|
HASTANE YÖNETİM MODELLERİNİN ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMASI |
|
Prof. Dr. Hikmet SEÇİM |
Kökeni itibariyle tarihin en eski organizasyonlarından biri olan hastanelerin gerek kişisel, gerekse toplumsal yaşantımızdaki yeri ve önemi giderek artmaktadır. Çünkü; hem hastanelere olan talep artmakta, hem de hastanelerde verilen hizmetlerin maliyeti nisbi olarak daha çok yükselmektedir. Başka deyişle, bugün hastaneler, hizmet üreten kurumlar içinde işletme ve sermaye maliyetleri en yüksek kurumlardan biridir. Dolayısıyla, sürekli artan talebin karşılanabilmesi ve maliyeti cok yüksek olan bu hizmetlerden azami ölçüde yararlanılabilmesi için hastanelerin verimli ve etkin faaliyet göstermeleri ge rekmektedir. Fakat Ükemize baktığımızda, hastanelerimizin Batı standartları ölçüsünde verimli ve etkin olamadıkları görülmektedir.
Türkiye'de hastanelerin verimli ve etkin ola
mamalarında çeşitli etmenlerin rolü bulunmaktadır. Bunlar içinde, belgesel hastane planlarının olmadığı, uzun vadeli insangücü planlarının hazırlanmayışı,hastane hizmelerinde çalışan personelin temel ve hizmet-içi eğitimlerindeki problemler, yine bu personele verilen ücretlerin yetersiz ve kendi içinde dengesiz oluşu, çoğunluğu oluşturan kamu hastanelerine ayrılan ödeneklerin yetersiz oluşu, komu-kesimine ait hastanlerin mülkiyetlerinin, dolayısıyla yönetimlerinin farklı kurum ve kuruluşlarda olması, kısmen buna bağlı olan yönetim organizasyon sorunları ve nihayet toplumsal eğitim düzeyimizin ve kültürel yapımızın ''kurumlaşma süreci'' üzerindeki olumsuz etkileri belirtilebilir.Dolayısıyla hastanelerimizde verimliliğin ve etkinliğin yükseltilebilmesi bu sorunların çözülmesiyle mümkün olabilecektir.Çalışmamızda; bu sorunlardan yönetim-organizasyon sorunları ele alınmalı ve bu sorunlara çözüm getirebilecek bir modelin geliştirilmesine çalışılmıştır.İyi bir hastane orgonizasyonunun oluşturulabilmesi için önce organizasyona esas teşkil eden hizmetlerin (faaliyetlerin, İşlevlerin) yakından bilinmesi, sınıflandınlması ve genellikle bu hizmetlerin yürütülüş biçimine bağlı olan organizasyonel farklılıkların saptanması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında hastan
elerde hizmetlerin dört grupta toplandığı görülmektedir. Bunlar;Hastanelerin birer hizmet organizasyonu olması: karmaşık yapıda: açık dinamik sistemler oluşu matriks yapıda faaliyet göstermeleri; günün 24 saatinde hizmet vermesi ve persorıelinin önemli bir kısmının bayanlardan oluşması hastanelerin organizasyonel farklılıklarıdır.
İyi bir hastane organizasyonu oluşturulurken ya da yeniden düzenlenirken dikkate alınması gereken hususlardan bir diğeri de özellikle hastane işletmeciliğinin gelişmiş olduğu Ülkelerdeki hastane orgonizasyonlarıdır. Bu bakımdan ABD, İngiltere Federal Almanya gibi, hastane işletmeciliğinin gelişmiş olduğu ülkelerdeki organizasyonun incelenmesi bize faydalı ve uygulanabilir, en azından örnek alınabilir sonuçlar verelebilecektir.
ABD Uygulama Modeli
ABD'deki hastanelere baktığımızda bu hastanelerin organizasyon yapılarıyla ilgili bu hususlar dikkati çekmektedir: ABD'deki hastanelerin büyük kısmı kar amacı gütmeyen özel hastaneler (voluntary hospital)'dir. Bu nedenle ABD'deki hastaneler; bazı hususlar dışında (sözgelişi, bölgesel hastade planlaması vb.konularda).. birbirinden oldukça bağımsız, idari
açıdan özerk yapıdadırlar. Bununla birlikte birer gönüllü kuruluş olan JCAH (Joint Commission on Accreditotion of Hospitals) ve AHA (American Hospital Association) gibi mesleki kuruluşların ve birer bölgesel sağlık örgütü olan PSOR (Prefiessional Standarts Review Organizntions)'ların etkin ve sürekli denetimleri sonucu hastaneleri organizasyon yapılarında da standartlaşma eğilimi ortaya çıkmıştır. Gerçi bugün, ABD hastanelerinde birbirinden çok farklı organizasyon yapısına rastlanabilmekteyse de, sözünü ettiğimiz standartlaşma eğiliminden hareketle ''BD'de hastane organizasyonu'' olarak genelleştirilebilecek bir yapıdan söz etmek mümkündür.Bu organizasyon yapısında hastane yönetimi, mütevelli heyeti ya da yönetim kurulu olarak adlandırılan yönetim ekibine (governing body) bırakılmıştır. Hastanenin mal varlığının yönetiminden, hastaların verilen tedavi hizmetine kadar her türlü konuda sorumlu olan yönetim ekibinin hastane içindeki işlevi, sanayi kuruluşlarındaki yönetim kurullarına işlevlerine benzemekte
dir. Başka deyişle, yönetim ekibl hastane yönetimi için danışmanlık yapmakta, önemli kararları ve poitikaları gözden geçirerek onaylamaktadır. Hastane içindeki yürütmeden ise; hastane müdürü (chlef executive officer) sorumludur. Yönetim ekibi hastanede günlük işlerin yürütülmesi yetkilerini hastane müdürüne devretmiştir: Hastane müdürünün altında ise, fonksiyon (işlev) esasına göre oluşturulmuş bölümlerin idarecileri bulunmaktadır: Bu idareciler; tıp hizmetlerinden sorumlu başhekim; yardımcı tıp hizmetlerinden sorumlu bir patolog veya bir hastane müdür yardımcısı; hemşirelik hizmetlerinden sorumlu başhemşire; mali-destek hizmetlerden sorumlu komptrolör veya bir hastane müdür yardımcısı'dır.Organizasyon açısından ABD hastanelerinin önemli bir özelliği, hastane içinde tıp hizmetlerinin organize edilmiş olmasıdır. Bu organizasyonda başhekim; tıp hizmetlerinin (faaliyetlerine) planlanmasından organizasyonundan, yürütülmesinden ve denetiminden dolayı hastane müdürüne karşı sorumludur. Bu faaliyetlerin yürütülmesi
nde başhekime yardımcı olmak üzere çok sayıda komite oluştrulmuştur. Bunlardan en önemlileri olarak; tıp hizmetleri yürütme kurulu, doku komitesi, kullanım komitesi, sağlık standartlarını gözden geçirme komitesi ve enfeksiyon komitesi belirtilebilir. ABD hastanelerinin organizasyonunda diğer bir önemli özellik, denetim açışından örıemli rolleri bulunduğu için PSRO ve JCAH gibi mesleki kuruluşların sanki organizosyon içinde bir organ gibi mütaala edilmeleridir.
İngiltere Uygulama Modeli
İngiltere'de hastaneler'in iç, organizasyonu oldukça karışıktır. Çünkü, hastane iç organizasyonu ile alt bölge sağlık teşkilatı iç içe girmiş durumdadır. Başka deyişle, alt bölge çapında bir matriks organizasyon söz konusudur. Bu organizasyonları bir kısım görevliler alt bölge sağlık teşkilatındaki fonksiyonel yöneticilere karşı sorumlu olmakla birlikte hastane içinde ''yönetim ekibine'' bağlı olarak hizmet vermektedirler. Hastanenin yönetimi ait bölge sâğlık teşkilatına bağlı olan ''yönetim ekibine'' bırakılmıştır. Hastane yönetim ekibi, hastane müdüründen (sector administrator), başhekimden ve başhemşireden oluşmaktadır. Bu yöneticiler, aynı zamanda,hastane içinde fonksiyonel yöneticilerdir. Hastane müdürü, mali destek hizmetlerden, başhekim tıp ve yardımcı tıp hizmetlerinden, başhemşire de hemşirelik hîzmetlerinden sorumludur. Dolayısıyla; İngiltere'de hastane iç organizasyonunda üst ve orta kademe yönetim organlarının , birleşmiş olması bir özellik olarak ortaya çıkmaktadır. İngiltere'deki hastane organizosyonunun ikinci bir özelliği, Bakanlık örgütünden hastane yönetim ekibine kadar uzanan örgüt kademelerinde yer alan her idari pozisyonun karşılığının bir alt (ya da bir üst) kademede yer alıyor olmasıdır. Sözgelişi, bölge sağlık teşkilatında yer alan idare amirliği pozisyonu, daha alt kademeler olan dar bölge ve alt bölge sağlık teşkilatlarında ve nihayet hastane müdürlüğü olarak da hastâne iç organizasyonunda, yer almaktdır. Ancak hemen belirtilmesi gerekir ki, bu idari pozisyonlar arasındaki yönetsel ilişki, bir ast-üst ilişkisi olmaktan ziyade izleyicilik ilişkisi (monitoring relationship) olarak adlandırabileceğimiz bir ilişki türündedir. 1974 Reorganizasyonunun getirmiş olduğu bir yenilik olan bu ilişki. türünde, üst kademe yönetim organları alt kademedekilere neyi, nasıl yapmaları gerektiğine dair emirler verememekte, yalnızcâ alt kademe yöneticilerin uygulamalarını (icraatlarını) izleyerek onlara dânışmanlık yapmakta, uyulması gereken konularda onları ikna etmeye çalışmaktadırlar. Hastane içinde de, yönetim ekibi üyeleri arasında ast-üst itişkisi bulunmamaktadır. Başhekim; başhemşire ve hastane müdürü kendi alanlarındaki yürütmeden sorumlu bulunmaktadırlar. Hastane müdürü ayrıca, bu ekibin sekreterya hizmetlerini de yürütmektedir.
Federal Almanya Uygulama Modeli
Federal Almanya'da hastanelerin yaklaşık üçte biri devlet hastanesi, üçte biri kâr amacı gütmeyen özel hastane, üçte biri de kar amacı güden, özel hastane statüsündedir. Kâr amacı gütmeyen özel hastanelerin yönetim ve organizasyonları ABD hastanelerine benzediğinden tezde devlet hastanelerinin organizasyon yapıları incelenmiştir. Federal Alman hastanelerinin organizasyon açısından özellikleri şu şekilde özetlenebilir: Sağlık hizmetlerin ülke çapında organizasyonundan ve yürütülmesinden Federal
Gençlik, Aile ve Sağlık İşleri Bakanlığı sorumlu bulunmaktadır. Bu bâkanlığın altında eyalet sağlık bakanlıkları, o'nun da altında yerel idare sağlık kurulları yer almaktadır. Devlet hastanelerinin mülkiyeti, mülki ve yerel idarelere ait olduğundan; hastanelerin yönetimi ve kontrolu yetkisi de bu idarelerdedir. Fakat, mülki ve yerel idarelerin yetkileri, mali denetim ve bölge hastane planlaması ile sınırlı olduğundan, hastanelerin iç organizasyonunda oldukça otonom sayılabilecek bir idari yapı söz konusudur. Hastanelerin iç organizasyonunda en üst idari organ; hastane direktörlüğü'dür (krankenhausdirektorium): İngiltere'deki hastanelerde mevcut olan ''hastane yönetim ekibi''yle aynı işlevlere sahip olân hastane direktörlüğü, hastane başhekiminden, hastane başhemşiresinden ve idare müdüründen oluşmaktadır. Dolayısıyla, hastane içinde yürütülen faaliyetler üç ana grupta toplanmıştır: Tıp ve yardımcı tıp hizmetleri (sorumlusu başhekim), hemşirelik hizmetleri (sorumlusu başhemşire) ve mali destek hizmetleri (sorumlusu idare müdürü)· Bu fonksiyonel alanlarda yürütmeden sorumlu olan idareciler, aynı zamanda hastane direktörlüğünün üyeleri olduklarından, yine İngiltere'deki gibi fonksiyonel yöneticiler üst kademe yöneticisi durumundadırlar. Başka deyişle, hastane iç organizasyonunda üst ve orta kademe yönetim organları birleştirilmiştir. İstanbul'daki Âlman Hastanesi de bu organizasyon yapısı içinde yönetilmektedir.Karşılaştırma
İngiltere ve Federal Almanya'daki hastanelerin organizasyon açısından özellikleri şunlardır: İngiltere'deki hastanelerin önemli kısmı II. Dünya Savaşından sonra devletleştirilerek Ulusal Sağlık Teşkilatı içinde organize edilmiştir. 1974 yılında yeniden düzenlenen Ulusal Sağlık Teşkilatında ülke 14 belgeye (region) ayrılmış, bu bölgeler için
de de dar bölgeler(aren) oluşturulmuştur. Dar bölgeler içinde ise, sağlık hizmetlerinin yerinden yönetim birimleri olan alt bölge (district) sağlık teşkilatları oluşturulmuştur. Hiyerarşik olarak birbirlerine bağlı olan bu teşkilatların en üstünde Bakanlık örgütü bulunmaktadır. Sağlık hizmetlerinin yürütülmesi görevi, alt bölge sağlık teşkilatlarına verilmiştir. Dolayısıyla hastaneler de bu teşkilatlara bağlanmıştır (alt bölge oluşturulmayan bu bölgelerde, hastaneler dar bölge sağlık teşkilatlarına bağlı bulunmaktadır). Alt bölge sağlık teşkilatlarının üstünde yer alan dar bölge sağlık teşkilatları, sorumlu oldukları coğrafi olan içinse sağlık hizmetlerinin planlanması, organizasyonu, ve denetimi ile bazı destek hizmetlerin (bilgiişlem hizmetleri, ambulans servisi gibi) yürütülmesiyle görevli bulunmaktadır.Türkiye Uygulama Modeli
Türkiye'de hastanelerin % 64'ü SSYB'na, % 12'Si SSK'ya bağlı bulunmaktadır. Diğer hastaneler ise, İktisadi devlet kuruluşlarına, belediyelere,yabancılara,azınlıklara, derneklere, SSYB dışındaki diğer bakanlıklara ve üniversitelere alt olup, % 13'ü de kar amacı güden özel hastane statüsündedir.
Türkiye'de, SSYB'na ve Belediyelere ait hastaneler dışında kalan diğer hastaneler 5.6.1933'te yayınlanan
''Hususi Hastaneler Kanunu'' ile bu Kanuna dayanılarak 10.1.1983'te yeniden düzenlenerek yayınlanan ''Özel Hastaneler Tüzüğü'' kapsamında faaliyet göstermektedirler.Adı geçen Kanun ve Tüzükte hastane organizasyonuna ilişkin olarak yer âlan maddeler oldukca genel nitelikte olup, ayrıntılı bilgi vermemektedir. Bu nedenle, SSYB ve Belediye hastaneleri dışında kalan diğer kurum hastanelerinin organizasyon yapılan birbirlerinden odukça farklı şekilde teşkil edilebilmiştir. Sözgelişi Devlet Demiryolları Hastanelerinin organizasyonu SSK hastaneler
inden farklıdır. Yine aynı Kanun kapsamında faaliyet gösteren Alman Hastanesi, Amiral Bristol Hastanesi ve Fransız Pasteur Hastanesi birbirlerinden çok farklı şekillerde orgânize edilebilmiştir.Üniversite hastaneleri için de aynı durum söz konusudur. Bir Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinin organizasyonu İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesinin organizasyonundan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinin organizasyonu da Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin organizosyonundan oldukça farklıdır.
Tüm bu farklılıklara karşın, Türkiye'de hastane organizasyonu olarak genelleştirilebilecek bir yapıdan söz etmek de mümkündür: Çünkü, hastanelerin yaklaşık üçte ikisini oluşturan SSYB hastaneleri çoğunluk oluşturduğu için temsil kabiliyetine sahiptir. Diğer taraftan; ikinci büyük grup oluşturan SSK hastanelerinin ve diğer Bakanlık hastanelerinin ve hatta bazı üniversite hastanelerinin organîzasyonunda, SSYB ''Yataklı Tedavi Kurumları İşletme
Yönetmeliği'' esas alınmıştır. Dolayısıyla, SSYB hastanelerinin temsil kabiliyeti daha da artmaktadır.Ülke genelinde, sağlık hizmetlerinin organizasyonundan, yürütülmesinden ve denetiminden sorumlu olan SSYB, merkez teşkilatı olarak hastane organizasyonunun en üst kademesinde yer âlmaktadır. Bakanlığın, altında ilerde valiliklere bağlı sağlık ve sosyal yardım müdürlükleri (SSYB). O'nun da altında hastane başhekimlikleri bulunmaktadır. Sınırlı Yerinden yönetim esasına göre oluşturulan bu organizasyonda; SSYB merkez Teşkilatını, SSYM'leri taşra teşkilatını, hastaneler ise Yerinden yönetim birimlerini oluşturmaktadır. Hastane hizmetlerinin organizasyonu, yürütülmesi ve denetimiyle ilgili, yetki ve sorumluluklar bu üç kademe arasında dağıtılmıştır. Bakanlık teşkilatı, hastanelerin bütçelerinin hazırlanması yüksek öğrenim görmüş personelin tayini, önemli satın almalara ve tadilatlara karar verilmesi veya onaylanması gibi yetkilere sahiptir: SSYM'lerine ise, orta öğrenimli personelin tayini (Bakanlık onayı ile), mahallinden yapılacak satın olmâların yapılması ve kurumlar arasında koordinayonun, sağlanması vb. hususlarda yetkiler verilmiştir. Hastanelerde en üst idari organ olan başhekimlik, Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tedavi hizmetlerini ve bununla ilgili diğer hizmetleri yürütmekle sorumlu ve yetkili kılınmıştır.
H
astanelerin iç organizasyonunda tepede başhekimlik makamı, o'nun altında da orta kademe yönetim organları bulunmaktadır. SSYB hastanelerinin iç organizasyonuna esas teşkil eden ''Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde'' hastane içindeki faaliyetler farklı şekillerde ve sistematik olmayan bir biçimde gruplandırılmıştır. Ayrıca, gruplandırmada hangi kıstaslardan hareket edildiği de açık değildir. Bu karışıklığa rağmen, hastane organizosyonunda, idari pozisyonların gerektirdiği eğitim seviyesi de dikkate alınarak, fonksiyonel esasa göre gruplandırma yapıldığı söylenebilir. Sözgelişi, büyük hastanelerde teknik hizmetler bir mühendisin sorumluluğunda, başhekimliğe bağlı olarak organize edilmektedir. Mühendisin bulunmadığı durumlarda ise, Şeflik düzeyinde hastane müdürlüğüne bağlı olarak organize edilmektedir. Herhangi bir hizmet alanının başhekimliğe bağlanabilmesinin koşulu, o hizmet alanındaki fonksiyonel yönetimi görmüş olmasıdır. Lisans eğitimi görmüş idarecilerin olmaması durumunda bu hizmet alanları genellikle hastane müdürlüğüne bağlanmaktadır.SSYB hastanelerinin iç organizasyonunda karşılaşılan temel sorunlar şu şekilde sıralanabilir:
Bu sorunlara çözüm getirebilecek ve iyi bir organizasyonun özelliklerini de taşıyacak bir modelin geliştirilebilmesi için mevcut organizasyon yapısının yeniden düzenlenmesine çalışılmıştır. Yeniden düzenlemede hastane organizasyonun üst ve orta kademe yönetim organları fonksiyon esasına göre reorganize edilmiştir. Sağlık hizmetleriyle ilgili faaliyetler ü
ç temel grupta toplanmıştır. Tıp ve yardımcı tıp hizmetleri, hemşirelik hizmetleri ve mali-destek hizmetleri. Merkez ve taşra teşkilatının reorganizasyonunda da bu gruplandırma esas alınmış, hastane içindeki düzenlemede de bu esasa uyulmuştur. Hastane iç organizasyonunda üst yönetimde İngiltere ve Federal Almanya hastanelerinde olduğu gibi başhekim, başhemşire ve idari işler müdüründen oluşan ekip yönetimine yer verilmiştir. Hastane ve konseyi adını taşıyan bu ekibin sekreterya hizmetlerini İdari işler müdürü yürütmekte ve hastaneyi dışarıya karşı temsll etmektedir. Bu yöneticiler, aynı zamanda fonksiyonel yöneticiler olduklarından, hastane içinde üst ve orta kademe yönetim organları birleştirilmiştir. Bu yeni düzenlemede, organizasyon içinde işbölümü ve uzmanlaşmadan azami ölçüde yararlanılması ve örgütsel dengenin sağlanması, ayrıca koordinasyon ve denetimin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Burada, organizasyonun başı olarak bütün sorumluluğun tek kişide toplanmamış olması modelimizin zayıf tarafı olarak görülebilir, Ancak mevcut yapıda organizasyon başı olan başhekimin bir kısım yetkilerinin ilgili uzmanlara dağıtılabilmesinin ve örgüt içinde pozisyonlar arasında dengenin sağlanabilmesinin yolu, bu olarak görülmüş ve değerlendirilmiştir. Ek alarak, bu tür bir düzenlemenin uygulanabilme imkanı daha çoktur. Bu imkan devlet hastaneleri için olduğu kadar, özellikle üniversite hastaneleri için söz konusudur.