kmars.JPG (3297 bytes)

LIDERLIK

II - LIDERLIKTE DAVRANISSAL SAPMA KREDISI
(IDIOSYNCRACY CREDIT) YAKLASIMI

Prof. Dr. Tanil KILINÇ

 

Liderligi bagimli bir degisken olarak görüp, lider davranisinin nedenlerini ele alan yeni liderlik akiminin Tepkici Model alt ayrimini en iyi temsil eden kuramlardan birisi Davranissal Sapma Kredisi olarak Türkçe" lestirebilecegimiz "Idiosyncrasy credit" modelidir.

 

A - MODELIN TEMEL DEGISKENLERI

Çalismanizda Dikey Ikili Baglanti ve Atif Kurumlariyla paralellik kurulmasi açisindan, Davranissal Sapma Kredisi (DSK) modelinin incelenmesinde de Dikey Ikili Baglanti modelinde izlenen yolun benzeri bir mantiksal sira takip edilecektir. Bu cümleden olmak üzere, öncelikle modele temel olusturan düsünme tarzi ve temel degiskenler bu baslik altinda ele alinacak, daha sonra modelin isleyis sekli, geçerliligine yönelik çalismalar ve genel degerlendirmesi ayri basliklar halinde sunulacaktir.

1 - Modele Temel Olusturan Düsünce Tarzi

Hollander tarafindan 1969 yilinda gelistirilen bu kuram temel olarak bir grup içinde lider etkinliginin belirleyicisi olan faktörleri ve liderligin ortaya çikisini açiklamaya çalisir. Modele adini veren Davranissal Sapma Kredisi (Idiosyncrasi Credit)* kavrami, bir bireyin grubunun genel beklentilerinin disina çikabilme (beklentilerden sapabilme) derecesi olarak tanimlanmistir.

Davranissal Sapma Kredisi yaklasiminin orijini liderlik kavraminin tanimindaki mesruiyet ve grubun amacina eristirilmesi olgularina dayanir. Bilindigi üzere liderlik en genel anlamda "bir bireyin, grubu istenilen örgüt ya da grup amaçlarina ulasabilmesi için etkilemesi süreci" olarak tanimlanmistir. Tanimin dikkatlice irdelenmesi, üç önemli noktanin açikça görülmesini saglayacaktir.

  • Bunlardan birincisi, liderligin tek basina bir kisiyi ifade etmeyip, bir süreci vurguladigi hususudur. Buna göre, biçimsel bir grubun atanmis (biçimsel) lideri (yani yasal örgütsel güce - otoriteye - sahip olan müdür, yön. kurulu baskani, bashemsire, gibi) liderlik davranisinin gösterebilecegi gibi, göstermeyebilir de. Buna karsilik bir kisinin liderlik davranisi gösterebilmesi için mutlaka biçimsel lider olmasi da bir zorululuk degildir.
  • Tanimda vurgulanan ikinci önemli husus liderligin bir "etkileme" süreci oldugudur ki, bu da liderligin mesruiyet (yasallik) düzeyini ifade eder baska bir deyisle, grubun geri kalan üyelerinin açikça ya da üstü kapali olarak liderin etkisini kabul etmesi anlami tasir. Dolayisi ile sayet bir lider grubunun gözünde mesruiyete sahip degilse grubu etkileme yönündeki girisimlerinin basarili olamamasi güçlü bir olasiliktir ve hatta daha da kötüsü, grup üyelerinin liderin isteklerinin tam aksi yönünde davranmalari da kuvvetle muhtemeldir. Bu baglamda liderin gücünün, nihayetinde gruptan kaynaklanacagi sonucuna kolayca ulasilabilir.
  • Tanimda alti çizilen üçüncü önemli husus ise liderligin grubu amaca ulastirma ifadesi ile vurgulanmasidir. Buna göre, bir lider grubunu arzuladigi amaçlara dogru harekete geçiremiyor (ve/veya ulastiramiyor) ise, liderlik davranisini gösterdigi düsünülemeyecektir.

Bu noktada, bireye grubun diger üyelerini etkileme hakkini veren gücün ne oldugu sorusu önem kazanmaktadir. biçimsel bir grubun lideri söz konusu oldugundan bu güc yasal otorite adini alir, ve belirli bir pozisyona atanan kisiye örgüt tarafindan saglanan emir verme ve davranis belirleme hakki olarak ifade edilebilirz. Baska bir deyisle biçimsel bir liderin astlari, kendilerini liderlerinden gelen isteklere uymaya mecbur hissederler.

Buna karsilik liderin kisisel mesruiyeti ve kabul görme süreci mübadele (karsilikli degisim) yaklasimi çerçevesinden ele alindiginda, söz konusu etkileme gücünün lider ile astlari arasindaki karsilikli degisimin bir fonksiyonu olarak degerlendirildigi görülür. Bu degisim iliskisine göre bir liderin gruptan statü, taninma, saygi, uyum ve hâtta gelecekte daha fazla etkileyebilme kredisi elde edebilmesi için grubun arzuladigi hedeflere ulasmasina yardimci olacak talimatlari, uzmanligi, koordinasyonu ve özel kaynaklari saglamasi gerekecektir.

Iste Davranissal Sapma Kredisi olgusu kabaca gruptaki hipotetik kabul, statü ya da mesruiyet birimi olarak tanimlanabilir. Buna göre, bir liderin (ya da grup üyelerinden herhangi birinin), grubun normlarina sadakat gösterdigi ve/veya grubun birincil hedefine katkida bulunan önemli bir sey yaptigi her durumda, grubu etkileme yönünde davranissal sapma kredisi kazanma (yani kabul görme, statü ya da mesruiyet elde etme), söz konusu olacaktir. Buna karsilik, grup normlarinin disina tasan ya da grubun birincil görevinden uzaklasmasina neden olan davranislar için ise davranissal sapma kredilerini (mesruiyetini, statüsünü ve grubun kabulnü) yitirilmesi kuvvetle muhtemel hale gelecektir.

 2 - Modelin Degiskenleri

Modeli irdeleyen çesitli kaynaklarda net olarak vurgulanmamakla birlikte, kuramin diger liderlik kuramlariyla paralelliginin saglanmasi açisindan bagimli - bagimsiz degisken iliskililigi çerçevesinde ele alinmasi halinde, liderin elde edecegi davranissal sapma kredilerinin bagimli degiskenleri; buna karlilik, söz konusu krediyi elde etmek için göstermek zorunda oldugu davranis tarzlarinin ise bagimsiz degiskenleri olusturacagi söylenebilir.

  1. Bagimsiz degiskenler: Yukarida açiklanan perspektiften hareketle, bir liderin (ve/veya gruptaki herhangi bir bireyin) grubu yönlendirme yönünde kendisine grup normlarinin disina çikma ya da grubun beklentilerinden sapma imtiyazi kazandiracak olan
  • grubun normlarina sadakat gösterme ve
  • grubun birincil amacina katkida bulunan birseyler yapma

davranislari modelin bagimsiz degiskenlerini olusturmaktadir. Burada grubun normlarina sadakat gösterme davranisinin normlardan sapabilme imtiyazi elde etmek için bagimsiz degisken olarak ele alinmasi bir paradoks olarak düsünülebilirse de, modelin isleyisi basliginda da ele alinacagi gibi, bu norma sadakat davranisi sadece lider-grup etkilesiminin baslangici için önem tasimaktadir.

b) Bagimli degiskenler: Yine ayni mantiktan hareketle, modelin bagimli degiskenleri, normlara sadakat ve amaca yönelik davranista bulunma sonucunda elde edilen sapma kredileri diger bir deyisle ,

  • Gruptan daha fazla kabul görme,
  • Statü elde etme, ya da
  • Mesruiyet kazanma

seklinde düsünülebilir.

Kuskusuz bu kredileri elde den birey, grup üzerinde normlardan saparak eylemde bulunma konusunda daha rahat olacaktir. Her ne kadar yukarida bagimli ve bagimsiz degiskenler olarak ayrimlamaya çalisilsa da, asagida, görülecegi üzere, modelin deterministik iliskililiginin (tipki Dikey Ikili Baglanti Modeli gibi) popüler durumsal liderlik yaklasimlarinda oldugu ölçüde net ve açik olmadiginin vurgulanmasinda yarar bulunmaktadir.

 B- MODELIN ISLEYIS SEKLI

Modelin haraket noktasi, "arzulanan bir hedefe daha iyi ulasilabilmesi için, grubun halihazirdaki faaliyette bulunma tarzinda bir degisim ya da yenilik yapilmasinin zorunlu oldugu" mantigina dayanmaktadir. Buna göre liderin grup üyelerinden daha fazla çaba harcamalarini (mesela daha uzun süre çalismalarini) ya da çalisma (is görme) yöntemlerini degistirmelerini istemesi söz konusu olacaktir. Oysa bu istek grup üyeleri açisindan statükodan (mevcut normlardan) sapma istegi olarak algilanacaktir ve üyelerin kendilerinden bu beklentide bulunan kimseye güven sorunu ortaya çikacaktir.

Iste, bu nedenden dolayi degisimi isteyecek kisinin, grup üyelerinin güvenini kazanmasi (yani grubun normlarin disinda davranisa sevkedecek sahsi bir krediye sahip olmasi) gerekir. Söz konusu kredinin elde edilmesi ise liderin grup ile etkilesiminin baslangicinda grup normlarina uygun davranmasi ve grubu yönetmek için zaman ve enerji harcamasi yoluyla gerçeklesir. Bu yolla elde edilen davranissal sapma kredileri, liderin kurumsal mesruiyeti ile birlikte bazi küçük degisimleri baslatmâkta kullanilabilir. Kuskusuz bu degisimler, grubun çalisma tarzini önemli ölçüde degistirmesini gerektirmeyen ve sonuç olarak çok fazla sapma kredisine mal olmayacak türden degisimlerdir.

Liderin söz konusu küçük degisim ve yeniliklerinin basarisi kendisine bunlar için harcadiklarindan daha fazla sapma kredisi kazandiracaktir. Diger bir deyisle, bazi küçük degisimlerin baslatilip, bunlann etkinliklerinin saglanmasiyla lider daha fazla sapma kredisi toplayacaktir.

Bu sekilde kredi toplamayi sürdüren bir lider zamanla normlardan sapma asamasina ulasir. Bununla birlikte, böyle yüksek krediye sahip bir lider, simdi de yeni farklilasmis beklentilerin baskisi altina girecektir. Söz konusu beklentiler, yüksek kredili kisilerin, grubun önemli amaçlara ulasmasina yardimci olacak biçimde yenilikçi olmasi gerekecegi yönündedir. Dolayisi ile lider su anda, daha önceleri yeterli krediye sahip olamadigi için baslatamadigi radikal degisimlen baslatabilecek noktadadir ve grup ta onun normlardan sapmayi gerektirecek öneri ve talimatlarina uymaya hazirdir. Böylelikle, olasi bir basan liderin kisisel mesruiyetini ve kabulünü saglayacak ve sonuçta, lider grubu üzerinde zamanla çok daha fazla bir etki yaratabilecektir. Kuskusuz bunun tersi de dogrudur. Yani muhtemel bir basarisizlik halinde lider kredisinin çogunu yitirecegi gibi, mesruiyeti de zedelenerek, grup üzerindeki etkisi azalacaktir.

Bu isleyis çerçevesinde dikkat edilmesi gereken bir nokta ise liderin elde ettigi kredilerinin üzerinde sonsuza dek oturamayacagidir. Genel olarak liderlerden, grubun amaçlarini daha iyi gerçeklestirebilmesine yardimci olacak seyleri yapmalari ve gerekli degisimi baslatmalari beklenir. Baska bir ifade ile liderden, kazanmis oldugu sapma kredilerini kullanmasi beklenir. Sayet kazanilmis olan krediler hiç bir zaman kullanilmiyorsa zamanla azar azar yitirilecektir. Böylelikle, belirli bir sapma kredisi elde eden liderin eylemsizligi, sonuç olarak kisisel mesruiyetini ve yeni degisimleri baslatma yetenegini zedeleyecektir.

 C - MODELIN GEÇERLILIGINE YÖNELIK ÇALISMALAR

Davranissal Sapma Kredisi Modeli'nin geçerliligine yönelik çalismalar, modelin öngördügü temel çikarimlar çerçevesinde ele alindiginda daha anlamli olarak degerlenebilecegi için önce söz konusu çikarimlar üzerinde durulacaktir.

1 - Modelin Temel Hipotezleri ve Çikarimlari:

Davranissal Sapma Kredisi modelinin temel çikarimlarindan biri; bir grup normuna baglanan ve gruba amacini gerçeklestirme sürecini basarmasinda yardimci olan bir kisinin bunlari yapmada basarili olamayan bir kisiden farkli olarak degerlenecegi yönündedir. Dolayasi ile norma bagli ve amaci gerçeklestirmeye yönelik davranista bulunan kisinin grup lideri olarak ortaya çikma olasiligi, diger üyelere nazaran, daha yüksek olacaktir.

Modelin gelistiricisi olan Hollander, yüksek statülü kisilerin düsük statülü kisilere nazaran istenilir olarak algilama olasiliklarinin daha yüksek oldugunu vurgulamistir. Modelin bu ikinci çikarimina göre, kendisine liderlik atfedilen bir kisinin davranislarinda bir kez güçlü bir liderlik özelligi bulunuyorsa, bu özelligin takviye edilmesi çok daha kolay olacaktir. Baska bir deyisle yüksek statüye sahip olan kisiler kendilerine atfedilen bu özellik nedeniyle davranissal sapma kredilerini kazanmada çok daha fazla firsata sahip olacaklardir. Bunlardan hareketle, diger faktörlerin esit olmasi halinde, model statülerin, statüleri dogurdugu yönünde bir öngörüye sahiptir.

Model açisindan diger önemli bir öngörü, liderin potansiyel izleyicilerinin gözünde grup ile özdeslesmis olarak görülmesidir. Bunun anlami, liderin grubun âktivitelerinde içeriliyor olmasidir. Izleyicilerinin gözünde grupla özdeslesmis olarak algilanan lider, grubun istek ve gereksinimlerine yönelik duyarliligini açikça göstermek zorundadir.

Keza, Hollander Liderin teknik ve sosyal becerileri açisindan sahip oldugu yeterliligin de kritik bir faktör oldugunu vurgulamistir. Söz konusu yeterlilik özellikle grubun amaçlarini gerçeklestirebilmesini saglama açisindan önemlidir.

Modelin öngörüleri arasinda grup ile özdeslesme ve yeterlilik özelliklerine ilaveten, lider etkinliginin belirlenmesinde önemli olarak hipotezlestirilen üç davranissal süreç daha mevcuttur.

i) Grubu yapilandirma ve amaç belirleme davranisi,

ii) Yeni durumlarin ortaya çikmasina paralel olarak degisim gerekliliklerine adapte olma ve esnekligi sürdürme davranisi.

iii) Sosyal iliskiler olusturma davranisi. (Bu daha çok duygusal dengeye sahip olma, güvenilir olma ve ödüllerin paylastirilmasinda dürüst olma seklinde kendisini hissettirir.)

Davranissal Sapma Kredisi modeli lider etkinligine yönelik olarak su özgün davranislari hipotezlestirmistir:

  • Grup üyelerinin kendilerini etkileyecek olan kararlar ya da eylemler konusunda haberdar edilmesi ve onlarin katilimini saglayarak, grup içi iletisimin tesvik edilmesi,
  • Grubun çikarina olan davranislar ödüllendirilirken, grup çikarlarina aykiri davranislara prim vermekten önemli ölçüde kaçinilmasi,
  • Gücün ve yönlendirici davranisin kullaniliminin mümkün oldugunca frenlenmesi,
  • Diger gruplarla ve liderin kendi grubunun özel bazi isteklerde bulundugu üst otorite konumundaki pozisyonlarla haberlesilmesi.

Modelin öngörülerinden sonuncusu ise, örgüt tarafindan grup lideri pozisyonuna atanmis olan kisilere kiyasla, bu pozisyona grup üyeleri tarafindan seçilen kisilerin yararli olacagi düsünülen degisimleri baslatmasinin, gruba daha fazla serbesti hissi verecegi yolundadir. Bu grup seçimiyle gelen liderin grup tarafindan açik bir biçimde kabul görmesinden kaynaklanmaktadir. Dolayisi ile de liderin harcayabilecegi davranissal sapma kredisine sahip oldugunun bir göstergesidir. Oysa atanmis bir liderin grup tarafindan kabul edildigini gösteren böyle açik bir ifade mevcut degildir ve bu nedenle de atanmis lider tam olarak ne kadar davranissal sapma kredisine sahip oldugu hususundan emin olamayacaktir.

2 - Modelin Geçerliligini Test Etmeye Yönelik Arastirmalar

Yukarida belirtilen hipotez, öngörü ve çikarimlarin test edilmesine yönelik olarak gerek modelin gelistiricisi olan Hollander gerekse diger bilim adami ve arastirmacilar tarafindan bir çok arastirma yapilmistir. Bu çalismalarda bazilari modelin hipotez ve öngörülerine uyumlu bazilari ise aksi yönde bulgulara ulasilmistir.

Hollander tarafindan yürütülen çalismalarin birinde, grup normlarinin yüksek ve düsük yeterlilige sahip insanlarca ihlal edilmesinin grup tarafindan toleransla karsilanmasi açisindan bir farklilik olup, olmadigi üzerinde durulmustur. Çalisma bulgulari, grup normlarini ihlal eden kisinin yüksek yeterlilige (teknik ve sosyal açidan) sahip olmasi halinde (düsük yetirlilige sahip olanlara nazaran), grup tarafindan daha fazla tolerans gördügü yönündedir. Buna göre, bir kisinin grup normlarini, yeterliligini kanitladiktan sonra ihlal etmesi halinde (yeterliligini kanitlamadan yapacagi bir ihlale nazaran), grup üzerindeki nüfuzu (etkileme derecesi) daha yüksek olmaktadir .

Yine Hollander ve Julian tarafindan 1970 yilinda yürütülen bir laboratuar arastirmasinda grup tarafindan seçilen ve atanan liderlerin de grubun tercihlerine ters yönde kararlari almada anlamli farklilik gösterip, göstermedikleri incelenmistir. Dörder kisiden olusan 10 ögrenci grubu üzerinde yürütülen bu çalisma sonucunda, liderlerin toplam çalisma sürelerinin üçte biri kadar bir süre, gruplarindaki diger üyelerin tercihlerine (ki bu tercihler kasten olasi en yanlis tercihler olarak empoze edilmistir) aykiri kararlari verdikleri görülmüstür. Yarisi arastirmacilar tarafindan atanan, diger yarisi da grup üyeleri tarafindan seçilen (ya da öyle olduguna inanan) liderler arasinda, grubun tercihine aykiri kararlarin verilmesi açisindan anlamli bir farklilik bulunmus, seçilmis olan liderler modelin hipotezlestirdigi biçimde, grup tercihlerine aykiri olan kararlarin verilmesinde (grup için iyi olduguna inanarak) kendilerini daha rahat hissetmisler ve daha fazla aykiri kararlar almislardir.

Keza davranissal sapma kredisi modelinin, liderligin belirleyicisi olarak öne sürdügü yeterlilik (competence) özelliginin (yani liderin, grubun amaçarini gerçeklestirmesine katkida bulunmasina yönelik zihinsel, sosyal, yönetsel ve teknik yeterliliginin) önemi de orman koruculari, demir yolu faaliyetleri, imalat faaliyetleri arastirma faaliyetleri ve askeri muharebe operasyonlari gibi farkli alanlarda ortaya konmustur.

Stogdill'in 1945 ile 1974 yillari arasinda yayinlanan ve faktör analizini içeren 52 çalismanin mukayeseli analizini kapsayan çalismasinda da, liderlikle uyumlu olarak en sik ortaya çikan faktörler (meydana gelme sirasina göre) söyle siralanmistir.

  • Sosyal ve bireylerarasi beceriler,
  • Teknik beceriler,
  • Yönetsel beceriler,
  • Liderlik etkinligi ve basarisi,
  • Sosyal yakinlik ve arkadaslik,
  • Zihinsel (entellektüel) beceriler.

Stogdill'in analiz ettigi bu çalismalar, Davranissal Sapma Kredisi kuraminin lider yeterliligi konusundaki öngörüleriyle uyum göstermektedir. Hatta, bunun da ötesinde, lider yeterliliginin pek çok çesidi oldugunu ortaya koymaktadir. Bugüne kadar yapilan liderlikle ilgili durum analizleri, özgün bir lider yeterliligi (competence) türünü ortaya koyacak sistematik bir yönteme ulasamamislardir. Bu nedenle de liderden beklenen biçimsel rol, astlarin görevleri, astlarin yetenek düzeyi ve astlarin gereksinimleri özgün lider yeterliliginin belirleyicileri olarak düsünülmektedir. Bir yandan da modelin liderligin belirleyicisi olarak hipotezlestirmis oldugu zihinsel, sosyal, yönetsel ve teknik yeterlilik gereklerini belirleyen davranissal faktörleri tanimlamaya yönelik arastirmalar sürdürülmektedir.

Hollander'in önermis oldugu "yüksek statülü kisilerin, düsük statülü olanlara nazaran istenilir olarak algilanma olasiliklarinin daha fazla olacagi" yönündeki hipotezi destekleyen pek çok arastirma mevcuttur.

Örnegin Knapp ve Knapp ile Bass, yüksek statülü bireylerin, diger bireyleri etkilemeye daha fazla çaba gösterecegini; Pepitone, "bu kisilerin genellikle daha cazip olarak algilandigini;" Sherif, White ve Harvey; Gardner; Hamblin, Miller ve Wiggins ise ayri ayri yürüttükleri çalismalarinda "bu kisilerin daha yetenekli oldugunu" bulmuslardir. Diger taraftan Hollander; Sabath; Goldberg ve Everson ise grup üyelerinin yüksek statülü bireylerce getirilen degisimleri ve sergilenen uyumsuz davranislari kabul etmeye daha fazla egilimli (mütemayil) olduklarini ortaya koymuslardir.

Buna karsilik Jacobs, Davranissal Sapma Kredisi kuramini desteklemeyen iki çalismadan söz etmektedir. Söz konusu çalismalarda, grup normlarini grubu amacina ulastirma pahasina da olsa ihlal eden yüksek statülü kisilerin, modelde öngörülenin aksine, daha fazla statü kaybina maruz kaldiklari sonucuna ulasilmistir.

 

D - MODELIN GENEL DEGERLENMESI

Model genel olarak ele alindiginda, uygulamadaki liderlik davranislarinin açiklamasi açisindan son derece mantiksal bir perspektif getirdigi söylenebilir. Genel olarak pek çok liderin gruplarindaki kisisel mesruiyetlerinden ve kabul düzeylerinden bahsederlerken "davranissal sapma kredisi" terimini kullanmasalar da, bu kavramin farkinda olduklari ve modelin öngörülerine uyumlu davrandiklari bir gerçektir.

Diger yandan, Davranissal Sapma Kredisi Kuramini diger liderlik kuramlarindan ayird eden en önemli husus, liderin gruba amaçlarini gerçeklestirebilmesinde yardimci olacak yeterlilik (competence) özelligine agirlik vermesidir. Hollander, bir gruptaki herhangi bir bireyin, grup beklenti ve normlarindan sapabilmek için yeterince kredi elde etmesine karsilik, böyle bir sapma davranisi göstermeyebilecegini ve dolayisi ile de sapma kredisi olan her bireyin lider haline gelmesinin zorunluluk olmadigini ifade ederek, bireysel liderligin ortaya çikmasinin büyük ölçüde krediye sahip bir bireyin grubu yönlendirnie yetenegine bagli oldugunu açikça vurgulamistir.

Özetle, model kuramsal geçerliligi açisindan hala büyük ölçüde test edilmeye ihtiyaç gösterse de, lider davranisini lider ile grup arasindaki karsilikli tepkici etkilesimin bir sonucu olarak ele alan bakis açisi ve son derece mantikli hipotez ve öngörüleriyle, örgütsel liderlik literatüründe önemli bir yere sahip olmaya aday konumundadir.