Su ana kadar yapilan
açiklamalar ve asagida yer alan Sekil 2'deki karsilastirmali özet isiginda, bu
çalismada agirlikli olarak ele alinan bes karizmatik liderlik yaklasiminin(*) belirli
hususlar açisindan benzerlik gösterseler de, aralarinda önemli vurgulama
farkliliklarinin bulundugu söylenebilir.
House tarafindan gelistirilen Karizmatik Liderlik Kurami'nin lideri
diger insanlardan farkli kilan özelliklere agirlik vermesine karsilik, Conger ve
Kanungo'nun Atif Kuramlari'nin daha ziyade bir kisiye karizma atfedilmesini saglayan davranis
ve etkileme yöntemlerine yogunlastigi göze çarpmaktadir. Shamir'in; House ve Conger
/ Kanungo'nun kuramlarinin sentezi niteligindeki benlik kuraminda ise yine karizma atfina
neden olan faktörler üzerinde durulmakla birlikte motivasyonet süreçlere
odaklasilmaktadir.
Diger taraftan, yukarida siralanan üç kuramin liderin izleyicileri
üzerindeki etkilemesini baz alan yaklasimlar olmasina karsilik, Karizmaya Psikoanalitik
Yaklasim'in ve Meindl'in Sosyal Sirayet(Bulasma) Kurami'nin liderden ziyade izleyicilerin
tepkilerini baz aldigi görülmektedir. Psikoanalitik Kuram, karizmaya, psikodinamik
süreçler çerçevesinde izleyicilerin bireysel özdeslesmeleri baglaminda
yaklasirken; Sosyal Sirayet Kuram'inda ise izleyicilerin bastirilmis duygu ve tepkilerinin
yogun bir etkilesim sonucu bir "ideoloji"yi ya da "dava"yi sembolize
eden birinin etrafinda açiga çikmasiyla karizmanin olustugu öne sürülmektedir.
(*) Bass'in karizmatik liderlikle ilgili görüsleri bir sonraki
çalismamizda dönüsümsel liderlik perspektitinde ele alinacagindan, bu degerlemenin
kapsamina alinmamistir.
A- KARIZMATIK LIDERLIK YAKLASIMLARlNIN ORTAK YA DA BENZER YÖNLERI
Yukarida belirtilen vurgulama farkliliklarina karsilik, hemen tüm
yaklasimlarda ortak olan hususlar da mevcuttur.
1. Tüm karizmatik liderlik kuramlarinda, liderlerin etkileme ve
yönetsel davranislarinin ya da geleneksel yol ve yöntemlerinin ötesine tasan
tarzlarinin, izleyicilerince olaganüstü kisi olarak algilanma olasiligini arttiracagi
kabul edilmistir.
2. Yine, tüm yaklasimlar -her ne kadar gereklilik kosulu olmasa
da örgütün bir stres, degisim, kriz ya da kaos yasamasinin, karizmatik bir liderin
ortaya çikisini kolaylastiracagi hususunda birlesmektedir.
B- KARIZMATIK LIDERLIK YAKLASIMLARININ BASLICA FARKLILASTIKLARI
HUSUSLAR
Belirtilen ortak noktalara karsilik, yaklasimlarin birbirinden
ayrildigi çok önemli iki husus ise
- Lidere yönelik kayttsiz sartsi baglilik ve itaatte ve
- Karizmatik lider davranisinin taniminda ortaya çikmaktadir.
1. Lidere sorgusuz sualsiz sadakat gösterme ve itaat etme
konusunda; House'un ve Conger - Kanungo'nun kuramlarinda, itaatin izleyicilerin liderle
kisisel özdeslesmelerinin ve liderin istisnai uzmanlik ve becerilerine bagli olarak
gerçeklesecegi vurgulanmaktadir. Buna karsilik Shamir'in Benlik Kurami, sadakatin
liderden ziyade, liderin benimsedigi ideolojiye yönelecegini ve liderin arzularina
itaatin ise ancak izleyicilerin lideri kendi içsellestirmis olduklari ideallere uyumlu ve
kredibilitesi yüksek kisi olarak algilamalari durumunda söz konusu olacagini öne
sürmektedir. Psikoanalitik kuramda izleyicilerin itaati, onlarin kendilerini koruyacak
olaganüstü bir lidere ne ölçüde bagimli olduklarina dayali olarak ortaya çikabilecek
izafi bir olgu seklinde görülür. Meindl'in Sosyal Sirayet Kurami'nda ise lidere sadakat
ve itaatten sözedilmemektedir.
2. Teorilerin farklilastigi diger temel nokta ise karizmatik
lider davranisinda yatmaktadir. House'un, Conger - Kanungo'nun ve Shamir'in kuramlarinda,
liderin mevcut durum ve izleyicilerin ihtiyaçlari ile ilgili cazip bir vizyonu açikça
dile getirmelerinin ve yaymalarinin son derece gerekli görülmesine karsilik,
psikoanalitik ve Sosyal Sirayet Kuramlarinda cezbedici bir vizyonun vurgulanmasi ve
yayilmasi liderin etkilemesi açisindan önemli olarak addedilmemektedir. Bu iki kuramda
sadece insanlarin mevcut durumlarint, ihtiyaçlarini iyi anlama ve içlerindeki
bastirilmis duygu ve isteklerin belirli hedeflere yönlendirilmesi agirlik tasimaktadir.
C- KARIZMATIK LIDERLIK YAKLASIMLARININ SENTEZLENMESI
Buraya kadar yapilan açiklamalar çerçevesinde, tüm
yaklasimlarda vurgulanan karakteristikler asagidaki gibi sentezlenebilir:
1- Liderin Özellikleri:
- Yüksek özgüvene sahip olma
- Yüksek etkileme ve baskin olma ihtiyaci
- Inançlarinin dogruluguna ikna etme yetenegi
- Kisisel risk üstlenme
- Kendini feda etme
- Güven uyandirma
- Vizyona ulasmak için yüksek maliyete katlanmaya hazir olma
- Güdüleri harekete geçirme yetenegi
- Pozitif sinerjiye inanma
2- Liderin Göstermesi Gereken Davranissal Yönelim ve Etkileme
Tarzlari:
- Ideolojik hedefler belirleme ve yayma
- Izleyicileriyle, onlardan yüksek hedeflerle ilgili beklentilerini ileterek iletisimde
bulunma
- Izleyicilerine model olusturma
- Izleyicilerindeki güdüleri canlandirma
- Geleneksel çalisma ve davranis kaliplarinin disina çikma
- Kisisel güç ve ikna cazibesi ile etkilemeye çalisma
- Kisisel özdeslesmeyi saglama
- Sosyal özdeslesmeyi saglama
- Kendi tutum, deger, hedef ve inançlarinin izleyicileri tarafindan içsellestirilmesini
saglama
- Toplu özfaydayi arttirma
- Kendi sorun ya da engellerini, izleyicilerinin sorunu haline getirebilme
- Izleyicilerindeki korku, kaygi, suçluluk ya da düsmanlik duygularini (vizyona
götürebilecek biçimde) bir kisiye ya da figüre yönlendirebilme
- Bastirilmis duygularin açiga çikmasini ve hizla yayilmasini saglayacak bir davayi
vurgulama ya da sembolize etme
3- Karizmatik Liderin Ortaya Çikmasini Kolaylastirici Kosullar:
- Degisimi zorunlu kilan ya da mevcut durumu yasanmaz kilan kriz, kaos ya da belirsizlik
kosullarinin mevcudiyeti
- Izleyicilerin görev ve rollerinin ideoloji ile baglantilandirilmis olmasi
- Mevcut kosullardan tatminsizlik duygusunun yogun biçimde yasanmasi (Ataletin açikça
algilanmasi)
- Aslinda mevcut olmayan bir sorunun suni olarak yaratilmis olmasi
- Geleneksel isgörme yol ve yöntemlerinin degerini yitirmis olmasi. (Gözden düsmüs
olmalari)
- Izleyicilerin kimlik ve degerlerinin liderin vizyonu ile uyumlu olmasi
- Örgüte bagliligi saglayan bir misyonun mevcudiyeti
- Örgütte çok sayida insanin yetersizlik, korku, pismanlik, suçluluk, düsmanlik
duygularini yasiyor olmasi
- Bastirilmis duygu ve tepkileri harekete geçirecek bir "dava"nin mevcut olmasi