek, belli bir amaç tanımlaması oluşturup, o amaca yönelmek için işletme
vardır. İşletme yüksek idealleri amaç edinir. Bu durum örgütsel birlikteliği
kolaylaştırır (20).
b. Strateji
Diğer işletmelerle rekabet içinde
bulunan bir ortamda işletme amaçlarını başarmak, strateji oluşturmaya bağlıdır.
strateji işletmeye ticari (ekonomik) bir mantık sunar. Eğer amaç, en iyi olma
amacıysa; strateji işletmenin en iyi duruma gelmesi için gerekli ilkeleri içermelidir.
Eğer amaç, kâr yaratmaksa; strateji diğer işletmelerle rekabet ortamında işletmenin
nasıl kâr yaratacağını açıklar olmalıdır.
Strateji, rekabet içine girecek
işletmenin amaçlarını tanımlar. İşletme, stratejiyle belirlediği bu amaçları
yürütecek planları yapar.
Stratejinin belirlenmesinde; işletmenin
rekabet konumu ve özel yetenekleri dikkate alınır (21).
c. Davranış Standartları
Amaç ve strateji eyleme geçmemiş
kavramlardır. Amaç ve stratejileri eyleme geçirdiğimiz anda bunlara politika ve
davranış kavramlarını da eklememiz gerekir. Politika ve davranış kavramları örgüt
içindeki insanlara günden güne ne yapacakları konusunda karar vermede yardımcı olur.
Amaç ve stratejinin başarılmasında bu iki kavram önemlidir. Stratejik amaçlar,
politika ve davranış standartlarına dönüştürülerek gerçekleştirilir (22).
d. Değerler
Değerler, işletme kültürünün
ardında yatan inaç ve moral ilkeleridir. Değerler, işletme içindeki kurallar ve
davranış standartlarına anlam kazandırırlar.
Strateji, misyona gerçekçi ve ticari
(ekonomik) mantığı hazırlarken, değerler duygusal ve moral yönü tanımlar.
Değerler, davranışlara strateji kadar gerçekçilik sağlarlar. İşletme içindeki
bireye yaptığı davranışın en iyi davranış olduğu konusunda güven verirler (23).
Şekil 2-Misyon Gerçekleştirmenin
İki Nedeni
|
AMAÇ |
|
|
|
|
|
|
|
Gerçekçi ve Ticari Yön |
|
Duygusal ve Moral Yön |
|
|
|
|
|
|
|
DAVRANIŞ
STANDARTLARI |
|
|
|
|
Kaynak: Andrew
Campell ve Sally Yeung, a.g.e., s. 15.
3. Misyon Duygusu
Misyon duygusu, işletme misyonuna
yönelen insanların bu duyusal bağı hissetmeleriyle ilişkilidir. Ancak, güçlü bir
misyona sahip olan işletmelerde, pek çok insan bu bağı hissetmeyebilir (24).
Misyon duygusu, örgüt değerleri ve
bireysel değerler arasındaki ilişkilerle oluşur. Örgüt değerleri hemen hemen açık
ve kesindir. Bireysel duygular, işletmenin davranış standartları üzerinde etki
yaparlar.
Şekil 3-Misyon Duygusu: Duyusal Bağ
|
AMAÇ |
|
|
|
|
|
| STRATEJİ |
|
DEĞERLER |
Kişinin Kişisel Değerleri |
|
|
|
|
|
DAVRANIŞ STANDARTLARI |
|
|
|
|
|
|
Kaynak: Andrew
Campell ve Sally Yeung, a.g.e., s. 17
İyi bir örgütlendirmeyle çalışan
bir işletmede, işgücünün mutlaka misyon duygusuna sahip olduğunu söyleyemeyiz.
Ancak net bir stratejinin olduğunu söyleyebiliriz. Güçlü bir misyona sahip olan
işletmede, işgücü misyon duygusuna sahip olmayabilir. Bu duygu kişisel değerler,
işletme değerleri ve onun yönlendirdiği davranış standartlarına bağlıdır (25).
Misyon duygusu iki açıdan önemlidir.
Örgüt misyonu, örgütte çalışan her bireyin amaçlarına yanıt vermez. Misyon
duygusu; kişisel duyguyla, örgüt misyonu arasında ilişki sağlar. Kişisel değerler,
örgüt değişse de değişmezler. Misyon duygusu, işletme değişese de misyonun
kalıcılığına yardım eder.
Misyon bilimsel bir kavramdır. Misyon ve
strateji işletme politikalarının ve işletme davranışlarının oluşturulmasında yol
gösterirler. Buna karşı, misyon stratejiden daha geniş içerikli bir kavramdır.
Strateji ve kültür kavramlarını kapsar. İşletmenin strateji ve kültür bağları
güçlüyse, misyon da güçlüdür. Bunun tersi durumda da misyon güçsüzdür (26).
Misyon Duygusu, daha duyusal bir
kavramdır. Kişisel duygularla ilgilidir. İşletmenin açık bir misyona sahip olması,
işletme bireylerinde misyon duygusunun olmasını gerektirmez. Bazı bireylerde güçlü
bir misyon duygusu varken, diğerlerinde olmayabilir. İşletme bireylerinde misyon
duygusu taşıyanlar çoğaldıkça, işletmenin misyon politikası ve kültürü
yaratılır.
4. Vizyon Kavramı
Warren Bennis ve Burt Nanus vizyonu,
liderlik teorilerinin ana kavramı olarak belirtmişlerdir. Bir lider, işletmesi için
yön seçiminde herşeyden önce gerçekleşebilir akılcı bir imaj ve isteklendirici
örgüt geleceği geliştirmelidir. Vizyon dediğimiz bu imaj, bir hayal kadar belirsiz ya
da bir amaç ve belirlenmiş bir misyon kadar net olabilir (27).
Warren Bennis ve Burt Nanus, bir vizyonun
en kiritik noktasının; gerçekçi bir görüşü, güvenilirliği, örgüt için çekici
bir geleceği, önemli pek çok konuda şimdi varolan durumdan daha iyi bir konumu açık
ve seçik olarak göstermesi olduğunu söylerler (28).
İşletme Bilimi'ndeki anlamıyla vizyon
belirsizlikleri de, belirlenmiş nitelikler kadar yakalayabilmek olarak tanımlanır.
Bir işletmenin vizyonu ve misyonu aynı
ya da benzer olabilir. Olanaklı ve isteklendirici bir gelecekteki örgüt konumu;
misyonun amaç, strateji, davranış standartları ve değerler olan tüm unsurlarını
içerebilir. Ancak, vizyon ve misyon tam anlamıyla benzer kavramlar değildir. Vizyon,
gelecekte, şimdi varolan konumdan daha iyi bir konumu anlatırken, misyon şu andaki
durumu anlatır.
İşletmelerin çalışanların
standartlarını yükseltme olan misyonları geçmişte başarılı olduğu gibi, bugün
içinde başarısını sürdürebilir. Örgüt kimliği ve tutkusunun açıklanması
sonsuzdur.
Bir vizyon başarıldığında, yeni bir
vizyon geliştirilmesine gereksinim vardır. Bir misyon aynı kalabilir ve örgüt
üyeleri bu ortak ve sonsuz inançtan hala güç alabilirler.
Bu nedenle vizyon işletme amaçlarıyla
daha ilişkilidir. Misyonsa, davranış biçimiyle ilgilidir. Amaçların değerli olması
nedeniyle vizyon kavramı da değerlidir. Ancak bir işletmede misyonun belirsizliği,
büyük bir liderin gücüne inananak oluşturulan vizyon kavramından daha fazladır.
Vizyon tamamlandığında gücünü
kaybetmeye başlar. Vizyon, işletme etkinliğini uzun süre götürebilecek bir güç
değildir ve zorlandığında örgüt yönünü kaybeder. Bu durum, pazarda liderliği
yakalamak isteyen işletmelerde ortaya çıkabilir. Başarılmak istenen bu tutku,
işletmeyi tüketerek onu belirsizliğe terkedebilir. Vizyonun gelecek beş ya da on yıl
içinde başarılması olanaklı değilse, güdüleme ve isteklendirme gücünü kaybeder.
Daha tutkulu ve gerçekçi olmayan bir duruma gelir (29).
Misyon daha süresiz bir kavramdır.
Örgütün davranış standartları ve amacının yönetimiyle misyon gerçekleşebilir.
5. Misyon Yasası ve Kurumsal
Değerlerin Yerleşmesi
Kurumsal değerler ve kurum genel
felsefesi örgütlerin temelini oluşturur. Bununla birlikte, değerlere sahip olmak
yetmez. Bu değerlerin örgütün personeline dolaysız ve açık bir biçimde iletilmesi
gerekir. Örgütün hizmet anlayışının özünü oluşturan kuramsal değerler, tüm
personel için ortak bir yön duygusu ve günlük davranış açısından yönlendirici
ilkeler sağlar.
Örgüt başarısının ön koşulu; tüm
çalışanların örgütün kurumsal değerlerini kavraması, benimsemesi ve bu değere
göre davranmasıdır.
Kurumsal değerlerin yerleşmesinde en
önemli rol, üst yönetim kademesindedir. Değerlerin benimsenip pekiştirilmesinden,
iletilmesinden ve bu değerlerin gerektikçe vurgulanmasından yönetim sorumludur. Üst
düzey yöneticiler, kuruluşa heyecan verme ve personeli motive etme olanağına
sahiptirler. Kararların ve yapılan işlerin temel değerlerce yönlendirilmemesi
durumunda personel başlıca esin kaynağından yoksun kalacaktır (30).
Yakın zamana kadar, örgütlerin
değerleri belirleme ve personele benimsetme çabalarının, kurumsal bir tabana
oturtulmasında güçlük çekilmiştir. Değerlerle ilgili kararlar, genellikle, belirli
seçenekleri ve öncelikleri içeren planlama ve bütçeleme gibi çalışmaların
içerisinde, örtülü bir biçimde ele alınmıştır.
Günümüzde açıkça tanımlanmış
değerlere duyulan gereksinimin önem kazanmasıyla birlikte, örgütler temel kuramsal
değerlerini belirlemeye ve çalışanlarına iletmeye yönelik yöntemler
geliştirmektedir. Böylelikle istekler, arzular ve ulaşılacak sonuçlar açısından
kurumsal geleceğin tanımlanması olanaklı olmaktadır.
Örgütlerde çalışan tüm
görevlilerin, kurumsal değerlerini geliştirmek ve kurumlaşmasını sağlamak
amacıyla, temel kurumsal değerleri, ilkeleri ve politikaları içeren bir Misyon
Yasası (Misyon Koşulu) hazırlanır.
Temel değerlerin ve ilkelerin bu
biçimde yazılı olarak belirlenmesi, yönetici kadronun belirli bir değerler sistemini
çalışanlara zorla kabul ettirme girişimi olarak görülmemelidir. Örgütlerde
"Misyon Koşulu" belgesinin geliştirilmesi ve benimsenmesi, örgütün önemini
ve bütünlüğünü vurgular. Bu tür kurallar, örgütün temel değerlerini ortaya
koyar ve personelin çalışma isteğini güçlendirir.
SONUÇ
Amaç belirlemenin ilk aşamasının "geleceğe
bakmak" olduğunu söyleyebiliriz. Planlama süreci de; yöneticinin çevresinde
yararlanabileceği birtakım fırsatlar olabileceği ya da kendisini zora sokacak
birtakım olayların gelişmekte olabileceği düşüncesini taşımasını gerektirir
(31). Böyle bir düşünce, anlayış ya da inanç yoksa kişi geleceğe bakmayacak;
günlük yaşamda karşısına ne çıkarsa onunla yetinecek ya da onu aşmaya
çalışacaktır. Bu biçimde günlük yaşamak ve doğrudan karşılanan sorunlara
çözüm aramak biçimindeki bir çalışma ve yönetim yöntemi reaktif (tepki
göstericireactive) bir yönetim olarak adlandırılır. Oysa bunun tersi, sorun ortaya
çıkmadan eyleme geçme ve önlem almayı tanımlayan proaktif (önlem alıcıproactive)
yönetim biçimidir (32).
Özellikle uzun süreli ve stratejik
nitelikli planlamada böyle bir anlayışa gelebilmek için, yöneticilerin önce,
işletmenin varlık nedeni ve nasıl bir işletme olduğu konusundaki düşünce ve
anlayışlarının belirlenmesi gerekir. Bu işletme neden kurulur ya da işletmenin
varlık nedeni nedir?
İlk bakışta bu sorunun yanıtı çok
açık gibi görünür ve çoğu kimse büyük bir olasılıkla kâr etmektir diye yanıt
verebilir. İşletmenin varlık nedeni, o işletmenin ne yapmak üzere kurulduğunu, ne
yaparak kâr edeceğini tanımlamalıdır. Dolayısıyla işletme kendisini nasıl
görmektedir sorusuna yanıt verilmelidir.
İşletmenin varlık nedenlerini ya da ne
tür bir işletme olarak kendilerini görmek istediklerini belirtmeleri işletmelerin misyon
açıklaması olarak bilinmektedir. Misyon, sözlük anlamıyla, bir kimseye ya da
bir kurula verilen özel görev olarak tanımlanmaktadır (33). Bir yönetim kavramı
olarak misyon, işletmenin ne yapmak ve hangi amaçla yapmak üzere kurulduğunu,
kendisini nasıl görmek istediğini, işletmenin varlık nedenini tanımlar (34).
Stratejik yönetim sürecinin ilk
aşaması; tepe yöneticilerin "Ne tür bir kurumuz ve yaptığımız iş
nedir?" sorusuna yanıt vermesiyle başlar. Bu soru kurumun misyonuyla ilgilidir.
Kurumu ya da işin kendisini tanımlamayı gerektirir. Kurumlar, toplum değerlerine uygun
bazı işlevler gerçekleştirerek kendilerini meşrulaştırmaya çalışırlar. Bu
meşru olma çabası her kuruma bir misyon yükler. Dolayısıyla, kurumlar toplum içinde
kendi misyonlarını açık bir biçimde tanımlamak durumundadırlar. Misyonu
belirlemenin önemli bir parçası, kurumun kendini tanımlamasıyla ilgilidir. Örgüt
misyonunun ve amaçlarının tanımlanması; stratejik yönetim süreci için analiz
yapma, yön belirleme ve strateji seçme, uygulama ve tüm olarak yönetim sürecini
değerlendirmede temel bir çatı oluşturacaktır.
Amaç ve hedeflerin belirlenmesiyle;
işletmenin ya da yöneticinin başında bulunduğu birimin, gelecekte belli bir zaman
süresi içinde neyi ne miktarda gerçekleştirmek istediği ya da nerede ve hangi konumda
olmak istediği karara bağlı Misyon kavramı, stratejik yönetim süreç temelidir.
|