Liderligi bagimli
bir degisken olarak görüp, lider davranisinin nedenlerini ele alan yeni liderlik
akiminin Tepkici Model alt ayrimini en iyi temsil eden kuramlardan birisi Davranissal
Sapma Kredisi olarak Türkçe" lestirebilecegimiz "Idiosyncrasy
credit" modelidir.
A - MODELIN TEMEL DEGISKENLERI
Çalismanizda Dikey Ikili Baglanti ve Atif Kurumlariyla paralellik
kurulmasi açisindan, Davranissal Sapma Kredisi (DSK) modelinin incelenmesinde de Dikey
Ikili Baglanti modelinde izlenen yolun benzeri bir mantiksal sira takip edilecektir. Bu
cümleden olmak üzere, öncelikle modele temel olusturan düsünme tarzi ve temel
degiskenler bu baslik altinda ele alinacak, daha sonra modelin isleyis sekli,
geçerliligine yönelik çalismalar ve genel degerlendirmesi ayri basliklar halinde
sunulacaktir.
1 - Modele Temel Olusturan Düsünce Tarzi
Hollander tarafindan 1969 yilinda gelistirilen bu kuram temel
olarak bir grup içinde lider etkinliginin belirleyicisi olan faktörleri ve liderligin
ortaya çikisini açiklamaya çalisir. Modele adini veren Davranissal Sapma Kredisi
(Idiosyncrasi Credit)* kavrami, bir bireyin grubunun genel beklentilerinin disina
çikabilme (beklentilerden sapabilme) derecesi olarak tanimlanmistir.
Davranissal Sapma Kredisi yaklasiminin orijini liderlik kavraminin
tanimindaki mesruiyet ve grubun amacina eristirilmesi olgularina dayanir. Bilindigi üzere
liderlik en genel anlamda "bir bireyin, grubu istenilen örgüt ya da grup
amaçlarina ulasabilmesi için etkilemesi süreci" olarak tanimlanmistir.
Tanimin dikkatlice irdelenmesi, üç önemli noktanin açikça görülmesini
saglayacaktir.
- Bunlardan birincisi, liderligin tek basina bir kisiyi ifade etmeyip, bir süreci
vurguladigi hususudur. Buna göre, biçimsel bir grubun atanmis (biçimsel) lideri (yani
yasal örgütsel güce - otoriteye - sahip olan müdür, yön. kurulu baskani, bashemsire,
gibi) liderlik davranisinin gösterebilecegi gibi, göstermeyebilir de. Buna karsilik bir
kisinin liderlik davranisi gösterebilmesi için mutlaka biçimsel lider olmasi da bir
zorululuk degildir.
- Tanimda vurgulanan ikinci önemli husus liderligin bir "etkileme"
süreci oldugudur ki, bu da liderligin mesruiyet (yasallik) düzeyini ifade eder baska bir
deyisle, grubun geri kalan üyelerinin açikça ya da üstü kapali olarak liderin
etkisini kabul etmesi anlami tasir. Dolayisi ile sayet bir lider grubunun gözünde
mesruiyete sahip degilse grubu etkileme yönündeki girisimlerinin basarili olamamasi
güçlü bir olasiliktir ve hatta daha da kötüsü, grup üyelerinin liderin isteklerinin
tam aksi yönünde davranmalari da kuvvetle muhtemeldir. Bu baglamda liderin gücünün,
nihayetinde gruptan kaynaklanacagi sonucuna kolayca ulasilabilir.
- Tanimda alti çizilen üçüncü önemli husus ise liderligin grubu amaca ulastirma
ifadesi ile vurgulanmasidir. Buna göre, bir lider grubunu arzuladigi amaçlara dogru
harekete geçiremiyor (ve/veya ulastiramiyor) ise, liderlik davranisini gösterdigi
düsünülemeyecektir.
Bu noktada, bireye grubun diger üyelerini etkileme hakkini veren
gücün ne oldugu sorusu önem kazanmaktadir. biçimsel bir grubun lideri söz konusu
oldugundan bu güc yasal otorite adini alir, ve belirli bir pozisyona atanan kisiye
örgüt tarafindan saglanan emir verme ve davranis belirleme hakki olarak ifade
edilebilirz. Baska bir deyisle biçimsel bir liderin astlari, kendilerini liderlerinden
gelen isteklere uymaya mecbur hissederler.
Buna karsilik liderin kisisel mesruiyeti ve kabul görme süreci
mübadele (karsilikli degisim) yaklasimi çerçevesinden ele alindiginda, söz konusu
etkileme gücünün lider ile astlari arasindaki karsilikli degisimin bir fonksiyonu
olarak degerlendirildigi görülür. Bu degisim iliskisine göre bir liderin gruptan
statü, taninma, saygi, uyum ve hâtta gelecekte daha fazla etkileyebilme kredisi elde
edebilmesi için grubun arzuladigi hedeflere ulasmasina yardimci olacak talimatlari,
uzmanligi, koordinasyonu ve özel kaynaklari saglamasi gerekecektir.
Iste Davranissal Sapma Kredisi olgusu kabaca gruptaki hipotetik kabul,
statü ya da mesruiyet birimi olarak tanimlanabilir. Buna göre, bir liderin (ya da grup
üyelerinden herhangi birinin), grubun normlarina sadakat gösterdigi ve/veya grubun
birincil hedefine katkida bulunan önemli bir sey yaptigi her durumda, grubu etkileme
yönünde davranissal sapma kredisi kazanma (yani kabul görme, statü ya da mesruiyet
elde etme), söz konusu olacaktir. Buna karsilik, grup normlarinin disina tasan ya da
grubun birincil görevinden uzaklasmasina neden olan davranislar için ise davranissal
sapma kredilerini (mesruiyetini, statüsünü ve grubun kabulnü) yitirilmesi kuvvetle
muhtemel hale gelecektir.
2 - Modelin Degiskenleri
Modeli irdeleyen çesitli kaynaklarda net olarak vurgulanmamakla
birlikte, kuramin diger liderlik kuramlariyla paralelliginin saglanmasi açisindan bagimli
- bagimsiz degisken iliskililigi çerçevesinde ele alinmasi halinde, liderin elde edecegi
davranissal sapma kredilerinin bagimli degiskenleri; buna karlilik, söz konusu krediyi
elde etmek için göstermek zorunda oldugu davranis tarzlarinin ise bagimsiz degiskenleri
olusturacagi söylenebilir.
- Bagimsiz degiskenler:
Yukarida açiklanan perspektiften hareketle, bir liderin
(ve/veya gruptaki herhangi bir bireyin) grubu yönlendirme yönünde kendisine grup
normlarinin disina çikma ya da grubun beklentilerinden sapma imtiyazi kazandiracak olan
- grubun normlarina sadakat gösterme
ve
- grubun birincil amacina katkida
bulunan birseyler yapma
davranislari modelin bagimsiz degiskenlerini olusturmaktadir. Burada
grubun normlarina sadakat gösterme davranisinin normlardan sapabilme imtiyazi elde etmek
için bagimsiz degisken olarak ele alinmasi bir paradoks olarak düsünülebilirse de,
modelin isleyisi basliginda da ele alinacagi gibi, bu norma sadakat davranisi sadece
lider-grup etkilesiminin baslangici için önem tasimaktadir.
b) Bagimli degiskenler: Yine ayni mantiktan hareketle, modelin
bagimli degiskenleri, normlara sadakat ve amaca yönelik davranista bulunma sonucunda elde
edilen sapma kredileri diger bir deyisle ,
- Gruptan daha
fazla kabul görme,
- Statü elde etme,
ya da
- Mesruiyet kazanma
seklinde düsünülebilir.
Kuskusuz bu kredileri elde den birey, grup üzerinde normlardan saparak
eylemde bulunma konusunda daha rahat olacaktir. Her ne kadar yukarida bagimli ve bagimsiz
degiskenler olarak ayrimlamaya çalisilsa da, asagida, görülecegi üzere, modelin
deterministik iliskililiginin (tipki Dikey Ikili Baglanti Modeli gibi) popüler durumsal
liderlik yaklasimlarinda oldugu ölçüde net ve açik olmadiginin vurgulanmasinda yarar
bulunmaktadir.
B- MODELIN ISLEYIS SEKLI
Modelin haraket noktasi, "arzulanan bir hedefe daha iyi
ulasilabilmesi için, grubun halihazirdaki faaliyette bulunma tarzinda bir degisim ya da
yenilik yapilmasinin zorunlu oldugu" mantigina dayanmaktadir. Buna göre
liderin grup üyelerinden daha fazla çaba harcamalarini (mesela daha uzun süre
çalismalarini) ya da çalisma (is görme) yöntemlerini degistirmelerini istemesi söz
konusu olacaktir. Oysa bu istek grup üyeleri açisindan statükodan (mevcut
normlardan) sapma istegi olarak algilanacaktir ve üyelerin kendilerinden bu
beklentide bulunan kimseye güven sorunu ortaya çikacaktir.
Iste, bu nedenden dolayi degisimi isteyecek kisinin, grup üyelerinin
güvenini kazanmasi (yani grubun normlarin disinda davranisa sevkedecek sahsi bir krediye
sahip olmasi) gerekir. Söz konusu kredinin elde edilmesi ise liderin grup ile
etkilesiminin baslangicinda grup normlarina uygun davranmasi ve grubu yönetmek için
zaman ve enerji harcamasi yoluyla gerçeklesir. Bu yolla elde edilen davranissal sapma
kredileri, liderin kurumsal mesruiyeti ile birlikte bazi küçük degisimleri baslatmâkta
kullanilabilir. Kuskusuz bu degisimler, grubun çalisma tarzini önemli ölçüde
degistirmesini gerektirmeyen ve sonuç olarak çok fazla sapma kredisine mal olmayacak
türden degisimlerdir.
Liderin söz konusu küçük degisim ve yeniliklerinin basarisi
kendisine bunlar için harcadiklarindan daha fazla sapma kredisi kazandiracaktir. Diger
bir deyisle, bazi küçük degisimlerin baslatilip, bunlann etkinliklerinin saglanmasiyla
lider daha fazla sapma kredisi toplayacaktir.
Bu sekilde kredi toplamayi sürdüren bir lider zamanla normlardan
sapma asamasina ulasir. Bununla birlikte, böyle yüksek krediye sahip bir lider, simdi de
yeni farklilasmis beklentilerin baskisi altina girecektir. Söz konusu beklentiler,
yüksek kredili kisilerin, grubun önemli amaçlara ulasmasina yardimci olacak biçimde
yenilikçi olmasi gerekecegi yönündedir. Dolayisi ile lider su anda, daha önceleri
yeterli krediye sahip olamadigi için baslatamadigi radikal degisimlen baslatabilecek
noktadadir ve grup ta onun normlardan sapmayi gerektirecek öneri ve talimatlarina uymaya
hazirdir. Böylelikle, olasi bir basan liderin kisisel mesruiyetini ve kabulünü
saglayacak ve sonuçta, lider grubu üzerinde zamanla çok daha fazla bir etki
yaratabilecektir. Kuskusuz bunun tersi de dogrudur. Yani muhtemel bir basarisizlik halinde
lider kredisinin çogunu yitirecegi gibi, mesruiyeti de zedelenerek, grup üzerindeki
etkisi azalacaktir.
Bu isleyis çerçevesinde dikkat edilmesi gereken bir nokta ise liderin
elde ettigi kredilerinin üzerinde sonsuza dek oturamayacagidir. Genel olarak liderlerden,
grubun amaçlarini daha iyi gerçeklestirebilmesine yardimci olacak seyleri yapmalari ve
gerekli degisimi baslatmalari beklenir. Baska bir ifade ile liderden, kazanmis oldugu
sapma kredilerini kullanmasi beklenir. Sayet kazanilmis olan krediler hiç bir zaman
kullanilmiyorsa zamanla azar azar yitirilecektir. Böylelikle, belirli bir sapma kredisi
elde eden liderin eylemsizligi, sonuç olarak kisisel mesruiyetini ve yeni degisimleri
baslatma yetenegini zedeleyecektir.
C - MODELIN GEÇERLILIGINE YÖNELIK ÇALISMALAR
Davranissal Sapma Kredisi Modeli'nin geçerliligine yönelik
çalismalar, modelin öngördügü temel çikarimlar çerçevesinde ele alindiginda daha
anlamli olarak degerlenebilecegi için önce söz konusu çikarimlar üzerinde
durulacaktir.
1 - Modelin Temel Hipotezleri ve Çikarimlari:
Davranissal Sapma Kredisi modelinin temel çikarimlarindan biri;
bir grup normuna baglanan ve gruba amacini gerçeklestirme sürecini basarmasinda yardimci
olan bir kisinin bunlari yapmada basarili olamayan bir kisiden farkli olarak degerlenecegi
yönündedir. Dolayasi ile norma bagli ve amaci gerçeklestirmeye yönelik davranista
bulunan kisinin grup lideri olarak ortaya çikma olasiligi, diger üyelere nazaran, daha
yüksek olacaktir.
Modelin gelistiricisi olan Hollander, yüksek statülü kisilerin
düsük statülü kisilere nazaran istenilir olarak algilama olasiliklarinin daha yüksek
oldugunu vurgulamistir. Modelin bu ikinci çikarimina göre, kendisine liderlik atfedilen
bir kisinin davranislarinda bir kez güçlü bir liderlik özelligi bulunuyorsa, bu
özelligin takviye edilmesi çok daha kolay olacaktir. Baska bir deyisle yüksek statüye
sahip olan kisiler kendilerine atfedilen bu özellik nedeniyle davranissal sapma
kredilerini kazanmada çok daha fazla firsata sahip olacaklardir. Bunlardan hareketle,
diger faktörlerin esit olmasi halinde, model statülerin, statüleri dogurdugu yönünde
bir öngörüye sahiptir.
Model açisindan diger önemli bir öngörü, liderin potansiyel
izleyicilerinin gözünde grup ile özdeslesmis olarak görülmesidir. Bunun anlami,
liderin grubun âktivitelerinde içeriliyor olmasidir. Izleyicilerinin gözünde grupla
özdeslesmis olarak algilanan lider, grubun istek ve gereksinimlerine yönelik
duyarliligini açikça göstermek zorundadir.
Keza, Hollander Liderin teknik ve sosyal becerileri açisindan sahip
oldugu yeterliligin de kritik bir faktör oldugunu vurgulamistir. Söz konusu yeterlilik
özellikle grubun amaçlarini gerçeklestirebilmesini saglama açisindan önemlidir.
Modelin öngörüleri arasinda grup ile özdeslesme ve yeterlilik
özelliklerine ilaveten, lider etkinliginin belirlenmesinde önemli olarak
hipotezlestirilen üç davranissal süreç daha mevcuttur.
i) Grubu yapilandirma ve amaç belirleme davranisi,
ii) Yeni durumlarin ortaya çikmasina paralel olarak degisim
gerekliliklerine adapte olma ve esnekligi sürdürme davranisi.
iii) Sosyal iliskiler olusturma davranisi. (Bu daha çok duygusal
dengeye sahip olma, güvenilir olma ve ödüllerin paylastirilmasinda dürüst olma
seklinde kendisini hissettirir.)
Davranissal Sapma Kredisi modeli lider etkinligine yönelik olarak su
özgün davranislari hipotezlestirmistir:
- Grup üyelerinin kendilerini etkileyecek olan kararlar ya da eylemler konusunda haberdar
edilmesi ve onlarin katilimini saglayarak, grup içi iletisimin tesvik edilmesi,
- Grubun çikarina olan davranislar ödüllendirilirken, grup çikarlarina aykiri
davranislara prim vermekten önemli ölçüde kaçinilmasi,
- Gücün ve yönlendirici davranisin kullaniliminin mümkün oldugunca frenlenmesi,
- Diger gruplarla ve liderin kendi grubunun özel bazi isteklerde bulundugu üst otorite
konumundaki pozisyonlarla haberlesilmesi.
Modelin öngörülerinden sonuncusu ise, örgüt tarafindan grup lideri
pozisyonuna atanmis olan kisilere kiyasla, bu pozisyona grup üyeleri tarafindan seçilen
kisilerin yararli olacagi düsünülen degisimleri baslatmasinin, gruba daha fazla
serbesti hissi verecegi yolundadir. Bu grup seçimiyle gelen liderin grup tarafindan açik
bir biçimde kabul görmesinden kaynaklanmaktadir. Dolayisi ile de liderin harcayabilecegi
davranissal sapma kredisine sahip oldugunun bir göstergesidir. Oysa atanmis bir liderin
grup tarafindan kabul edildigini gösteren böyle açik bir ifade mevcut degildir ve bu
nedenle de atanmis lider tam olarak ne kadar davranissal sapma kredisine sahip oldugu
hususundan emin olamayacaktir.
2 - Modelin Geçerliligini Test Etmeye Yönelik Arastirmalar
Yukarida belirtilen hipotez, öngörü ve çikarimlarin test
edilmesine yönelik olarak gerek modelin gelistiricisi olan Hollander gerekse diger bilim
adami ve arastirmacilar tarafindan bir çok arastirma yapilmistir. Bu çalismalarda
bazilari modelin hipotez ve öngörülerine uyumlu bazilari ise aksi yönde bulgulara
ulasilmistir.
Hollander tarafindan yürütülen çalismalarin birinde, grup
normlarinin yüksek ve düsük yeterlilige sahip insanlarca ihlal edilmesinin grup
tarafindan toleransla karsilanmasi açisindan bir farklilik olup, olmadigi üzerinde
durulmustur. Çalisma bulgulari, grup normlarini ihlal eden kisinin yüksek yeterlilige
(teknik ve sosyal açidan) sahip olmasi halinde (düsük yetirlilige sahip olanlara
nazaran), grup tarafindan daha fazla tolerans gördügü yönündedir. Buna göre, bir
kisinin grup normlarini, yeterliligini kanitladiktan sonra ihlal etmesi halinde
(yeterliligini kanitlamadan yapacagi bir ihlale nazaran), grup üzerindeki nüfuzu
(etkileme derecesi) daha yüksek olmaktadir .
Yine Hollander ve Julian tarafindan 1970 yilinda yürütülen bir
laboratuar arastirmasinda grup tarafindan seçilen ve atanan liderlerin de grubun
tercihlerine ters yönde kararlari almada anlamli farklilik gösterip, göstermedikleri
incelenmistir. Dörder kisiden olusan 10 ögrenci grubu üzerinde yürütülen bu çalisma
sonucunda, liderlerin toplam çalisma sürelerinin üçte biri kadar bir süre,
gruplarindaki diger üyelerin tercihlerine (ki bu tercihler kasten olasi en yanlis
tercihler olarak empoze edilmistir) aykiri kararlari verdikleri görülmüstür. Yarisi
arastirmacilar tarafindan atanan, diger yarisi da grup üyeleri tarafindan seçilen (ya da
öyle olduguna inanan) liderler arasinda, grubun tercihine aykiri kararlarin verilmesi
açisindan anlamli bir farklilik bulunmus, seçilmis olan liderler modelin
hipotezlestirdigi biçimde, grup tercihlerine aykiri olan kararlarin verilmesinde (grup
için iyi olduguna inanarak) kendilerini daha rahat hissetmisler ve daha fazla aykiri
kararlar almislardir.
Keza davranissal sapma kredisi modelinin, liderligin belirleyicisi
olarak öne sürdügü yeterlilik (competence) özelliginin (yani liderin, grubun
amaçarini gerçeklestirmesine katkida bulunmasina yönelik zihinsel, sosyal, yönetsel ve
teknik yeterliliginin) önemi de orman koruculari, demir yolu faaliyetleri, imalat
faaliyetleri arastirma faaliyetleri ve askeri muharebe operasyonlari gibi farkli alanlarda
ortaya konmustur.
Stogdill'in 1945 ile 1974 yillari arasinda yayinlanan ve faktör
analizini içeren 52 çalismanin mukayeseli analizini kapsayan çalismasinda da,
liderlikle uyumlu olarak en sik ortaya çikan faktörler (meydana gelme sirasina göre)
söyle siralanmistir.
- Sosyal ve bireylerarasi beceriler,
- Teknik beceriler,
- Yönetsel beceriler,
- Liderlik etkinligi ve basarisi,
- Sosyal yakinlik ve arkadaslik,
- Zihinsel (entellektüel) beceriler.
Stogdill'in analiz ettigi bu çalismalar, Davranissal Sapma Kredisi
kuraminin lider yeterliligi konusundaki öngörüleriyle uyum göstermektedir. Hatta,
bunun da ötesinde, lider yeterliliginin pek çok çesidi oldugunu ortaya koymaktadir.
Bugüne kadar yapilan liderlikle ilgili durum analizleri, özgün bir lider yeterliligi
(competence) türünü ortaya koyacak sistematik bir yönteme ulasamamislardir. Bu nedenle
de liderden beklenen biçimsel rol, astlarin görevleri, astlarin yetenek düzeyi ve
astlarin gereksinimleri özgün lider yeterliliginin belirleyicileri olarak
düsünülmektedir. Bir yandan da modelin liderligin belirleyicisi olarak hipotezlestirmis
oldugu zihinsel, sosyal, yönetsel ve teknik yeterlilik gereklerini belirleyen davranissal
faktörleri tanimlamaya yönelik arastirmalar sürdürülmektedir.
Hollander'in önermis oldugu "yüksek statülü kisilerin,
düsük statülü olanlara nazaran istenilir olarak algilanma olasiliklarinin
daha fazla olacagi" yönündeki hipotezi destekleyen pek çok arastirma
mevcuttur.
Örnegin Knapp ve Knapp ile Bass, yüksek statülü bireylerin, diger
bireyleri etkilemeye daha fazla çaba gösterecegini; Pepitone, "bu kisilerin
genellikle daha cazip olarak algilandigini;" Sherif, White ve Harvey;
Gardner; Hamblin, Miller ve Wiggins ise ayri ayri yürüttükleri çalismalarinda "bu
kisilerin daha yetenekli oldugunu" bulmuslardir. Diger taraftan Hollander;
Sabath; Goldberg ve Everson ise grup üyelerinin yüksek statülü bireylerce getirilen
degisimleri ve sergilenen uyumsuz davranislari kabul etmeye daha fazla egilimli
(mütemayil) olduklarini ortaya koymuslardir.
Buna karsilik Jacobs, Davranissal Sapma Kredisi kuramini desteklemeyen
iki çalismadan söz etmektedir. Söz konusu çalismalarda, grup normlarini grubu amacina
ulastirma pahasina da olsa ihlal eden yüksek statülü kisilerin, modelde öngörülenin
aksine, daha fazla statü kaybina maruz kaldiklari sonucuna ulasilmistir.
D - MODELIN GENEL DEGERLENMESI
Model genel olarak ele alindiginda, uygulamadaki liderlik
davranislarinin açiklamasi açisindan son derece mantiksal bir perspektif getirdigi
söylenebilir. Genel olarak pek çok liderin gruplarindaki kisisel mesruiyetlerinden ve
kabul düzeylerinden bahsederlerken "davranissal sapma kredisi" terimini
kullanmasalar da, bu kavramin farkinda olduklari ve modelin öngörülerine uyumlu
davrandiklari bir gerçektir.
Diger yandan, Davranissal Sapma Kredisi Kuramini diger liderlik
kuramlarindan ayird eden en önemli husus, liderin gruba amaçlarini
gerçeklestirebilmesinde yardimci olacak yeterlilik (competence) özelligine
agirlik vermesidir. Hollander, bir gruptaki herhangi bir bireyin, grup beklenti ve
normlarindan sapabilmek için yeterince kredi elde etmesine karsilik, böyle bir sapma
davranisi göstermeyebilecegini ve dolayisi ile de sapma kredisi olan her bireyin lider
haline gelmesinin zorunluluk olmadigini ifade ederek, bireysel liderligin ortaya
çikmasinin büyük ölçüde krediye sahip bir bireyin grubu yönlendirnie yetenegine
bagli oldugunu açikça vurgulamistir.
Özetle, model kuramsal geçerliligi açisindan hala büyük ölçüde test edilmeye
ihtiyaç gösterse de, lider davranisini lider ile grup arasindaki karsilikli tepkici
etkilesimin bir sonucu olarak ele alan bakis açisi ve son derece mantikli hipotez ve
öngörüleriyle, örgütsel liderlik literatüründe önemli bir yere sahip olmaya aday
konumundadir.