Gerçekte Freud'un
kendisi hiç bir zaman "karizma" terimini kullanmamakla birlikte, çok
sayida tefsirci ve kuramci Freud'un lider-izleyici gibi terimleri zikretmeksizin
karizmatik lider-izleyici iliskisine özellikle dikkati çogalttigini vurgulamaktadir.
Daha sonraki yazarlar ise (Kets de Vries, Lindholm, Abse ve Ullman, Downton gibi),
karizmanin psikolojik boyutlarinin açiklanmasinda Freud'cu kavramlardan
yararlanmislardir.
I- Karizmaya Psikoanalitik Yaklasimin Yönelimi:
Karizma olgusunu Freud'çu kavramlarla ele alan kuramcilar,
insanüstü bir kahraman olarak ilahlastirilan ya da ruhani bir figür olarak tapilan bazi
karizmatik liderlerin normal disi ve irrasyonel görünen etkilerini açiklamaya
çalismislardir. Bu çabalarin odagi ise ilahlastirilan ya da olaganüstü olarak
algilanan liderlere sahip izleyicilerin bireysel özdeslesme durumlarinin; yansitma
(projection), geçmise dönüs (regresyon) ve yerdegistirme (transfer) gibi psikodinamik
süreçler çerçevesinde analiz edilmesine yöneltilmistir. Dolayisi ile karizmaya
psikoanalitik yaklasim, liderden çok izleyicilerin pozisyonuna agirlik veren bir
görünüm tasimaktadir.
2- Yaklasima Temel Olusturan Psikodinamik Süreçler:
a) Yansitma: Arzulanmayan duygu ve güdülerin bir baskasina
atfedilmesi sürecidir. Burada kisi suçluluk hissettigi seyler için birini suçlama
yoluna gider.
b) Yerdegistirme: Bir izleyicinin, bir baska kisiye kendi
geçmisinde önemli olan bir figüre (ebeveyni, bakicisi gibi) davranir tarzda tepkide
bulunmasi durumudur.
c) Geçmise Dönüs: Bireyin küçük yaslardaki tipik
duygularini hissetmeye ve bu duygular dogrultusunda davranmaya dönmesini ifade eder.
3- Karizmanin Psikodinamik Süreçler Açisindan Açiklanmasi:
Psikoanalitik açiklamaya göre, karizmatik baglanma, izleyicilerin
kisiligindeki gerilimlerden kaynaklanan karsilikli bir psikolojik degisimin gelismesi
olarak görülür. Kisinin kendisini bir lider ile özdeslestirmesi, elestirel
kapasitesini azaltmasi ya da tam anlamiyla boyun eger hale gelmesi gibi durumlar dogrudan
kisinin benliginin kaygi, suçluluk, güvensizlik, asagilik duygusu ve/veya çeliskili
duygular üreten içsel çatismalara çözüm arama girisimi ile ilgilidir. Bu baglamda
karizmaya psikoanalitik yaklasimin, Shamir'in benlik kuramindaki bireysel özdeslesmeye
yönelik etkileme süreci ile önemli ölçüde benzer oldugu söylenebilir.
Karizmaya psikoanalitik yaklasima göre yansitma süreci, karizmiatik
liderlerin izleyicilerindeki suçluluk duygularini ve düsmanca hisleri bir dis gruba ya
da figüre yönlendirmesi seklinde ortaya çikacaktir. Yine korku, suçluluk ya da
yabancilasma duygusu içindeki izleyiciler kendi kimliklerini olaganüstü kisi olarak
göriilen liderin kimligi ile birlestirmek suretiyle üstün olma duygularini
yasayabileceklerdir. Geçmisinde baskalarina büyük zararlar vermis ve suçluluk duygusu
yasayan birinin, ahlaki deger örnegi olarak algiladigi karizmatik bir dini lider ile
kendisini özdeslestirip, liderinin ahlaki büyüklügünü kendinde yasatarak suçluluk
duygusunu yenmesi, yansitmaya tipik bir örnektir.
Geçmise dönüs ve yerdegistirme süreçleri nisbeten birbiri ile
iliskilidir. Burada kisinin geçmisinde dönmüs oldugu çocukluk dönemi ve o dönemden
sonraki bireysel deneyimlerin deposu konumunda olan bilinçalti önem kazanmaktadir.
Biyoanalitik yaklasim ögelerin bilinçaltina nasil depolandigini aydinlatan yerdegistirme
- karsi yerdegistirme sürecinin baskalarina yansitilabilecegini vurgular.
Yerdegistirmede, karizmatik lider bireyin önceden iliskili oldugu
birinin yerine geçer ve izleyicinin bilinçaltina depolanmis duygularinin kendisine
yönelmesi söz konusudur. Bu gibi karizmatik liderler genellikle izleyiciler açisindan
ebeveyn ile iliskiyi temsil ederler. Örnegin, genç bir kisinin istismarci otokrat
ebeveyni yüzünden açik bir kimlik gelistirememesi ve bir kimlik bunalimi yasamasi
durumunda, bu kisinin kendisine gipta edilecek bir ideal rolünü üstlenen karizrriatik
bir çete liderine baglanmasi ve onunla duygusal bir bag kurmasi son derece olasidir.
Burada, genç izleyicinin baglandigi karizmatik lideri kendi fantazi ve isteklerinin
temsilcisi olarak idealize edilen bir "benlik" olarak görmesi söz konusudur.
Karsi yerdegistirme (counter-transference) ise, liderin kendi geçmis
yasantisindaki insanlara yönelik duygu ve arzularini izleyicilerine transfer etmesi
durumunda ortaya çikacaktir. Bu süreç izleyicilerde yogun bir özdeslesme duygusu
uyandirabilir ve lidere coskusal bir baglanmaya neden olabilir.
4- Psikoanalitik Yaklasima Göre Karizmatik Liderin Ortaya
Çikmasini Kolaylastirici Kosullar:
Daha önce de vurgulandigi üzere Psikoanalitik Yaklasim, Shamir'in
Benlik Kurami'na benzer biçimde, karizmatik liderlerin özellikle yetersizlik, korku,
suçluluk ve sogukluk duygularini yogun biçimde yasayan ve yine, liderin duygusal ve
ussal (akilci) açidan cazip görülen inanç ve fantazilerini paylasan insanlarin mevcut
oldugu ortamlarda ortaya çikmasinin daha olasi oldugunu vurgulamaktadir.
Örnegin, Hitler'in karizmatik bir lider olarak yükselmesinde
Almanya'da yasanan ekonomik bozgunlarin ve I'ci Dünya Savasi'ndaki maglubiyetin utancin
önemli bir rol oynadigi söylenebilir. Keza, karizmatik çete ve mezhep liderleriyle
özdeslesen ve onlara adeta tapinma duygulariyla baglananlarin çogunlugunun güçlü
sosyal kimlige sahip olmayan ve özsaygisi düsük gençler olmasi (15-20 yas grubu),
yukaridaki savi destekleyen bir diger gerçektir.
5- Karizmaya Psikoanalitik Yaklasimin Genel Degerlemesi:
Öncedende vurgulandigi üzere, Psikoanalitik Yaklasim
izleyicilerin pozisyonuna agirlik veren bir yaklasim görünümündedir. Bununla birlikte,
karsi yerdegistirme süreci, liderin kendi problemlerini bir bütün olarak topluma yayan
kisiler olarak algilanmasini saglar. Diger bir ifade ile karizmatik liderin problemleri,
herkesin problemleri halini alir. Karizmatik liderin vizyonunda vurgulanan bu yansitilmis
problemler,toplumca paylasilmasi halinde pekiserek artan bir ilgi odagina dönüsür.
Liderin vizyonu yalnizca izleyicileri motive eden ebeveynsel bir figürün kavranmasinin
ötesinde, karizmatik liderin izleyicilerine kendi problemlerinin farkina varmalarini
hissettiren bir mesaj niteligi tasir. Daha açik bir deyisle, karizmatik lider, bir
kisinin kendi problemlerini yansitan mesaji ile izleyicilerin problemlerini yansitan
mesajlar arasinda bir benzerlik olmasi durumunda ortaya çikacaktir.
Genel anlamda, Freud'un görüslerine ve psikoanalitik düsünceye
dayanan bu yaklasimin, buraya kadar sözü edilen yaklasimlardan farkli olarak dikkate
alinmasinin daha dogru olacagi söylenebilir. Çünkü Psikoanalitik yaklasim somut ve
karizmatik liderligi hedef alan çalismalardan ziyade, bir düsüncenin (psikoanalitik
diisiince) yorumlanarak, karizmatik liderlige uyarlanmasinin ötesine geçmemektedir.
Bununla beraber, diger kuramlarla birlikte ele alindiginda karizmatik liderlik ile ilgili
anlayisa tamamlayici katkilarda bulundugu da açiktir. (Örnegin, diger kuramlarin
kolaylastirici faktörlerin basinda saydigi kriz ve belirsizlik durumlarinin, kendine
güveni düsük, suçluluk ve yetersizlik duygulari yasayan kisilerden olusan toplumlarda
ortaya çikmasinin çok daha muhtemel olmasi gibi.)