Çalismamizin bu kismina
kadar ele alinan karizmatik liderlik kuramlarinin genelde, liderin izleyicilerinin
tutumlarini dogrudan etkilemesine yöneldigi söylenebilir. (Psikoanalitik kuram hariç) .
Baska bir deyisle, bu kuramlarin çogunda karizma, lidere izleyicileri tarafinda
genellikle gerilimli durumlarda göstermis oldugu istisnai özelliklerin bir sonucu olarak
atfedilmistir. Buna karsilik, söz konusu kuramlarin hemen hepsi, karizmatik lidere
yönelik tepkilerin yiiz yüze etkilesimde bulunmayan pek çok kiside ayni anda nasil
ortaya çikabildigi hususuna bir açiklama getirmede yetersiz kalmislardir.
1- Karizmaya Sosyal Sirayet Yaklasiminin Yönelimi:
Meindl tarafindan 1990 yilinda gelistirilen Karizmaya Sosyal
Sirayet (Bulasma) Yaklasimi (A Social Contagion of Charisma), söz konusu yetersizligi
gidermeye yönelen "izleyici yönelimli" bir yaklasimdir(53). Bu yaklasima
göre, pek çok izleyicinin göstermis oldugu karizmatik tepki liderin izleyicilerinin her
biri üzerindeki dogrudan etkisinden ziyade izleyicilerin kendi aralarindaki sosyal
etkilesim sürecinden kaynaklanmaktadir. Yaklasim, lidere yönelik karizmatik tepkilerin
açiklanmasinda birincil bireylerarasi süreç olarak "sosyal sirayet (social
contagion)" üzerine odaklasir.
2- Sosyal Sirayet Olgusu:
Sosyal sirayet ya da bulasma, heyecanlarin ya da davranissal
tepkilerin bir grup insan arasinda esanli olarak (kendiliginden) yayilmasidir. Bu
süreçte insanlarin kaygi (anxiety) ve engellenmeye (frustration) karsi belirli bir yolla
davranniaya yönelik gizli egilimleri oldugu varsayilir. Yine, bu egilimlerin genellikle
sosyal normlarla ya da cezalandirilma korkusuyla yasaklandigi (bastirildigi) kabul edilir.
Bununla beraber, insanlar bir baskasinin bu davranissal tepkiyi
açikça ortaya koydugunu gördüklerinde, kendi egilimlerini baski altinda tutan
bariyerler asilarak, kendileri de ayni tepkiyi gösterirler. Örnegin, linç, ayaklanma ya
da panik gibi durumlarda bir kisinin heyecanini açiga vuran bir davranista bulunmaya
baslamasi (yani birine fiziki saldirida bulunmasi, magaza camini kirip, mallari
yagmalamaya baslamasi ya da tehlikeden canini kurtarmak için birini çignemesi gibi), bu
davranisi gözleyen diger insanlarin bastirilmis egilimlerini açiga çikarmasina ve söz
konusu davranisi taklit etmelerine tipik bir örnektir. Bu gibi durumlarda karsilikli
cesaretlendirme sürecinin islemesiyle davranissal tepkiler asiri düzeylere tirmanabilir
ve insanlar grup olarak -normal kosullarda tek baslarina iken asla yapmayacaklari seyleri-
toplu halde gerçeklestirirler.
3- Sosyal Sirayetin, Karizmaya Uygulanmasi:
Meindl pek çok insanin benlik kavramlarinda "kahramanca"
bir sosyal kimliklerinin bulundugunu öne sürmektedir. Bu kisiler, kendilerini kurban
etmeye ve ekstra çaba harcamaya istekli olmalarini hakli kilan coskulu bir pozitif benlik
imajina sahip olduklarina inanirlar. Genel olarak da bu sosyal kimlikler, daha göze
çarpici diger kimliklerin gölgesinde kalacak sekilde bastirilmislardir.
Bununla beraber, insanlar kahramanca sosyal kimliklerini harekete
geçirebilecek bir ideolojinin ya da liderin beklentisi içindedirler. Bu beklentiler de
çogunlukta insanlarin yasamini tehlikeye sokacak ya da kendisine saygisini kaybettirecek
ölçüde bir kriz durumunda karsilanmis olacaktir. Dolayisi ile insanlar bu tür
durumlarda ortaya çikan bir lidere ya da liderin sembolize ettigi davaya bagli olarak
heyecanlarini ve davranissal egilimlerini ifade edebileceklerdir.
Bu yaklasimi diger karizma kuramlarindan farkli kilan en önemli husus,
karizmatik liderin kim oldugunun pek önemli olmamasidir. Önemli olan bastirilmis duygu
ve tepkileri harekete geçirecek özelliklere sahip bir davanin olmasi ve birilerinin de
bu davanin sembolik liderligini üstlenmeleridir. Dolayisi ile baslangiçta davayi
sahiplenen kisi gündemde yeteri ölçüde kalamiyorsa ya da sahneye çok daha cazip
birisi çikarsa, izleyicilerin sadakatlerinin birdenbire ona yönelmesi kuvvetle muhtemel
olacaktir.
4- Karizmaya Sosyal Sirayet Süreci:
Meindl'e göre, sosyal sirayet süreci bir dizi olayi
içermektedir. Süreç muhtemelen kendine güveni düsük, örgütü ile güçlü bir
sosyal özdeslesme içinde bulunmayan bir kaç marjinal örgüt üyesinin mevcudiyeti ile
baslayacak, kahramanca davranis sendromu ise bir liderin ortaya çikrriasiyla harekete
geçirilecektir. Söz konusu lider de genellikle cazip bir ideolojiyi vurgulayan ya da
sahip oldugu bazi kisilik nitelikleri ve meziyetleri ile bu ideolojiyi sembolize eden
(örnegin köklü bir politik ya da dini aileden gelen) bir kisi olarak ortaya
çikacaktir. Her ne kadar Meindl tarafindan özel olarak vurgulanmamissa da,
baslangiçtaki bu degisimler için söz konusu etkileme yönteminin kisisel özdeslesme
oldugu açiktir. Izleyiciler, liderin geleneksel olmayan davranislarini taklit ederler ve
davaya sadakati sembolize eden davranislarda bulunurlar. Örnegin, özel elbiseler
giyerler, ayinsi selamlama ya da el isaretleri yaparlar, özel yeminler, sloganlar ve
hatta küfürler kullanirlar. Diger üyeler baslangiçta yeni davranislari acaip ve uygun
olmayan davranislar olarak görseler de, egilimlerini baski altinda tutan faktörlerin
ortadan kalkmaya baslamasiyla sosyal sirayet sitreci hizlanir ve süratle tüm örgüte
yayilir.
5- Sosyal Sirayeti Kolaylastirici Kosullar:
Sosyal sirayet yaklasimina göre lidere karizma atfedilmesi,
izleyicilerin davranislarindaki degisimin aklilestirilmesi ve açiklanmasi yönündeki
zihinsel sürecin bir sonucudur. Böyle bir aklilestirme, özellikle sosyal sirayetin,
izleyicilerin kabul görmüs inançlari ve asina olduklari sosyal kimlikleriyle uygun
olmayan davranislarla sonuçlanmasi durumunda siddetli bir gereksinim olarak ortaya
çikabilecektir. Lidere atfedilen nitelikler, lider ile dogrudan temas içinde bulunmayan
kisiler arasinda dolasan saiya ve rivayetlerle asiri mübalagali hale gelebilir. Örnegin,
siyasi bir liderin kahramanca davranislari ya da istisnai özellikleri, belirli bir siyasi
hareketin üyeleri arasinda hizla yayilabilir ya da dini bir liderin göstermis oldugu
mucize ve kerametlerle ilgili söylentiler dini bir cemaatin üyelerine kolayca sirayet
edebilir. Sonuç olarak, informal haberlesme imkanlarinin ve süratinin, sosyal sirayeti
hizlandiracagi ve kolaylastiracagi söylenebilir.
6- Karizmaya Sosyal Sirayet Yaklasiminin Genel Degerlemesi:
Meindl tarafindan gelistirilen Sosyal Sirayet Yaklasimi, karizmaya
izleyici yönelimli bir açiklama getirmesi, birbiriyle etkilesim içinde olmayan kisiler
arasinda karizmatik lidere sadakatin nedenini ele almasi ve (iderden ziyade
"dava"nin karizma atfindaki önemini vurgulamasi yönleriyle diger kavramlardan
oldukça farkli bir mahiyet arz etmektedir. Bununla beraber, Sosyal Sirayet Yaklasimi'nin
karizmatik liderligi tek basina açiklamakta yetersiz kalacagi da bir baska gerçektir.
Dolayisi ile diger karizmatik liderlik kavramlarini tamamlayici bir yaklasim olarak ele
alinmasi daha uygun olacaktir.
(53) Gary YUKL, Op.Cit., ss:329-330