![]() |
Management-Education-Research-Informatics-Health |
HASTANE OTOMASYONU PROJELERİNDE |
|
Doç. DR. Kutlu MERİH |
|
| Hastane Otomasyonu Projelerinin Müşterisi Kim? Ülkemizde, on yılı aşan bir sürede bir çok başarılı hastane otomosyanu projesine imza atmış ve kurduğu sistemler devlet ve üniversite hastanelerinde yıllarca başarı ile hizmet vermekte olan Dr. Hami Öz, 1998 sonunda Antalyada düzenlenen bir hastane otomasyonu toplantısında yaptığı konuşmada özet olarak şöyle diyordu. "Ben artık hastane yöneticilerini neyin iyi olduğu konusunda ikna etmekten vazgeçtim. Bunun mümkün olmadığını gördüm. Artık müşteri daima haklıdır diyorum ve onlara, onların istediklerini veriyorum. Başarı veya başarısızlık ta onların sorunu oluyor." Bu dramatik sözler yanlızca ülkemizde değil bütün dünyada hastane yönetimi çevrelerinde geçerli olan bir paradigmadan kaynaklanan bir çıkmazı yansıtmaktadır. Bu paradigmaya göre yeterli para bulunduğunda, en son teknoloji ve en pahalı bilgisayarlar alındığında, profesyonel bir firmanın programı kullanıldığında iyi bir hastane otomasyonu yapılır. Otomasyon projelerinde başarı kriterlerini bilmeyen ve yanlış tanımlayan bu anlayış çerçevesinde kaynaklar, emek, zaman ve heyecan saçıp savrulmakta ve sonucunda bütün dünyada (bu teknolojinin kaynağı ABD dahil) herkesten sır gibi saklanan fiyaskolar yaşanmaktadır. Başarısız sonuçlar gözlendiğinde, durum kaynakların yetersizliğine yorumlanmakta ve başarı için daha da büyük kaynaklar harcanmaktadır. otomasyon facialarının yükünü hastalar ve çalışanlar çekmekte, yöneticiler ise projelere kaynakları bol bol harcadıklarından yaklaşımlarının yanlışlığından kuşku duymamakta ve başka hastaneleri de kendilerini örnek göstererek pahalı projelere teşvik etmektedirler. Hastane otomasyonu alıcıların ve satıcıların başarısızlık için büyük kaynak, emek ve zaman harcadıkları ilginç bir irrasyonel pazar oluşturmaktadır. Gerçekte hastane otomasyonunun müşterileri kimlerdir? projeyi finanse eden yöneticilermi? yoksa bu teknolojiden hizmet alan kullanıcılar mı? Kullanıcıların istek beklenti ve gereksinmeleri projede nasıl temsil edilecektir? Otomasyonun başarısı müşteri beklentileri doğrultusunda nasıl tanımlanacaktır? Başarı nasıl izlenecek ve başarısızlıktan nasıl kaçınılacaktır? Başarısızlık durumu nasıl düzeltilecektir? Hastane Otomasyonu profesyonel düzeyde "Hata Toleransı Olmayan (Mission Critical) " projeler alanında görülmektedir. Bu tür projelere örnek olarak yoğun bakım ve reanimasyon sistemleri, ameliyathane sistemleri, hava alanı kontrol kuleleri verilebilir. Bu uygulamalarda hatanın maliyeti tolere edilemiyecek ve parasal olarak karşılanamyacak kadar yüksektir. Bir otomasyon teknolojisine dayanarak çalışan bir hastane teknolojiye aşırı hassas bir hale gelmiş durumdadır. Teknolojideki aksaklıklar hastanenin çalışma düzenini ve etkinliğini önemli ölçüde etkileyeceklerdir. Bir hastane otomasyonu projesinin başarısı için bir tek, basit ve tartışılmaz tanım bulunmaktadır. "Başarılı bir hastane otomasyonu, her ne yapıyorsa, bunu 7 gün 24 saat aksamadan yapacak, hastaları ve çalışanları üzmeyecek, kilitlenmeyecek, tutarlılığını kaybetmeden genişletilebilecek ve bilgi kaybetmeyecektir." Hastane yöneticileri bu sonderece mütevazi, prıltısız ve iddiasız tanımın yurdumuzda ve dünyada yok denecek kadar az hastane tarfından gerçekleştirilebildiğini bilmemekte ve bu nedenle bunu gerçekleştirmenin stratejik bir başarı olduğunu düşünmemekte ve başarıyı bu doğrultuda aramamaktadırlar. Onlara göre pahalı bir son teknoloji bütün bunları otomatik olarak gerçekleştirebilir. Günümüz yönetiminde Toplam Kalite Yönetimi veya ISO Standartları anlayışına göre müşteri; bir üretim veya hizmet kuruluşunun ürün ve hizmetinden yararlanan taraflardır. buna göre müşteri kuruluş içinden olabileceği gibi kuruluş dışından da olabilmektedir. Bir hastane, birbirinin müşterisi olan çok sayıda fonksiyonel altsistemlerden oluşan ve üst düzeyde profesyonel standartlar gerektiren, karmaşık bir hizmet kuruluşudur. Bu nedenle hastane fonksiyonel altsistemleri hem iç hemde dış müşterilere hizmet verme durumundadır. Modern bir hastane, herbiri son derece profesyonel süreçler ile yüksek kalitede hizmet üreten 30 ile 100 arasında altsistem (object) ten oluşmaktadır. En alt düzeyde hastane otomasyonu projesi minimum 30 altsistemi entegre olarak birbirine bağlayacak ve kaliteli hizmet vermelerine olanak sağlayacak, bilgisayar ve haberleşme teknolojilerinin etkin bir şekilde sentezinden oluşan bir yüksek teknoloji uygulamasıdır. Hastane Otomasyonu Çeşitli Uzmanlıkların Koalisyonunu Gerektirir Bu tür projelerin başarısı çeşitli uzman kuruluşların konsorsiyumunu veya bu tür uzmanlıkları kendilerinde birleştirebilen özel uzmanları gerektirmektedir. Bir hastane otomasyonu uzmanının kariyerinde en az üç mühendislik bilgisi ve en az yirmi yıllık bir bir deneyimin bulunması gerekmektedir. buna karşılık yudumuzda ve dünyada hastane yöneticileri, başarılı bir hastane otomasyonunu, en son teknoloji pahalı bilgisayarlar ve pahalı programlarla gerçekleştirebileceklerini sandıkları bir proje olarak görmektedirler. Stratejik tercihlerin oluşturulması konusunda otomasyon uzmanları yerine kendi anlayışlarını destekleyen profesyonel bilgisayar satıcılarının önerilerini dinlemeyi tercih etmektedirler. Donanım ve yazılım teknolojilerine harcamaktan kaçınmadıkları kaynakları, en önemli bileşen olan otomasyon uzmanlarından esirgediklerinden sonuçlar genellikle bekledikleri gibi olmamaktadır. Bu anlayışın sonucu ise bütün dünyada israf edilen kaynaklar, hayatı zorlaşan hastalar ve işleri güçleşen hastane çalışanlarıdır. Hastane otomasyonu ve sağlık sistemleri yönetimi konusunda on yılı aşan bir süredir yaptığımız çalışmalar, uyguladığımız projeler sonucunda edindiğimiz izlenime göre hastane yöneticileri başarıyı ve kaliteyi; "Pahalı, Yabancı ve Markalı" ürünler olarak görmektedirler. Hastane otomasyonunun ne olduğu konusunda bilgileri son derece kısıtlı buna karşılık önyargıları son derece güçlüdür. En son teknoloji pahalı bilgisiyarlar ve pahalı programlar alabildikleri zaman başarılı olacaklarına iman etmiş görünümü vermektedirler. Otomasyon teknolojisinin kurallarına uyularak akıllıca kurulmuş ucuz, mütevazi fakat etkin sistemleri, daha pahalı ve görkemli sistemlere geçebilecekleri zamana kadar katlanmaları gereken geçiş uygulamaları olarak görmektedirler. Buna karşılık ucuz ve mütevazi sistemlerin dahi teknolojik kapasitesini yüzde otuzun altında bir etkinle kullandıklarının farkında değildirler. İstedikleri imkanlara ulaştıklarında ise,yılların birikim ve deneyimini yansıtan, hastaneleri sırtında taşıyan mütevazi projeleri ve bunlarla edinilen birikim ve deneyimleri bir hamlede yok etmekte tereddüt göstermemektedirler. Haberleşme Omurgası (Network Backbone) Stratejik Önem taşımaktadır Hastane Otomasyonu, özgün nitelikler gerektiren bir yüksek teknoloji ürünüdür. Gerçekte bilgisayar (computer) ve haberleşeme (communication) teknolojilerinin sentezinden oluşan bir stratejik bir projedir. Bu teknolojinin stratejik ağırlığı sanıldığı gibi bilgisayarlarda değil haberleşme bileşenenindedir. Bu nedenle bilgisayar teknolojisindeki gerektiğinden fazla abartılan gelişmeler otomasyon teknolojisine beklenenen katkıları sağlamamaktadır. Hastane otomasyonu, bir On-Line Real Time Transaction (Entegre ve anında etkileşim) teknolojisi olarak özellikle Bilgi İşlem (Data Processing) ağırlıklı bir uygulamadır. Bilgisayarların güç ve kapasitesindeki artışlar ise bilgi işleme değil Görüntü İşleme (Image Processing) katkı sağlamaktadır. Görüntüişlem ise otomasyon projelerinde sınırlı bir uygulama alanına sahiptir ve özellikle yüksek güç ve işlem hızı gerektirdiğinden, disklerde aşırı yer işgal ettiğinden, genelde ayrı ve entegre bir proje olarak uygulanmaktadır. Büyük ölçekli bir hastanenin otomasyon projesi ilk bakışta pahalı ve karmaşık bir proje görünümünü vermektedir. Büyük bir hastanenin otomasyonu için olarak pahalı bilgisayarlar, pahalı teknolojiler, pahalı programlar, pahalı uzmanlar kullanılması gerekeceği doğal bir varsayım olarak görülmektedir. bu anlayış teknoloji pazarlayan kuruluşların da çıkarlarına uygun olduğundan yoğunlukla desteklenmekte, bu doğrultudaki görüş ve anlayışlar ön plana çıkarılmakta ve otomasyon projelerinin hastanelere pahalıya mal olabilmesi için ne mümkünse yapılmaktadır. Bu anlayışlara akademisyenlerden de taraftar bulmak güç olmamaktadır. Pahalı ve görkemli projeleri savunmak ve uygulamak bir çok kişi ve kuruluşun egolarını okşamaktadır. Dağıtılmış Bilgi İşlem Mimarisi EN SON teknolojidir Hastaneler kaynakları kıt ve alternatif yatırım alanları son derece çeşitli kuruluşlardır. Her teknolojiye gerektiği kadar kaynak ayırma durumundadırlar. Bu nedenle otomasyon teknolojisinin, büyük ölçekli sistemleri dekompoze ederek (alt sistemlere ayırarak) ve bunları entegre ederek (tek bir sistem gibi birleştirerek) yarattığı "Dağıtılmış Bilgi İşlem" (Distributed Data Processing) uygulaması, özellikle hastane otomasyonunda kaynak gereklerini onda bir düzeyine indirmekte, buna karşılık otomasyon sistemlerinin bir numaralı önceliği olan "Sistem Güvenliğini" (Reliability) en üst düzeye çıkarmaktadır. Bu yaklaşımın gücü, ekonomikliği ve başarısı, özellikle büyük ölçekli devlet ve üniversite hastanelerinde uygulanmış ve kurallara uyularak tasarımlanmış bir entegre otomasyon sisteminin hastaları (gerçek müşteriler) üzmediği ve çalışanları yormadığı kanıtlanmıştır. Teknolojideki en son gelişme pahalı bilgisayarlar değil bu yaklaşımdır. Enson ve en pahalı tek servere dasyanan bir otomasyon aslında 70 li yılların teknolojisine dayanmaktadır. Yöneticiler en son teknolojiyi, en son geliştirilen ürün olarak algılamaktadır. Gerçekte ise otomasyon çok çeşitli ürünlerin sentezidir ve burada en son teknoloji bu sentezin en etkin ve en ucuz yapılabilme şeklidir. Bu gerçekleri ise ne yazıkki hastane yöneticilerine ve pahalı/görkemli proje savunucularına anlatmak mümkün olmamaktadır. Hastane yöneticileri ise başarıyı daima Yabancı-Pahalı-Markalı olarak algıladıkları için gözleri önünde yaşanan başarıları değerlendirmekte yetersiz kalmaktadırlar. Bu nedenle hastane otomasyonu, özellikle büyük ölçekli hastaneler için bir sürtekli arayış, deneme-yanılma ve para harcama sürecidir. Bu anlayış, sağlık sisteminde kabul görmüş bir egemen paradigma olduğundan, ülkemizde Sağlık Bakanlığının yaklaşımı da bundan farklı değildir. Otomasyon Projelerinin Başarısı İçin Stratejik İlkeler Şimdi buraya kadar yaptığımız açıklamaları sistematik olarak özetleyecek olursak etkin bir hastane otomasyonu için gerekli olan stratejik yaklaşımlar belirlik kazanacaktır. Bir Otomasyon projesinin Donanım(Hardware), Yazılım (Software) ve Kullanım (Orgware) bileşenlerinde aşağıdaki kurallara özellikle uyum gösterilmelidir.
Sonuç Bu çalışmada ileri sürdüğümüz görüşler, bilgisayar sistemleri ile 30 yılı aşan birlikteliğimize, hastane otomasyonu projelerinde on yılı aşan deneyimlerimize, hastane otomasyonu uygulamaları konusunda yönettiğimiz çok sayıda araştırma ve tez çalışmalarına dayanmaktadır. Türk insanının kaynaklarının, öncelikle heyecan ve güveninin Pahalı-Markalı-Yabancı projeler uğruna israf edilmemesi için burada özetledik. Hastane yöneticilerinin, otomasyon projelerinin birinci müşterisinin bu hizmeti kullanan hastalar, ikinci müşterisinin sistemi kullanan çalışanlar, üçüncü müşterisinin ödemeleri yapan sosyal güvenlik kuruluşları, en son müşterinin ise hastane yöneticileri olduğuna dikkatlerini çekebildiğimizi umuyoruz. |
|