III- Metal Sanayii, Marmara Bölgesi Yöneticilerinin Kişilikleriyle Yönetim Biçimleri Arasındaki İlişkiler Üzerine Bir Araştırma

Prof. Dr. Hüner ŞENCAN

 

A - ARAŞTIRMANIN AMACI

Gerek kamu ve gerekse özel kesim yöneticilerinin yönetim uygulamalarında otorite yönelimli olmaları büyük ölçüde sosyal, ekonomik ve kültürel nitelikte çevresel faktörlerle açıklanmıştır. Bu araştırmada çevresel faktörlerin etkisi dolaylı olarak ele alınacak ve kişilik faktörünün yönetim uygulamalarındaki rolü soruşturulacaktır.

B - VARSAYIMLAR VE ARAŞTIRMA SORULARI

Araştırmada, iki temel sorun ele alınmıştır.

1) Biyografık özelliklerle kişilik ve yönetim puanları arasındaki ilişki,

2) Kişilik puanlanyla yönetim puanları arasındaki ilişki.

Birinci sorunda, biyografik özellikler bağımsız değişken, kişilik ve yönetim puanları bağımlı değişken olarak incelenmiştir. İkinci sorunda ise, kişilik bağımsız değişken, yönetim puanları bağımlı değişken olarak ele alınmıştır.

Birinci sorunla ilgili olarak aşağıdaki hipotezler kurulmuştur.

İkinci sorunla ilgili olarak da şu hipotez kurulmuştur.

Araştırma soruları, yöneticilerin biyografık özellikleri, kişilik ve yönetim puanları açısından durumlarını saptamaya yöneliktir.

C - ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ

1 - Örnek Kütlenin Seçimi

Maliyet, ulaşım olanakları ve örgütlü bir topluluk olması nedeniyle araştırma, Metal Sanayii Marmara Bölgesi yöneticileri üzerinde yapılmıştır.

Önceki araştırmalarda ulaşılan örnek büyüklükleri de dikkate alınarak 600 yöneticiye ulaşılması hedeflenmiş bir kısım anketlerin cevaplandırılmayacağı düşünülerek 750 anket formu basılmıştır. Marmara Bölgesinde metal sanayii işkolunda faaliyet gösteren 250 işletmenin 1/4 ü örnek kütle olarak seçilmiştir. Sözkonusu işletmeler tesadüfı yöntemle belirlenmiş ve her bir işletmede 5 tepe yöneticisi ve 5 alt kademe yöneticisi veya nezaretçisine ulaşılmaya çalışılmıştır. Sonuçta toplam 465 yöneticiye anket uygulamıştır. Bu yöneticilerin 190'ı üst yönetim, 277'si ise alt yönetim düzeyindedir. Alt yönetim düzeyindeki gruba, üretim bantı, konveyör ve departman şefleri ile ustabaşı ve formenler dahil edilmiştir.

2 - Anket Formunun Tanıtımı

Anket formu üç bölümden oluşturulmuştur: Biyografik özellikler, yönetim biçimleri ölçeği ve kişilik ölçeği.

Biyografik özellikler bölümünde, iş ünvanı, çalıştığı departman, yaş, kıdem, eğitim düzeyi ve uzmanlık alanına ilişkin sorular sorulmuştur.

Yönetim biçimleri ölçeği, Haire, Ghiselli ve Porter'den uyarlanmıştır(62). Yönetim biçimleri ölçeğinde dört boyut araştırılmıştır. Bunlar:Liderlik, bilgi ve amaç paylaşım, kontrol ve katılımdır. Sözkonusu dört boyutun herbiriyle ilgili olarak biri demokratik, diğeri otokratik tutumları göstermek üzere iki ifade verilmiştir. Bu ifadeler aşağıdaki gibidir.

1 - Liderlik

2 - Bilgi ve amaç paylaşımı

3 - Kontrol

4 - Katılım

Sözkonusu ifadeler 5 dereceli Likert ölçeği ile derecelendirilmiştir. Ölçekte 1 puan modern tutumu, 5 puan otokratik tutumu gösterecek şekilde değerlemeye alınmıştır. (Haire, Ghiselli ve Porter'de tersi düşünülmüştür). Toplam yönetim puanı 22'den yüksek olanlar otokratik 18'den düşük olanlar ise demokratik yönetim biçimini uyguluyor varsayılmıştır. 18 ile 22 puan arasında yer alan kişiler esnek yöneticiler olarak nitelendirilmiştir.

Yöneticilerin kişiliklerinin belirlenmesi için 1950'de ABD'de orta sınıf değerlerine dayanılarak hazırlanmış olan Adorno'nun F-skalası kullanılmıştır. F skalası esas olarak otoriter kişiliği ölçen bir kişilik testi niteliğindedir.

F - ölçeğinde dokuz boyut ele alınmıştır. Bunlar:

  1. Gelenekçilik (yerleşmiş orta sınıf ahlak ve kurallarına bağlılık) otoriteye boyun eğme,
  2. otoriteye saldırganlık,
  3. duygusal değerlere karşı olma eğilimi,
  4. batıl inançlar (gerçek dışı mistik faktörlerin insan kaderine etkisi konusuna fazlasıyla inanma,
  5. katı kategoriler halinde düşünme eğilimi),
  6. Kuvvet ve güç hayranlığı,
  7. yıkıcılık (insanları kötüleme, onlardan hep kötülük bekleme)
  8. projeksiyon (dünyada tuhaf, tehlikeli şeyler döndüğüne inanma) ve
  9. cinselliktir. (cinsel yaşamla fazla ilgilenme).

F-ölçeğinin temeli, yukarıdaki değerlerin bir araya gelmesi halinde bir sendrom oluşturacağı ve bu yapıdaki bir kişinin anti demokratik kişilik potansiyeline sahip olacağı anlayış ve düşüncesidir. Yukarıda verilen boyutlara giren madde numaraları sırasıyla şu şekildedir. a( 1,2,3,4), b (1,5,6,7,8,9,10), c (11,12,13, 14, 15), d (17,18,3), e (5,19,20,22), f (23,20,24,29), g (25,26,2), h (27,18,24,28), ı (13,16,28).

Ölçek -3 ile +3 arasında değişen puan sistemiyle işaretlenmekte, 4'e puan değeri verilmemekte, nihai değerlendirme aşamasında +3'ten -3'e doğru her bir puan 7,6,5,3,2,1, puanlarıyla ağırlıklandırılmakta ve testen elde edilen toplam puanını 130'dan büyük olması halinde testi alan birey otoriter eğilimli kişi olarak nitelendirilmektedir.

3 - Uygulanan İstatistik Teknik ve Diğer Hesaplamalar

Araştırmada, anket formunun birinci bölümünde yer alan biyografık özelliklerin yüzdesel dağılım tabloları verilmiştir. Bu bölümde ayrıca kişilik ve yönetim puanlarına göre yöneticilerin yüzdesel dağılımları ele alınmıştır.

Yönetim puanları hesaplanırken, dört boyutun herbiriyle ilgili iki maddenin puanları toplanmış ve ikiye bölünerek o boyuttaki eğilim ortaya çıkarılmıştır. Ancak araştırmamızda ölçek değerleri, yüksek puanlar otoriter tutumu gösterecek şekilde belirlenmiştir. Haire, Ghiselli ve Porter'de ise yüksek puanlar, demokratik tutumu göstermektedir. Karşılaştırma yapma imkanı vermesi açısından elde ettiğimiz sonuçlar 5.00 ölçek değerinden çıkarılmış ve yorumlar buna göre yapılmıştır. Standart puanların hesaplama yöntemi için sözü edilen yapıta bakılmalıdır.

Biyografik özelliklerle yönetim puanı ve biyografik özelliklerle kişilik puanı arasındaki ilişkiler çoklu regrasyon analizi ile ölçülmüştür.

Çoklu regrasyon analizi, bağımlı değişkenin (kişilik ve yönetim puanı) birden fazla bağımsız değişkenle olan ilişkisini ölçmektedir. Çoklu regrasyon analizinde bilgisayar, çoklu determinasyon katsayısı, çoklu korelasyon katsayısı, çoklu tahminin standart hatası ve F testi sonuçlarını vermektedir.

Çoklu determinasyon katsayısı, bağımlı değişkendeki varyansın (değişikliğin) yüzdesini gösterir. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişnde ne ölçüde bir değişiklik yarattığının ifadesidir.

Çoklu korelasyon katsayısı, çoklu determinasyon katsayısının kareköküdür. Yorumu basit korelasyon katsayısının yorumu ile aynıdır. Çoklu tahminin standart hatası, güven sınırlarını saptamada anılan standart sapmanın tahmin değerini gösterir.

F testi, çoklu determinasyon katsayısının sıfır olma olasılığını ölçer. 0,5 veya daha az olasılık, regrasyon eşitliğinin bağımlı değişkeni tahmin etme gücümüzü arttırmadığı şeklindeki hipotezimizi reddeder.

Yönetim puanıyla kişilik puanı arasındaki ilişkilerin ölçümünde X2 analizi kullanılmıştır. Bu çerçevede aşağıdaki hipotez belirlenmiştir.

H0 = Kişilik puanı ile yönetim puanları arasında ilişki yoktur.

H1= İlişki vardır.

X2 de karar kriteri, hesaplanan X2 değeri 0,01 ihtimal oranına ve belirlenen serbestrik derecesine göre X2 tablo değerinin altında ise H0 hipotezi kabul H1 hipotezi red edilir, şeklinde belirlenmiştir.

X2 analizinde bilgisayar çıktıları ayrıca Cramer V, Entropy, Gamma ve Somer's D kriterlerini vermektedir.

Cramer V, iki değişken arasındaki ilişkinin yükseklik derecesini belirleyen bir değerdir. Alabileceği maksimun değer 1'dir.

Entropy, düzensizlik ölçüsüdür. Verilerin kontenjans tablosunda ne derece tesadüfı dağıldığını belirler. Düzensizlik büyüdükçe entropi değeri de büyür. Farklı tabloları karşılaştırmak için kullanılır. Düşük entropi, (0.0) verilerin belirli kategorilerde toplandığını gösterir. Yüksek entropi; verilerin muhtemel tüm kategorilere rastlantısal yayıldığını gösterir.

Gamma, iki değişkendeki verilerin tesadüfi yöntemle seçilmesi halinde birbirine benzeyen ve benzemeyen sıralarda gelme olasılığını ölçer. Bütün veriler çaprazlama bir niteliğe sahipse +1 değere sahiptir. Eğer veriler kontenjans tablosunda belirli bölümlerde yığılmışsa değere sahiptir.

Somer's D, regrasyon katsayısı gibi yorumlanır. 1'den büyük bir değer pozitif ilişki olduğunu gösterir. 0'a yakın bir değer negatif ilişki olduğunu, 1 ise karşılıklı bağımlılığı gösterır.

D - BULGULAR VE DEĞERLENDİRME

1 -Biyografik Özelliklerin Yüzdesel Dağılımı

a.Yaş

Yaş Grubu

Toplam (T)

Üst Yönetim (Ü)

Alt Yönetim (A)

20-24

3.0

1.1

4.3

25-29

11.1

6.3

14.1

30-24

16.1

17.4

15.2

35-39

23.6

21.1

25.3

40-44

19.9

21.1

18.8

45-49

14.3

13.7

14.8

50-54

6.4

8.9

4.7

55-59

2.8

4.7

1.4

60-+

2.8

5.3

1.1

 

100.0

100.0

100.0

Araştırmaya katılan yöneticilerin büyük bir kısmı 30-50 yaş grubu içine girmektedir. Verilerin çok yaşlı ve çok genç kişilerden toplanmaması sonuçların güvenilirliğini arttırıcı bir özelliğe sahiptir.

 

b. Eğitim Düzeyi

Eğitim

T

Ü

A

İlkokul

11.1

0.0

18.8

Ortaokul

8.8

3.2

12.6

Lise

21.2

10.5

28.5

Üniversite

50.5

73.2

35.0

Y.Lisans/Doktora

8.4

13.2

5.1

100.0

100.0

100.0

 

Tepe yöneticilerin 0.86 sı yüksek öğrenim mezunudur. Bu oran alt kademe yöneticilerde 0.40 civarındadır. Öte yandan alt kademe yöneticilerinin yaklaşık 0.20 si ilkokul mezunu gözükmektedir. İki grubun eğitim özgeçmişleri açısından önemli bir farklılık gösterdiği söylenebilir.

 

c. Çalışma süresi

 

T

Ü

A

0-1 yıl

2.4

0.0

4.0

1-3 yıl

2.8

1.6

3.6

3-5 yıl

6.2

3.2

8.3

5-10 yıl

13.1

12.6

13.4

10-20 yıl

36.0

41.1

32.5

20-30 yıl

30.8

30.5

31.0

30-+ yıl

8.8

11.1

7.2

 

100.0

100.0

100.0

Üst yönetimde yer alan yöneticiler, alt yönetim düzeyinde yer alan yöneticilere göre nisbeten daha deneyimli gözükmektedir. Bu durum özellikle 5 ile 20 yıl arasındaki çalışma süreleri için geçerlidir. Öte yandan yöneticilerin 0.75 inin 10 yıldan fazla iş deneyimi bulunmaktadır.

 

d. Uzmanlık Alanı

 

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

Mühendis

58.0

58.4

57.4

Hukuk

0.4

0.6

0.0

İktisat,İşletme

31.0

37.3

21.3

Edebiyat,Sanat

0.4

0.0

0.9

Diğer

10.2

3.6

20.4

Örnek kütlede yer alan yöneticilerin yaklaşık 0.60 nın uzmalık alanı mühendislik konularıdır. İktisat, işletme alanlarında çalışan yöneticilerin oranı ise 0.31 dir. İşletme ve iktisatçılar oransal olarak daha çok üst yönetim düzeylerinde görülmektedir. Alt yönetim düzeyinde 0.20 lik bir kesim değişik uzmanlık alanlarında çalışmaktadır.

 

e. Kişilik Puanları

 

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

Demokratik kişilik

36.3

46.3

29.5

Otokratik kişilik

63.7

53.7

7.5

Genel çerçevede, yöneticilerin 0.64 ü otokratik, 0.36 sı demokratik çıkmıştır. Kişilik puanlarını yönetim düzeyine göre ele aldığımızda yönetim grubunda, demokratik ve otoriter kişilik yapılarına sahip bireylerin hemen hemen başabaş geldikleri görülür. Alt yönetim grubunda durum tam tersidir. Alt düzey yöneticilerinin 0.70 i otokratik sadece 0.30 u demakratik kişilik özelliklerine sahiptir.

Bu durum alt düzey yöneticilerinin eğitim ve yaş faktörleriyle açıklanabilir.

 

f. Yönetim Biçimleri Puanı (Yüzde Dağılımı)

 

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

<18 Demokratik yönetim

2.4

3.2

1.8

18-31 Esnek yönetim

89.5

91.1

88.5

>31 Otokratik yönetim

8.1

5.8

9.7

Kişilik puanlarıyla karşılaştırıldığında yönetim biçimleri puanlarının beklenilenin tam tersi bir görünüme sahip olduğu anlaşılır. Yöneticiler, uyguladıkları yönetim biçimlerınde, kendilerini "demokratik" veya "otokratik" değil, "esnek" yönetici olarak tanımlamışlardır. Burada da esneklik yüzdesinin alt yönetim düzeylerinde düştüğü görülmektedir.

 

2 - Boyutlara Göre Yönetim Biçimleri Puanı

Boyutlar*

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

1.Liderlik

3.14

3.28

3.08

2.Bilgi ve amaç paylaşımı

3.36

3.32

3.40

3.Kontrol

3.36

3.15

3.50

4.Katılım

2.96

2.87

3.02

* Yüksek ortalama değerleri, otokratik tutumlara yakınlığı gösterir. (Puanlar 5.00 ölçek değerine göre yorumlanmalıdır.)

Yönetim biçimlerini boyutlara göre değerlendirdiğimizde, örnek kütleye giren yöneticilerin genel olarak otokratik tutumlara sahip olduğu görülür. Alt yönetimin puanları, görece üst yönetimin punlarından daha yüksektir. Yukarıdaki puanları Haire, Ghiselli ve Porter'in araştırma sonuçlarıyla karşılaştırdığımızda aşağıdaki sonuçları elde ederiz.

 

Ülkeler/Yönetim Biçimleri

1.

2.

3.

4.

Kuzey Avrupa Ülkeleri

2.42

3.58

3.51

3.85

Latin Avrupa Ülkeleri

2.41

3.75

3.63

3.76

Anglo-Amerikan Ülkeleri

2.93

3.88

3.52

3.57

Gelişmekte Olan Ülkeler

2.75

3.00

3.33

3.55

Türkiye otokratik

3.14

3.36

3.36

2.96

Türkiye demokratik

(1.85)

(1.64)

(1.64)

(2.04)

Ancak bu tabloyu yorumlarken, Haire ve arkadaşlarının puanlarındaki yüksek rakamların demokratik, bizim araştırmamızda elde ettiğimiz puanların ise otokratik tutumları gösterdiğini gözden kaçırmamak gerekir. Bu nedenle karşılaştırmalar parantez içindeki rakamlarla yapılmalıdır.

 

3 -Biyografik Özelliklerle Yönetim Puanlarının İlişkisi

Bu bölümde yaş, çalışma süresi ve eğitim bağımsız değişkenler olarak kabul edilmiş bu bağımsız değişkenlerin yönetim uygulamaları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Sonuçlar aşağıdaki gibidir.

 

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

Çoklu Det. Katsayısı

0.02

0.02

0.01

Çoklu Kolerasyon

0.15

0.14

3.43

St. Hata

3.42

3.39

3.43

F

10.83

4.02

1.78

Serbestlik Derecesi

1-466

1-188

3-274

 

Basit Korelasyon Matriksi

 

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

IV1 Yaş

-0.02

-0.02

0.00

IV2 Çalışma süresi

0.03

-0.00

0.07

IV3 Eğitim

0.15

-0.14

-0.10

Çoklu determinasyon katsayısı, yaş, çalışma süresi ve eğitimin bağımlı değişkende (yönetim puanında) 0.02 gibi çok önemsiz bir değişiklik yarattığını göstermektedir. Bağımsız değişkenlerden sadece eğitimin bağımlı değişkenle, düşük düzeyde tersine bir ilişki içinde olduğu görülmektedir.

4 -Biyografik Özelliklerle Kişilik Puanlarının İlişkisi

Bu bölümde yaş, çalışma süresi, eğitim düzeyi ve uzmanlık alanı bağımsız değişken, otoriter veya demokratik kişilik yapıları ise bağımlı değışken olarak incelenmiştir. Elde edilen bulgıılar aşağıdaki gibidir.

 

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

Çoklu Determinasyon katsayısı

0.18

0.14

0.20

Çoklu korelasyon katsayısı

0.43

0.37

0.45

Standart Hata

24.22

26.83

21.91

F

52.87

15.59

35.89

Serbestlik Derecesi

2-465

2-187

2-275

Basit Korelasyon Matriksi

 

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

IV1 Yaş

0.17

0.23

0.21

IV2 Çalışma Süresi

0.26

0.23

0.35

IV3 Eğitim Düzeyi

-0.39

-0.33

-0.40

IV4 Uzmanlık Alanı

-

-0.05

-

Çoklu determinasyon katsayısının 0.18 çıkması bağımsız değişkenlerin kişilik üzerinde oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Dört bağımsız değişkenden en çok etkili olanlar ise çalışma süresi ile eğitim düzeyi faktörleridir. Çalışma süresi ile kişilik puanı arasındaki korelasyon 0.26 dır. Eğitim düzeyi ile kişilik puanları arasında negatif bir ilişki vardır ve bu ilişki özellikle alt yönetim kadamelerinde çok giiçlüdür. Bu durum eğitim düzeyi yükseldikçe, demokrat kişilik puanlarının düşmesiyle açıklanabilir. Bu düşüş alt yönetim düzeyinde daha güçlü, üst yönetım düzeyinde ise daha yavaştır (-0.33; -0,40).

 

5-Kişilik Puanlarıyla Yönetim Puanlarının İlişkisi

Bu bölümde demokratik/otokratik kişilik yapılarının sonuçta kaçınılmaz olarak demokratik veya otokratik yönetim uygulamalarına yol açıp açmadığı test edilmiştir. Bulgular aşağıdaki gibidir.

 

Testler

Toplam

Üst Yönetim

Alt Yönetim

X2

10.167

8.588

1.916

S.D

2

2

2

Cramer V

0.147

0.213

0.084

Entropy

1.494

1.473

1.457

Gamma

.456

.63

.301

Boş veri

0

0

0

Semer's D .455 (X indep) .63 (X indep) .28(Xindep) .209 (Y indep) .32 (Y indep) .059 (Y indep) .286 (Symm) .424 (5ymm) .097 (Symm)

Tablo Değeri

a = (0,05) 5.991 a = (0,01) 9.210

S.D. = 2 S.D. = 2

sonuçları 0.05 güven aralığına göre değerlediğimizde Hı hipotezini kabul ederek, kişilik puanlarıyla yönetim biçimleri puanları arasında ilişki olduğu sonucuna varırız.

İki değişken arasındaki ilişkinin ne ölçüde güçlü olduğunu belirleyen Cramer V katsayısı, üst yöneticiler için.21 alt yönetim düzeyindeki kişiler için ise .08 dir. Buna göre söz konusu ilişkinin üst yönetim grubundaki kişeler için geçerli olduğu, fakat bu ilişkinin yine de çok fazla belirleyicilik niteliği taşımadığı söylenebilir. Aynı sonuç Somers's D katsayılarının yorumu içın de geçerlidir.

SONUÇ

Araştırmanın kuramsal bölümünde, Türk yöneticilerinin, tarihten aldıkları kalıtımsal özellikler, çocuk büyütme uygulamaları, aile yapısı, din, eğitim, devlet, askerlik ve kişilik gibi faktörlerin büyük ölçüde, etkisinde kalarak, yetkeci (otoriter) yönetim uygulamaları içinde oldukları vurgulanmıştır. Yönetim uygulamalarında bu etmenlerin herbirinin oransal etkilerini hesaplamak olanaksızdır. Burada yapılmak istenen, diğer etkenler sabit tutulmak koşuluyla, kişiliğin yönetim uygulaması ve biyografık özelliklerin kişilik kristalleşmesindeki etkilerini saptamaya çalışmaktı.

Araştırma bulguları, örnek kitleye giren yöneticilerin yetkeci veya demokratik kişilik geliştirmelerinde esas olarak eğitim değişkeninin etkili olduğunu göstermiştir. Bunu daha sonra çalışma süresi ve yaş faktörleri izlemektedir. Yöneticilerde görülen otoriter kişilik yansımalarını açıklamada sözkonusu dört faktör (yaş, çalışma süresi, eğitim düzeyi ve uzmanlık alanı) sadece 0.18 lık bır paya sahip gözükmektedir. Bu durumu içsel faktörlerin etkisi olarak yorumlayabiliriz. İçsel faktörler, bireyin kendi geleceğini yönlendirmede söz sahibi olduğu ya da bireysel gelişimiyle ilgili olan faktörlerdir. Bunun dışında dışsal faktörler çevre koşulları, kültür, bireye yönelik beklentiler ve kontrol altına alınamayan diğer etkenlerdir. Örnek kütleye giren yöneticilerin otoriter kişilik yapılarını açıklamada dışsal faktörlerin payı 0.80 ler civarındadır.

Biyografik özelliklerin (yaş, çalışma süresi, eğitim) uygulanan yönetim biçimine etkisi 0.02 olarak belirlenmiştir, Bu faktörlerden sadece eğitim -ki kişiliğin oluşumunda da oldukça etkili olduğu görülmüştü- oransal olarak daha belirgin bir etkiye sahiptir. Ancak yine de, yönetim biçimlerini açıklamada bağımsız değişken olarak üç değil belki onlarca değişkene ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, tepe yöneticilerindeki eğitim düzeyi yüksekliğinin onların daha az otokratik yönetim uygulamaları içinde olmaları sonucunu doğurduğunu söyleyebiliriz.

Kişilik yapılarıyla yönetim biçimleri arasındaki ilişkilerin testinde, böyle bir ilişki olduğu kabul edilmekle birlikte bu ilişkinin derecesi zayıf çıkmıştır. Diğer bir deyişle otoriter yönetim uygulamalarında kişiliğin etkisi 0.20 civarındadır ve bu etki üst yönetimde daha güçlü alt yönetimde ise daha zayıftır. Alt yönetim düzeyindeki bireylerde görülen katı yönetim uygulamalarını kişilik faktörünün dışındaki etkenlerle açıklamak gerekmektedir.

Sonuç olarak, örnek kütleye giren yöneticilerde otoriter/demokratik kişilik gelişimi ve otokratik/demokratik yönetim uygulaması geliştirmelerinde biyografık özelliklerin (içsel faktörlerin) sınırlı bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Tek başına kişiliğin yönetim uygulamaları üzerindeki etkisi ise yüzde yirmi civarındadır. Ancak bu konuda araştırmanın kısıtlılıklarının da gözönünde bulundurulması gerekir. Biyografik özelliklerin sınırlı sayıda değişkenle incelenmesi, kişiliğin sadece bir boyutunun, yönetim uygulaması üzerindeki etkisinin araştırılması, başlıca kısıtlayıcı faktörlerdir. Diğer kişilik boyutları da dikkate alınırsa, kişiliğin yönetim uygulamaları üzerindeki etkisinin daha yüksek çıkması sözkonusu olabilir.


(62) M.Haire - EE. Ghiselli - L. W, Porter, Manegerial Thinking: An International Study, John Wiley and Sons, Inc., New York, 1966.