Türkiye'deki Devlet Hastanelerinin Yönetim Ve Organizasyon Yapısını Verimlilik Açısından İnceleyen Bir Araştırma |
Prof. Dr. Hüseyin ÖZGEN Dr. Azim ÖZTÜRK |
1.GİRİŞ
Günümüzde sağlık hizmetleri, ülke ekonomilerinin önemli bir parçası olup, büyük bir hizmet endüstrisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde, sağlık hizmetlerinin verimli ve kaliteli bir şekilde yapılabilmesine ilişkin planlama çalışmaları, son yıllarda üzerinde en fazla tartışılan konulardan birisi haline gelmiştir. Özellikle genel sağlık sigortasıyla ilgili çalışmalar bunun bir göstergesidir. Her alanda olduğu gibi, sağlık hizmetlerinde de beklenen kalite ve verim düzeyinin elde edilebilmesi için, sağlık kurum ve kuruluşlarının yönetimi profesyonelce icra edilmelidir. Çünkü, sağlık örgütlerinin en üst kademesinden en alt kademesine kadar olan pozisyonlarda çalışanlar, yönetimle ilgili görevler ifâ etmektedir. Bu nedenle, ülkemizde genel sağlık sigortasının uygulama aşamasına gelindiği günümüz ortamında, özellikle hastanelerimizde istenen verimliliğin elde edilebilmesi ve çağdaş işletmecilik anlayışının yerleştirilebilmesi için, mevcut sorunların ortaya çıkanlması ve çıözümlenmesi gerekmektedir. Bu konuda yapılan çalışmaların çok az ve yetersiz oluşu, konunun önemini daha da artırmaktadır.
Sağlık hizmeti veren üretim birimlerinin en büyük alt sistemleri hastanelerdir. Dolayısıyla sözkonusu hizmet üretiminin büyük bir bölümünü üstlenmiş olması sebebiyle bu birimlerin, çağdaş işletmecilik anlayışına göre yönetilmeleri gerekmektedir.
Ülkemizde, yıllar itibariyle sağlık hizmetleri üretim unsurları (insangücü, sermaye, tıbbi araç-gereç vb.) bakımdan yetersizlikten söz edilmektedir. Bunun yanında, hastanelerin verimlilik ölçütü olarak kabul edilen "yatak kullanım oranı" %55'dir. İşte burada; söz konusu işletmelerde üretim fakrörlerinin daha etkin bir şekilde kullanılması, dolayısıyla verimliliğin yükseltilmesi açısından, etkin bir yönetim ve organizasyon faaliyetinin önemi ortaya çıkmaktadır.
Bu çalışmada, Türkiye'deki hastanelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan Devlet Hastaneleri'ndeki verimsizliğin en önemli etmenlerinden birisi olan yönetim ve organizasyon sorunlarının; uygulamalı olarak incelenmesi, sorunların somutlaştırılması ve çözüm önerileri geliştirilmesi amaçlanmıştır.
2. ARAŞTIRMANIN AMACI
Ülkemizde sağlık hizmetlerinin büyük bir bölümü, devlet hastanelerinde üretilmektedir. Sağlık hizmetlerinin büyük bir bölümünü üstlenmiş olması sebebiyle özellikle devlet hastanelerinin modern yönetim ve organizasyan anlayışına göre yönetilmeleri ve sunulan hizmetlerin daha da ileriye götürülebilmesi için, mevcut sorunlaeın ortaya çıkarılması ve çözümlenmesi büyük önem arz etmektedir.
Bu konuyla ilgili bilimsel çalışmaların az ve yetersiz oluşu, konunun önemini daha fazla artırmaktadır.
Bu çerçevede, bu araştırmada, devlet hastanelerinin en yetkili yöneticileri olan, Başhekimlerle yapılan anket çalışmasıyla, sorunlar somutlaştırılmış ve bu konuda alternatif çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bu araştırmanın amacı aşağıdaki şekilde ifade edilebilir :
3. ARAŞTIRMANINI KISITLARI VE YÖNTEMİ
Araştırma, Türkiye genelinde bulunan 549 Devlet Hastanesi'nden 83'üde uygulanmıştır. Bunlardan 73'ü il ve 10'u İlçe Devlet Hastanesi'dir. Hastanelerin seçiminde, sözkonusu yerleşim birimlerinin nüfusuna paralel olarak, hastanelerin iş yükünün fazla olacağı varsayımından hareket edilmiştir. Zira, illerde bulunan devlet hastanelerinin, bölge hastanesi niteliğinde bulunması ve seçilen ilçelerin nüfuslarının kalabalık olması, sözkonusu yerleşim birimlerinde bulunan Devlet Hastaneleni'nde daha kapsamlı bir hizmet verilmesini gerektirecektir. Böylece iş yüküne paralel olarak, muhtemel tüm sorunların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Öte yandan, araştırma alanı olarak, çeşitli nedenlerden dolayı Devlet Hastaneleri seçilmiştir: Ülkemizde Devlet Hastaneleri, tüm hastanelerin sayı bakımından % 64'ünü, kadro yatağı açısından % 52'sini oluşturmaktadır. Dolayısıyla çoğunluğu teşkil etmektedir. Ayrıca, çeşitli nedenlerden dolayı (hizmetin ucuzluğu gibi) halkın en çok rağbet ettiği dolayısıyla sorunların en çok olduğu hastanelerdir.
Bu arada, araştırmayla ilgili bilgi toplamak amacıyla, başhekimlere, konunun önemini belirten bir mektupla birlikte, düzenlenen anket formu gönderilmiştir. Burada, anket uygulamasının hastane başhekimleriyle yapılmasının nedeni, yöneltilen sorulara daha kapsamlı cevap almak ve bilinen, ancak üzerine gidilemeyen bazı sorunların somutlaştırılmasında onların desteğini almaktır. Zira, başhekimler, hastanedeki tüm faaliyetlerin yönetiminden sorumlu en üst yönetici ve hastaneye ait bütün işlerde muhatap ve haberleşmeye en yetkili kişidir (Ytkiy, 1983: s.29).
Anket formları, yukarıda anılan 83 Devlet Hastanesi Başhekimi'ne, anketör ve posta vasıtasıyla ulaştırılmıştır. Anket formlarından 41 adeti anketörle gönderilmiş olup bunlardan 33'ü ilgili birimlerce doldurulmuş olarak geri gönderilmiştir. 42 anket formu ise, ilgili Devlet Hastanelerinde postayla gönderilmiş ve bu yolla gönderilen hastanelerin 28'inden cevap alınmıştır. Dolayısıyla her iki yolla ulaşılan toplam 83 hastane başhekiminin 61'inden cevap alınarak, anketlerin dönüş oranı % 73.49 olmuştur.
Veriler tablolarda sayı ve yüzde olarak sunulmuştur. Ancak, soruların tümünün tabloları yerine, anlamlı görünen sonuçları içeren soruların tabloları düzenlenmiş, diğer soruların cevaplarının dağıtımı ise, metin içinde bilgi biçiminde sunulmuştur.
4. ARAŞTIRMADAN ELDE EDİLEN BULGULAR VE BUNLARIN GENEL BİR DEĞERLENDİRİLMESİ
Yapılan araştırmada toplam 19 sorudan oluşan anket 61 ayrı Başhekim'e uygulanmış ve aşağıdaki bulgular elde edilmiştir. Başhekimlerin % 43'ü (26 kişi) 6 yıl ve daha uzun süreden beri çalıştıkları hastanede yöneticilik yapmaktadır. Diğer % 57'sinin (35 kişi) ise, 5 yıla kadar değişik sürelerden beri görevlerini sürdürdükleri tespit edilmiştir.
Başhekim'lere;
"Hastane'de sunulan hekimlik ve destek (mali, idari, teknik) hizmetler'in planlanması, organizasyonu, uygulanması ve denetimine yönelik mevcut yasal yetkilerinizi tam olarak kullanabiliyor musunuz?"
şeklinde yöneltilen soruya % 62'si (38 kişi) "Hayır" % 38'i (23 kişi) ise "Evet" yanıtını vermişlerdir. Sözkonusu faaliyetleri tam olarak yerine getiremiyoruz, anlamına "Hayır" yanıtını veren ve çoğunluğu oluşturan Başhekimlere; bunun nedenleri sorulduğunda, önemlilik derecesine göre Tablo - 1'de dağılımı yapılan sorunlar belirtilmiştir.
Tablo - 1 : Başhekimlerin Görevlerini Tam Olarak Yerine Getirememe Nedenleri
SORUNLAR |
SAYI* |
% |
Başhekimin yönetim alanının çok geniş tutulması |
22 |
29 |
Yasada tanınan yetkilerin açık olmayışı |
17 |
23 |
Personel yetersizliği |
15 |
20 |
Hastanede sunulan hizmetlerin çok çeşitli oluşu |
15 |
20 |
Siyasi ve bürokratik faktörler |
6 |
8 |
TOPLAM |
75 |
100 |
* Başhekimler birden fazla yanıt vermişlerdir.
Tablo - 1 incelendiğinde en önemli sorunların;
görülmektedir.
Devlet Hastanelerinin organizasyonunda temel teşkil eden Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğ'nde, "Başhekim, hastanenin tıbbi, idari ve eğitim hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesini sağlar, bu hizmetlerin yapılmasını izler, en az haftada bir defa denetler" (Ytkiy, 1983: s. 29), denmektedir. Ancak, Başhekim bu görevleri gerek teknik ve gerekse zaman açısından tam olarak yerine getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu konuyla ilgili olarak, araştırmada Başhekimlere,
"Size göre bir Başhekim, hastane işletmelerinde yürütülen idari, mali ve teknik hizmetlerden birinci derecede yetkili, görevli ve sorumlu olmalı mıdır?"
şeklinde yönelttiğimiz bir başka soruya da % 66'sı (40 kişi) "Hayır" yanıtını vermiştir. Dolayısıyla, görüldüğü gibi Başhekimlerin yönetim alanı çok geniş tutulmuştur. Ayrıca ilgili yönetmelikte, diğer fonksiyonel yönetcilerle nasıl bir iş bölümüne gidileceği konusuna bir açıklık getirilmemiştir.
Tablo - 1'de görüldüğü gibi, "personel yetersizliği" de önemli bir sorun olarak dile getirilmiştir. Zira, Türkiye'de hastanelerde istihdam edilecek sağlık personelinin kadrolaması objektif yöntemlere göre yapılmamaktadır: ülkemizde, hastanelerde istihdam edilecek personel ve bunların sayıları, SSYB'nın 24 Kasım 1974'de yayınladığı kadro yönetmeliği ile 11 Temmuz 1979'da yayımlanan kıstas yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmektedir. Kadro dağılım yönetmeliğinde hastaneler 50, 100, 200, 400, 600 yataklı olarak büyüklüklerine göre sınıflandırılmış, her sınıf hastanede yer alacak tıbbi idari ve destek hizmet üniteleri belirlenmiş ve her ünitede görevlendirilecek personel sayıları da mesleklerine göre katı olarak tespit edilmiştir (Seçim, 1988: s. 8). Oysa kadro dağıtımında yatak sayısı yerine iş yükünün esas alınması daha objektif olacaktır. Çünkü, yatak sayısı az ve fakat insanların daha yoğun yaşadığı bir bölgedeki hastanenin iş yükü, yatak sayısı fazla, fakat insanların daha az yoğun yaşadığı bölgedeki hastanenin iş yükünden daha fazladır.
Öte yandan Başhekimler, görevlerini tam olarak yerine getirememe nedenlerinden bir olarak da "siyasi ve bürokratik faktörler"i dile getirmişlerdir.
Başhekimlere, hastane Başhekimliğine getirilecek hekimlerin yöneticilik Formasyonunun artırılması amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından yöneticilik eğitim programlarının düzenlenmesi hakkındaki görüşleri sorulduğunda, alınan yanıtların dağılımı Tablo - 2'de görüldüğü gibidir.
Tablo - 2 : Başhekimlerin Yöneticilik Eğitim Programları Hakkındaki Görüşleri
| YANITLAR | SAYI |
% |
| Böyle bir uygulama yapılırsa çok yararlı olur | 54 |
89 |
| Bu tür bir çalışmanın;Gerekli olduğunu sanmıyorum | 3 |
5 |
| Bu tür bir çalışmanın Herhangi bir yarar sağlıyacağını düşünmüyorum | 4 |
6 |
TOPLAM |
61 |
100 |
Tablo-2 incelendiğinde, Başhekim'lerin %89'u (54 kişi) kendilerine yönelik hastane işletmeciliği konusunda eğitim programlarının düzenlenmesini istemektedirler. Buradan iki önemli durum ortaya çıkmaktadır:
Birincisi, Başhekim'lerin hastane yönetimi konusunda büyük bir çoğunlukla yeterli olamadıkları;
ikincisi ise, birinci durumun doğal sonucu olarak, bu kuruluşların yönetiminin "profesyonel yöneticilere" bırakılması gerçeğidir.
O halde Hastanelerin de bir işletme olarak ele alınarak, ayrılan kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasının sağlanması gerekmektedir. Ülkemizde sorunun çözümü için, sağlık idaresi yüksek okullarının açılması ve 15 Mayıs 1987'de yürürlüğe giren Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nda verimlilik ve etkinliğin arttırılması amacıyla, hastanelerin birer sağlık işletmesine dönüştürüleceğinin öngörülmesi, önemli bir aşama sayılabilir.
Başhekim'lerde, "Bir uzman hekimin hastane işletmelerinin en üst yönetim birimi olan Başhekimlik görevine getirilmesinin, o hekimi çeşitli bakımlardan nasıl etkilediği" sorulduğunda alınan yanıtların dağılımı Tablo - 3'de görüldüğü gibidir.
Tablo - 3 : Bir Uzman Hekimin Başhekimlik Görevine Getirilmesinin O Hekimi Nasıl Etkilediğinin Dağılımı
| YANITLAR | SAYI* |
% |
| Mesleki yönden olumsuz etkilemekte | 30 |
36.5 |
| Bütün gün meslekle ilgisiz işlerle uğraşmakta | 28 |
34 |
| Hastane idareciliği formasyonu kazandırmakta | 21 |
25.5 |
| Hiç etkilememekte | 3 |
4 |
TOPLAM |
82 |
100 |
* Başhekimler birden fazla yanıt vermişlerdir.
Tablo-3 incelendiğinde Başhekim'lerin, bu görevde bulunmakta büyük bir çoğunlukla "mesleki yönden olumsuz bir şekilde etkilendikleri" ve "bu görev süresince meslekleriyle ilgisiz işlerle uğraştıkları" şeklinde görüş beyan etmişlerdir. Burada iki önemli nokta dikkat çekmektedir: Birincisi, ülkemizde yetiştirilmesi maliyeti çok yüksek ve sayıca yetersiz olan hekimler, uzmanlık alanları dışında istihdam edilerek kaynak israfına neden olunması; ikincisi ise, hastanedeki beşeri ve maddi kaynakların planlanması, organisazyonu, koordinasyonu ve denetimi gibi, yerine getirilmesi profesyonelce icra edilmesi gereken faaliyetlerin gereğince yerine getirilmemesi ve verimsizliktir.
Gerçekten, ihtisasını bitirmiş, tam hizmet sunacağı bir zamanda örneğin, genel cerrah uzmamının hastane Başhekimliiği görevine getirilmesiyle; O'nun, uzmanlık alanında hizmet sunmasına engel olunduğu gibi, hastanenin yönetimi de profesyonelce icra edilemiyeceğinden, verimsizlik ve kaynak israfına naden olunacaktır. O halde yukarıdaki tabloda hoşnutsuzlukların giderilmesi için, hakimlerin idari işlerden kurtarılıp, mesailerinin tamamını fiilen hasta bakım ve tedavi hizmetlerine vermeleri için gerekli tedbirler alınmalıdır. Aynı noktadan hareketle hastanelerin yönetimi ise, profesyonel yöneticilere bırakılmalıdır.
Bu arada, Başhekimler, bu görevde bulunmanın, Tablo - 3'de görüldüğü gibi, % 25.5 önemlilik derecesindeki "hastane idareciliği formasyonu kazandırmaktadır" şeklinde de görüş beyan etmişlerdir. Ancak, uzman bir hekimin bu göreve getirilmesiyle, yukarıda da açıklandığı gibi, sağlık hizmetlerinde makro ve mikro açıdan ne gibi kayıplara neden olduğu gözönüne alındığında, "idarecilik formasyonunun" hekimler açısından pek o kadar önemli bir kazanç olmadığı görülecektir.
Öte yandan, yukarıda, Başhekimlerin yönetim alanlarının çok geniş tutulduğunu ve bu görevleri, tam olarak yerine getirmelerinin gerek zaman ve gerekse teknik açıdan mümkün olmadığını belirtmiştik. Bu sorunun çözümü, hastanelerimizde, çağdaş yönetim ve organizasyon anlayışı çerçevesinde fonksiyonel bir iş bölümüne gidilmesiyle sağlanacaktır. Bu esastan hareketle Başhekimlere; iş yüklerinin hafifletilmesi ve faaliyetlerinin daha etkin bir şekilde yerine getirilmesi için hastanedeki faaliyetlerin hangisinden "birinci derecede" yetkili ve sorumlu olmaları gerektiği sorulduğunda, alınan yanıtların dağılımı Tablo - 4'de görüldüğü gibidir.
Tablo - 4 : Başhekimlerin Hastanede Birinci Derecede Yetkili Ve Sorumlu Olmak İstedikleri Hizmetler Konusunda Tercihlerinin Dağılımı
HİZMET |
SAYI |
% |
Tıbbi ve eğitim hizmetleri |
39 |
64 |
Tıbbi hizmetler |
14 |
23 |
Tüm hizmetler |
6 |
9 |
İdari ve eğitim hizmetleri |
1 |
2 |
İdari hizmetler |
1 |
2 |
toplam |
61 |
100 |
Tablo - 4'de görüldüğü gibi, Başhekimlerin % 64'ü (39 kişi) hastanedeki tıbbi ve eğitim hizmetlerinden, % 23'ü (14 kişi) sadece tıbbi hizmetlerden "birinci derecede" yetkili ve sorumlu olmak şeklinde tercihlerini belirtmişlerdir. Mevcut hastane organizasyonunda fonksiyonel bir iş bölümünün olmadığı ve aynı zamanda olması gerektiği anlamındaki bu tercikler, hastanelerimizde etkin bir yönetim için, fonksiyonel bir iş bölümüne gidilmesinin ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Günümüzde hastaneler, kâr amacı gütmeyen organizasyonlar olarak bilinmektedir. Ancak toplumsal refaha sağladıkları katkı tartışmasız kabul edilen hastaneler kâr peşindee koşmasalar bile, sınırlı kaynaklarını, hizmet arzını nicel ve nitel yönden en üst düzeye çıkaracak biçimde kullanmak zorunda olan işletmelerdir. O halde bu işletmelerin yönetimini ,genel yönetim ilke ve uygulamalarından ayırmak mümkün değildir. Aksine, özellikleri nedeniyle yönetimine özel önem verilmesi gereken organizasyonlardır. Ayrıca, sağlık hizmetleri üretim faktörleri de kıt kaynaklardandır. Bu çerçevede, sağlık hizmetleri üretiminin en büyük alt sistemleri olan hastanelerin "zarar eden işletmeler yerine kâr eden işletmelere dönüşmesi için en önemli faktörün ne olduğu" sorulduğunda Başhekimlerin verdikleri yanıtların dağılımı Tablo-5'de görüldüğü gibidir.
Tablo - 5 : Hastanelerin Kâr Eden İşletmelere Dönüşmesinde en ömemli Faktör Hakkında Başhekimlerin Verdiği Yanıtların Dağılımı
| FAKTÖRLER | SAYI | % |
| Etkin bir yönetim ve organizasyon | 44 | 72 |
| Yeterli ,kalite ve sayıda sağlık personeli | 7 | 11 |
| Yeterli araç-gereç | 6 | 10 |
| Mevletin mali desteği | 4 | 7 |
| TOPLAM | 61 | 100 |
Hastanelerin toplumsal refaha sağladıkları kazancın önemine paralel olarak, sağlık hizmetleri üretiminin optimal bir şekilde gerçekleştirilmesinde en önemli faktör, kıt kaynaklardan maksimum verim elde edilebilecek şekilde yönetilmesidir. Tablo - 5'de Başhekimlerin % 72'sinin (44 kişi) kıt kaynaklardan maksimum verim elde edilebilmesi anlamında, hastanelerin kâr eden işletmelere dönüşmesinde en önemli faktör olarak "etkin bir yönetim ve organizasyon" faktörüne işaret etmeleri bunun bir göstergesidir. Ayrıca bu durum, ülkemizdeki sözkonusu hastanelerle ilgili olarak bir gerçeğe daha işaret etmektedir: Yatak kapasitesi eksikliğinden söz edilen ülkemizde, mevcut yatak kullanım oranının ortalama % 55' lerde kalmasında en önemli faktörün, etkin bir yönetim ve organizasyonun olmadığının bir göstergesidir. Zira, yine araştırmada Başhekimlere hastanelerdeki çeşitli bakımlardan verimsizliğin en önemli nedenleri sorulduğunda alınan yanıtların önemlilik derecesine göre dağılımı, Tablo - 6'da görüldüğü gibidir.
Tablo - 6 : Başhekimlere Göre Hastanelerdeki Verimsizliğin En öneınli Nedenleri
NEDENLER |
SAYI* |
% |
Hastanelerin modern yönetim ve organizasyon anlayışına göre yönetilmemeleri |
45 |
48 |
Kaynak yetersizliği |
26 |
28 |
Tedavi hizmetlerinin devlet hastanelerinde kalitesiz olduğu anlayışının yaygın oluşu |
10 |
11 |
Türk halkının genel olarak yatarak, tedaviye rağbet etmemesi |
10 |
11 |
Otelcilik (Ev idaresi) hizmetlerinin yetersizliği |
2 |
2 |
TOPLAM |
93 |
100 |
* Başhekimler birden fazla yanıt vermişlerdir.
Tablo - 6 incelendiğinde hastane işletmeleriride verimsizliğin en önemli nedeni olarak Başhekimler % 48 oranındaki "hastanelerin modern yönetim ve organizasyon anlayışına göre yönetilmediği" şeklinde görüş beyan etmişlerdir. Gerçekten yönetimin; sanat olma, iş bölümü ve uzmanlaşma, işbirliği, grup v.b. özellikleriyle birlikte, organizasyonda; amaç, yetki ve sorumluluğun, denkliği, yetki devri, komuta birliği, iş bölümü, görevlerin tanımı vb. ilkeler gözönüne alındığında, hastane işletmeleri çağdaş yönetim ilke ve esaslarının en az uygulandığı işletmelerden birisidir. Çünkü, devlet hastaneleri organizasyonuna temel teşkil eden Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğiyle ortaya konmaya çalışılan hastane organizasyonu yapısında; yönetimin bir sanat olma özelliği, yetki ve sorumluluğun denkliği, yetki devri, fonksiyonel iş bölümü v.b. ilkeler, gereğince dikkate alınmamıştır. Zira, konuyla ilgili olarak "hastane yönetimiyle ilgili yönetmelikte Başhekimden görevleri tam olarak belirtilmiş midir?" şeklinde yönelttiğimiz soruya, Başhekimlerin % 64'ü "tam olarak belirtilmemiştir" anlamında "Hayır" yanıtını vermişlerdir. Dolayısıyla üretim faktörlerinin kullanımından beklenen verimlilik sağlanamayacaktır.
Tablo - 6'da ikinci sırada yer alan "kaynak yetersizliği" genelde hastanelerin verimsizliğine neden olan önemli bir faktör olarak kabul edilebilir. Ancak ülkemizdeki hastaneler için bu faktörün önemlilik derecesinin tetkik edilmesi gerekir. Çünkü, bugün ülkemizde, ilgili Bakanlığın yayınlarında da belirtildiği gibi, hastanelerde mevcut üretim faktörleri etkin bir şekilde kullanılmamaktadır.
Tablo - 6'da önemlilik derecesine göre üçüncü sırada olan "Tedavi hizmetlerinin devlet hastanelerinde kalitesiz olduğu anlayışı" şeklinde faktör yer almıştır. Bu faktör, aslında sözkonusu hastanelerde sağlık hizmetlerini nitel ve nicel yönden artırmaya yönelik önemli bir çalışmanın olmayışının bir sonucudur.
Yukarıda, Türkiye'deki hastanelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan Devlet Hastane'lerinin yönetim ve organizasyon sorunları somut bir şekilde ortaya konulmaya çalışılmış ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Devlet hastanelerinde sözkonusu sorunların büyük bir çoğunluğunun, faaliyetlerin çağdaş yönetim ve organizasyon anlayışı çerçevesinde yürütülmediğinden kaynaklandığı ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede, sözkonusu hastanelerde hizmetlerin daha da ileriye götürülebilmesi için faaliyetlerin çağdaş işletmecilik anlayrşı çerçevesinde planlanması, organize edilmesi ve yürütülmesi gerekmektedir. Bunun için de, hastanelerin yönetim ve organizasyonuna temel teşkil eden "Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği"nin, ilgililerce yeniden gözden geçirilip, ihtiyaca cevap verebilecek bir nitelik kazandırılması, vurgulanması gereken en önemli husustur.
5· SONUÇ
Ülkemizde sağlık hizmetlerinin yapısal ve teknik özelliklerinin verimli, kaliteli, süratli ve ekonomik bir şekilde sürdürebilecek bir anlayış ile planlanması, son yıllarda üzerinde en fazla tartışılan konulardan birisi haline gelmiştir. Hizmetlerin daha ileriye götürülebilmesi; yeni hizmet birimlerinin faaliyete geçirilmesiyle ya da mevcut imkanların daha etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak tedbirlerin alınması ile mümkün olacaktır.
Türkiye'de sağlık hizmeti ihtiyacının karşılanabilmesi için, yeni üretim faktörlerine ihtiyaç duyulduğu söylenmesine karşın, mevcut üretim faktörlerinin verimli bir şekilde kullanılmadığı gerçeği, ilgili Bakanlığın çeşitli yayınlarında da vurgulanmaktadır. O halde yapılması gereken; sağlık hizmeti üreten kurum ve kuruluşların dâha etkin ve verimli bir üretim sürecine girebilmelerinin sağlanması için mevcut sorunların ortaya çıkarılması ve çözümlenmesi gerekmektedir. Ülkemizde sağlık hizmeti üretiminin büyük bir çoğunluğu hastanelerde sağlanmaktadır. Bu çerçevede sağlık hizmeti üretiminin en büyük alt sistemleri olan hastanelerin verimli ve etkin olmamalarında çeşitli etmenlerin rolü bulunmaktadır. Bunların başlıcaları şu şekilde sıralanâbilir:
Bu araştırmada, sözkonusu sorunların bir tanesi, ancak kanımızca en önemlisi olan "yönetim ve organizasyon sorunları" ele alınmış ve çözüm önerilerinde bulunulmaya çalışılmıştır. Zira ülkemizdeki hastanelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan Devlet Hastane'lerinde yatak kapasitesi kullanım oranının % 55 gibi düşük bir düzeyde olması, sözkonusu hastanelerin modern işletmecilik anlayışına göre yönetilmeyişinden kaynaklanmaktadır.
KAYNAKÇA |
AHA, "Productivity and Performance Management in Health Care Institutions." American Hospital Publishing Inc., AHA USA, 1989. AK, Bilal., Hastane Yöneticiliği, H. Ünv. Sağlık İdaresi Yüksek Okulu, Özkan Matbaacılık A.Ş., Ankara 1990. AKYAY, Necmettin., Osmanlı İmparatorluğu'nda Sağlık Öngütleri ve Sosyal Kuruluşlar, H. Ünv., Toplum Hekimliği Bölümü Yayını, No: 20, Ankara 1982. BERMAN, Howard., J. Lewis E. Weeks, The Financial Management of Hospitals, School of Public Health, The University of Michigan, Michigan, 1971. BLANPAİN, J. G., "Management of Health Service", Health Services in Europe, Volume 1: Regional Analysis, WHO, Copenhagen, 1981. BRIDGMAN, R. F., and M. I. Roewer, Hospital Legislation And Hospital Systems, WHO, Geneva, 1973. BROWN, R. E., Evaluating Hospital Administration, Hospitals, 35: 18, October, 1961. CARLISLE, Howard M., Management Concepts and Situations, Sciences Research Associates Inc., Chicago, 1976. COMTE, Robent F. Leslie W. Lee., Management Procedures, The Bobbs-Merril Company, Inc., Indianapolis, 1975. DESSLER, Gray., Management Fundamentals, Reston Publishing Company Inc., A Prentice-Hall Company, Reston, Virginia 1977. DİCLE, Atilla., Kitlerde Örgüt ve Yönetim Geliştirme Çabaları Üzerine Bazı Gözlemle, KİT'lerin Yönetim Sorunları, MPM Yayınları: 206, Ankara, 1976. European Symposium On the Estimation of Hospital Bed Requirements, WHO, Copenhagen, 1965. FÜLÖP, Tamas., Milton I. Roemer, Reviewing Health Manpower Development: A Method of Improving National Health Systems, WHO, 1987. GANNON, Martin Ö., Management, An Organizational Perspective, Little Brown and Company, Boston, 1977. HOUSLEY, Charles E., Hospital Material Management, Aspen System Corporation, Germantown, Maryland, 1978. Health Statistics Yearbook of Turkey, Ministry af Healt and Social Assistance, Department of Research, Planning and Coordination, Pub. No: 526, Ankara, 1986. HUDENBURG, Roy., Planning the Community Hospital, Mc GrayHill Book Company, USA, 1967. Yatakla Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı, Sağlık Bakanlığı Yayınları, Yayın No: 539, Ankara, 1989. KALKAY, M. Nuri., Çağdaş Hekimliğin Sorunları, Tıbbi Kitaplar Dağıtım Servisi, İstanbul, 1981. KREITNER, Robert F., Leslie W. Lee., Management, Houghton Mafflin Company, Boston, 1983. MORİN, Pierre, Organizasyonların Gelişmesi, İstanbul Reklam Ofset, İstanbul, 1972. MUCUK, İsmet., Modern İşletmecilik, Dördüncü Basım, Der Yayınları, İstanbul, 1989. Özet Sağlık İstatistikleri, Sağlık Bakanlığı, Yayın No: 536, Ankara, 1989. ÖZGEN, Hüseyin, Yönetici Geliştirme-Bildiriler, Ç. Üniv., İ.İ.B.Fak ., Üniversite-Sanayi İşbirliği Yayınları No: 2, Adana, 1989. ÖZTEK, Zafer., "Temel Sağlık Hizmetleri ve Türkiye", Toplum ve Hekim, Türk Tabibler Birliği Yayın Organı, Sayı: 38, Odak Ofset, Ankara, 1985. SEÇİM, Hikmet., Hastane Yönetim ve Organizasyonu, Anadolu Üniv. Basımevi, Eskişehir, 1985. ÜNAL, Güner., Sağlık Hizmetlerinde Denetim, SSYB. Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü, Çağ Matmaası, Ankara, 1987. VANMAANEN, Miss. H., "Health Manpower", Health Service in Europe, Volume l: Regional Analysis, WHO, Copenhagen, 1981. WHO, Health Service in Europe, Country Reviews and Statistics Volume: 2, Third Edition, Copenhagen, 1981. YTKİY, "Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği", SSYB, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Yayın No: 499, Ankara, 1983. |