kmars.JPG (3297 bytes)

AUTOMATION

AÇIK SİSTEMLER  VE YAZILIM STANDARTLARI

Doç. Dr. Kutlu MERİH

 

AÇIK SİSTEMLERİN KÖKENİ

Bilgisayar endüstrisinin ilk yıllarında, üreticiler kural olarak standart dışı, özel ürünler pazarlıyorlardı. Her satıcı en iyi işlemciyi,en iyi işlem sistemini, kablolaşmayı, bilgisayar dilini ve uygulama yazılımını sunduğunu ileri sürüyordu. Bir satıcı seçildiğinde, kullanıcı bu satıcının yarattığı mimariye ve sunabildiği hizmetlere kitlenmiş oluyordu. Bir mimaride yaratılan bir uygulamanın başka bir mimariye taşınması olmaksızın oluyordu.

Özellikle database tabanlı on-line tramactıon sistemlerinde satıcıya bağımlılık çok riskli boyutlara ulaşabiliyordu. Hastaneler ve oteller bu tür bağımlılıkların ağır faturasını ödediler.

Bilgisayarcı-kullanıcı ilişkisinin her çeşidi satın almak, kiralamak, servisi büro kullanmak veya akla gelebilecek diğer bir model kullanıcının satıcıya bağımlılığını arttırmaktan başka bir işe yaramadı.

Doğal olarak kendi Pazar paylarını genişletmiş olan satıcılar, bilgi işlemde standartların oluşturulması gayreti içinde olamadılar. Bir çok satıcı, standart ihtiyacını dile getirmekle birlikte, Pazar payı özel üretim ve servislerin rekabetine bağlı olduğu sürede standart konusu özel bir ilgi görmedi.

Diğer taraftan özel teknolojilerin sadece üreticilerin kullanıcıyı bağımlı yaparak rant sağlamak hırsından kaynaklandığı söylenemez. Bu dönemde bilgisayar endüstrisi bebeklik çağını yaşıyordu ve özel teknolojiler olgunlaşmamış bir araştırma geliştirme çabalarının sonucunda ortaya çıkıyordu. Neyin standartlaşması gerektiği konusunda henüz bir görüş birliği yoktu. Endüstri henüz üreticiler tarafından desteklenecek ve alıcılar tarafından talep edilecek standartların oluşturulması olgunluğuna gelmemişti. Her müşterinin özel bir uygulama olduğu anlayışı bütün taraflar arasında kabul görmüştü.

Bilgisayar endüstrisinin ilk dönemlerinde Amerikan Milli Standartlar Enstitüsü (ANSI ) gözetilecek standartlar oluşturulması alanında yoğun çabalar harcadı. Bu standartlara uymak sınırlı ve gönüllü bir yaklaşım idi. Birleşik Devletler Hükümeti en güçlü ve en büyük hacimli alıcı olarak, endüstri üzerinde standartlara uyulması konusunda yoğun bir baskı uyguladı. Bu baskının sonucu olarak bugün bile, ilk ortaya konan standartlar genel bu uygulama alanına sahiptir. ANSI 1901 yılında ticaret bakanlığının bir kuruluşu olarak ortaya çıktı.

1965 yılında bu kuruluşa devlet kuruluşlarındaki bilgisayar kullanıcıları için standartlar geliştirme sorumluluğu verildi.

1969 yılında devlet bilgi ve işlemcilerinin alfa nümerik karakterler ve kotlama uygulamaları için kullanılacak standart ascıı formatı oluşturuldu.

IBM firması kendi alternatif EBCDIC formatını destekleyerek standart filerinin yaygınlaştırılmasında yararlı oldu. Bunun sonucu EBCDIC standardı ticari dünyada da facto kabul edilen bir standart haline geldi.

Bu durum mİcro bilgisayarların ortaya çıkması ile dramatik olarak değişti. Herhangi diğer bir teknolojiden önce bu yenilik işletmelerin yeni bir döneme geçmelerine yol açtı.

1980 başlarında standart mıcro işlemciler masa üstü uygulamalarında hakim bir güç haline geldiler. Micro bilgisayar çevre ürünleri, az sayıdaki baş mimarisi ve ana birimi yardımı ile standart hale geldiler.

Mıcro düzeyde standart işletim sistemleri ortaya çıktı. En önemlisi, donatın satıcılarından bağımsız bir yazılım sanayinin doğması ve yaygınlaşması oldu. Geleneksel yazılım firmaları belirli bir satıcının donatımına uyumlu programlar üretirken, yeni firmalar PC’ ler üzerinde çalışan ve herhangi bir üreticinin bilgisayarı üzerinde sadece yüklenerek ve hiç bir yeni işlem gerektirmeden iş yapacak programlar geliştirdiler.

PC ler ve buna uyumlu standart tabanlı çevre birimlerinin ortaya çıkması ile işletmelerin departmanlarında, bölümlerinde çalışan insanlar enformasyon teknolojisinin yarattığı problem çözücü olanaklara kavuştular. Bunlar daha önce işletmenin bilgi işlem merkezi hizmetlerinden tam yararlanamayan kimselerdi. Bu yeni keşfedilen güç ve bağımsızlık bir çok standart uygulama yazılımının yaratılmasına olanak sağladı. Bu yazılımlar üreticisinden bağımsız olarak herhangi bir micro üzerinde çalışabiliyordu.

Bu standart programların başarısı, insanları bilgi işlem merkezleri dışında da bilgi işlem yapma imkanı sağlayan teknolojilerin mümkün olduğunu gösterdi. Kullanıcılar aynı zamanda bir uygulama için kendi sorunlarına dönük olarak üretilmiş bir yazılım seçme imkanlarının da olduğunu gördüler. Yazılımcılar ise standart uygulamaların gücüne dayanan bir pazarın gelişmesi ile artık işletme bilgi işlemine özel teknolojilerin eski güç ve pozisyonunu koruyamayacağını gördüler. Yazılım firmaları yavaş fakat giderek artan bir hızla bu yeni ortak için yazılım üretme eğilimine girdiler.

Micro bilgisayarların bu dev başarısı önemli bir soruyu ve sorunu gündeme getirdi:

Mevcut yatırımlar ve olacak masa üstü uygulamaları ana ve micro   bilgisayarlar ile haberleşebilecek mi ? Açık sistemler bu soruya cevap olarak ortaya çıktı.

Bu gelişmeler bilgisayar dünyasının dev üreticisi ve lokomotifi IBM firmasının da anlayışı ve stratejilerinde değişiklikler yapmasına yol açtı. IBM giderek açık sistem standartlarını benimsemekle kalmadı fakat geleneksel olarak uyumsuz IBM platformlarını da uyumlu hale getirmek çabalarına girdi. IBM 1980 sonlarında SAA ( SYSTEM APLICATION ARCHİTECTURE ) standartlarını ilan etti ve bundan sonra iki stratejik mimari olacağını, SAA ve UNIX ve bunların birbirleri ile konuşabileceğini ileri sürdü. Böylece açık ve konuşabilen sistemler bilgisayar endüstrisini ilk defa bir endüstri çapında standardizasyon ortamına ulaştırdı.

STANDARTLARIN OLUŞUMU VE ETKİSİ

Dünya tarihi boyunca standartların benimsenmesi büyüme, ticari gelişme, ilerleme ve zenginleşme sonuçlarını doğurdu. Standartların, bazı teknolojilerin yok olmasına yatırımların boşa gitmesine neden olduğu da görülebilir. Uzun dönemde her şey yerine oturduğunda, standartların satıcılara da alıcılara da yararlı olduğu ve ticareti genişlettiği açıkça ortaya çıktı.

Dünyanın ilk standartlarının eski Yunan, Mısır, Babil ve Hindistan’da ortaya çıktığı belgelerden görülebilmektedir. Standart ölçü ve birimler mabetlerde ve ticaret merkezlerinde muhafaza edilmekte idi. Tarihi bir çok toplumdan günümüze kadar standartların tutarlılık ve uyumluluğu sağlamalı, kişisel hakları korumak için yaratıldığını görebilmekteyiz. Standartların etkin bir ticaret, zaman tasarrufu, etkin tasarım ve etkin hesaplama olanakları sağlamaktadır.

Dünya çapında önemli bir standartlaştırma demiryolu inşaatında ortaya çıkmıştır. Uluslararası demiryolu standartlarının belirlenmesi demiryolu ile gerçekleştirilen ticaretin olağan riskin artmasına yol açmıştır. Benzer olanak ulusal elektrik şebekesi voltajlarının standardizasyonu bir çok ev aleti uygulamasının ortaya çıkmasını sağladı.

Bu standartlar, kitle üretiminin, doğrultumun, kullanımını kolaylaştırarak dev bir pazarın oluşmasına yol açtı. Bu endüstrilerin gelişimi ve tüketiciler için kolaylık emniyet ve ucuzluk anlamına geldi. Filmcilik endüstrisinde makinelerin ve filmlerin standardizasyonu uluslararası bir kültür ve eğlence ortamının doğmasına ve ulusların birbirlerini daha yolundan tanınmasına yol açtı. Benzer bir durum televizyon yayıncılığı için de söz konusu olduğunu söyleyebiliriz.

Genel olarak standartlar bir çok endüstrinin gelişiminde rol oynadılar. İnşaat standartları ev ve ofis binalarının daha düşük maliyetli ve daha verimli gerçekleştirilmesini sağladı. Bugün bir ampulü duya takarken uyup uymayacağı hiç aklıma gelmez. Buna karşılık bazı durumlarda standartların yeniliği engellediği ve pazara daha ileri teknoloji ürünlerinin girişini engellediği söylenebilir. Örnek olarak VHS video formatı büyük bir pazar payı kaptı ve daha ileri video teknolojilerinin ve daha ufak ölçekli kasetlerin gelişmesini engelledi. Benzer olarak PC ler için MS DOS işletim sisteminden daha yetenekli işletim sistemleri geliştirildi, fakat bunlar MS DOS karşısında yaygınlık kazanamadılar.

AÇIK-SİSTEM ENFORMASYON MİMARİLERİ

IBM PC etrafında doğan standardizasyon micro bilgisayar pazarındaki patlama halindeki büyümenin belki tek önemli nedeni idi. Bu gelişme bir bağımsız yazılım endüstrisinin de doğmasına neden oldu. Artık bilgisayar endüstrisi çocukluk dönemi tutarsızlıklarından sıyrılarak standartlar etrafında bir olgunluk dönemi durulmasına girmiş görülmektedir. Endüstrinin kendisi dışında gelişen bir takım alanlar ve anlayışlar bu durumu pekiştirmektedir. Gelişen teknolojiler ve yoğunlaşan ilişkiler işletmecilerin yönetim mimarisini de değiştirmektedir.

Günümüzün iş dünyası güçlü, esnek, güvenilir NETWORK- tabanlı mimarilere yönelmekte ve bu ancak standartların yaygınlaşması ile gerçekleşmektedir. Global bir çerçevede ticaret yapmak ve rekabet etmek hem işletmelerin hem de milli ekonomilerin sağlığı açısından kritik bir faktör olarak görülmektedir. Bilgi işlem ve haberleşme teknolojilerinde sinerjik entegrasyonu bankacılıktan imalata kadar bütün alanlara yapısal değişimlere neden olmaktadır. Bu günün bankalarının on yıl önceki bankaları olmadığı ve bankacılığın radikal bir değişim geçirdiği açık bir gerçektir. Bu değişim güçlü ve gelişmiş bir enformasyon teknolojisi gerektirmektedir.

İşletmeciliğin müşteriye dönük bir tempo kazanması ile ortaya çıkan enformasyon teknolojisi ihtiyaçları çeşitli üreticilerden sağlanan standart tabanlı ve değiştirilebilir parçalardan oluşan mimarilerle sağlanabilmektedir. Bu dönemde bilgi işlem NETWORK lerden dağıtılmış bilgi işlemlerden, ve satıcıdan bağımsız standartlardan oluşmaktadır. Haberleşme teknolojisi ile insanların telefonlarını kullanarak herhangi bir yerdeki kişi ile konuşabilmeleri gibi, bilgisayar endüstrisi de benzer bir şebekeleşmeyi mümkün kale getirmeye çalışmaktadır.

AÇIK SİSTEM MİMARİLERİ: ALTI KRİTİK ALAN

Bir açık sistem dünyası yaratmak basit bir proje değildir. yazılım uyumluluğu ve parça uyumluluğu teknolojinin her alanında sağlanabilmelidir. Burada ortaklaşa işlerin ortamları. sistemler arası haberleşme, paylaşımlı ve dağıtılmış DATABASELER ve uygulama geliştirme ortamlarının geliştirilmesi gerekmektedir.