rgb35.gif (11120 bytes)

Gelibolu Harekatı 1915

Gelibolu Harekatı 1915 ve Sonuçları

Doç. Dr. Kutlu MERİH
EYLEM Stratejik Yönetim Uzmanı

1915 Nisan-Haziran Arıburnu Cephesi Savaşları

 

Kuzey (Arıburnu ve Anafartalar) Cephesi Savaşları

23 Nisan akşamı Mondros ve Kondia Limanlarında bindirilmesini tamamlamış gemilerle, bunları yolda, kıyıda koruyacak ve çıkarmaları ateşle destekleyecek olan harp gemileri 24 Nisan'da karanlık bastıktan sonra Imroz ve Bozcaada açıklarında birleşti.109 harp, 308 tarama gemileri ve özel çıkarma taşıtlarıyla kıyılarımıza 8 km. açıkta durdu. İki saat ayın batmasını bekledi ve bu sırada askerini küçük çıkarma taşıtlarına aktardı. Karakol gemilerini Boğaz'dan dışarıda kullanamayan, kıyı açıklarını tarayacak ışıldakları bulunmayan Türk Kuvvetleri sessizlik içindeydi.

25 Nisan Çıkartması ve Kanlısırt Düztepe Savaşları

25 Nisan sabahı, düşman gemilerinin toplarıyla birlikte geldi. 9.Tümen Komutanının bildirisinden düşmanın Arıburnu ve Kabatepe arasına çıkarma işlemine giriştiği (Saat 05.10) anlaşılıyordu. Mustafa Kemal, 9. Tümenden yeni bilgi istedi. Tümen süvari bölüğünü kesif ve ileri birliklerle bağlantı yapması için Arıburnu'na gönderdi. Telefonla 3. kolordu ile görüşmesine rağmen onlarda da açık bir bilgi olmadığını öğrendi. Arıburnu muharebeleyi raporunda O, :

"Artık ihraç tahakkuk ettiğine ve düşmanın sahilde yerleşmesine meydan vermemek lüzumu aşikar olduğuna göre, daha da vakit zayi ederek, Fırkanın tarz'ı hareketi hakkında Gelibolu'dan kat'ı emre intizar, muharebe vaziyetiyle telif edilemezdi."

demekte, Arıburnu'na bir piyade alay ve bir dağ bataryası gönderdiğini belirtmektedir. Mustafa Kemal ordunun, hatta imparatorluğun kaderi bakımından önemli tarihsel kararını vermişti. Birliklere gönderilmek ve örneği 9. Tümen'e verilmek üzere aşağıdaki altı maddelik emri not ettirdi.

1 . Düşmanın Arıburnu civarındaki ihraç teşebbüsü diğer noktalardaki tesebbüslerinden daha ciddidir.
2. Süvari Bölüğü (emir almıştır), 57. Alay, cebel bataryası ve bir sihhiye müfrezesi Kocadere garbındaki sırtlara hareket edecektir bunlara ben şifahen emir vereceğim.)
3. Fırka kısm-ı kullisi ordugahlarında harekete muheyya bir halde bulunacaklardır.
4. Ben bidayette düşmana doğru hareket eden müfreze ile birlikte bulunacağım. İcap ederse kısm-i külliye döneceğim.
5. Fırka karargahında kalan fırka erkan-i harbi ile irtibatta bulununuz.
6. Karargah Bigalı Köyünün şarkındaki sırtta ve değirmen yakınındadır.

Bu arada Haintepe'deki takımlarımız erimiş kuvvetli düşman karşısında başarılarımız yersel kalmıştı. Zira 2.000 Türk, 10.000 A.N.Z.A.C. ile dövüşüyordu.

Saat 8.10 da tümen komutanı başta, alay grubu yürüyüştedir. Kocaçimen Tepesi'ne uzanan yol o kerte fenadır ki, kıtayı yormamak ve yol bulmak için topçu subayları ileriden gönderildiler fakat yollarını şaşırdılar. At sürmek hiç de kolay olmuyordu. Nihayet Mustafa Kemal daha iyi bir görüş sağlamak için, Kocaçimen Tepesi'nden Abdalbayırı'na atını sürdü. Türk erleri kalabalık bir düşmanın önünden çekilmekte idi. 27. Alayın 8. bölüğüne bağlı bu erleri Mustafa Kemal konuşmasıyla durdurdu. Olayı şöyle anlatır:

"Niçin kaçıyorsunuz?" dedim.
"Efendim, düşman." dediler.
"Nerede?"
"İşte, diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. Filhakika düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve kemali serbesiyetle ileri doğru yürüyordu." diye ekler. içinde bulunduğu ruh halini açıklar, kaçan efrada: .
"Düşmandan kaçılmaz," dedim.
"Cephanemiz kalmadı," dediler.
"Cephaneniz yoksa, süngünüz var," dedim.
"Ve bağırarak süngü taktırdım. Yere yatırdım. .. Kazandığımız an bu andır. "
diye eklemektedir.

Konuştuklarının korunmasında 57. Alay saat 10.00 sularında düşmanın kuzey kanadını kuşatacak gibi taarruza sürdü. Mustafa Kemal verdiği taarruz emrinde içinde bulunan duruma çok yaraşan şu tarihsel sözleri ekledi:

"Size ben taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Siz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir."

27. Alaydan gelen bağlantı subayıyla bu alaya başladığı taarruzun sürdürdülmesini emretti. Böylece Conkbayırı kurtarılmış, düşman Kanlısırt'a kadar geri atılmıştı. Geri atılan A.N.Z.A.C. kolordusunun görevi, yarımadadaki Türklerin kuzey ve güney bağlantısını kesmek amacı ile Kabatepe kuzeyinde karaya çıkmak, sol kanadın güvenliğini sağladıktan sonra Maltepe'ye ilerlemekti.

Kanlısırt-Düztepe

Karaya çıkan örtü kuvveti Avustralya tümenine bağlı 3. tugay (bir istihkam bölüğü ve sihhiye müfrezesi ile birlikte; idi. Bunun ardından büyük kesim, 2.ve 1 tugaylarla Avustralya Yeni Zellanda tümen gelecekti.

Saat 5.00'e dek iki seferde deniz kuvvetlerinden 2. filo (6 harp gemisi ve 8 torpido muhribi desteğinde Arıburnu'na beş dakika arayla  2.250 kişi çıkarıldı. Muhripler 100 metreye dek kıyıya yanaşarak atış desteği yaptılar. Saat yediye dek 3. tugayın son seferi, bunun ardından 2. tugay karaya çıkmış ve ilk sırtlar elde edilmişti. General HAMILTON da işlerin yolunda gittiğine güvenli olaral saat altıda gemisiyle Seddulbahir'e yol almıştı. Saat yediden biraz sonra 3 Avustralya tugayı güneyde Kanlısırt, ortada Kemalyeri ve kuzeyde Yüksektepe (180) doğrultularında, ama çıkarma karışıklıklarının doğurduğu ağırlıkla ilerlemeye başlamıştı.

Saat 09.00 da düşman 'da Kanlısırt ve Düztepe çizgisi almış oluyordu.

Biraz sonra yenide ilerlemeyi deneyince önce Kemalyeri'nde sonra Conkbayırı'nda beklenmedik dayatışla karşılaştı. Oysa Saat 10.00'da Avustralya tümeninin karaya ayak basan toplamı 12.000 kişiye yaklaşıyordu. Bu tümen son taburu çıkan karışıklıklar yüzünden ve başlayan Türk taarruzu nedeniyle Saat 13.00'te çıkabilecektir. Esasen Saat 10.24'te 72. Alayın Maltepe'ye 77. Alay Kocadere'ye yaklaştarırılması emrini Tümen Kurmayına Kolorduya geçirilmek üzere kaleme alan Mustafa KEMAL dayatmasından sonra,

Saat 10.45'te verilen bir emirle çekilmeye başlayan düşman Saat 13:00'e dek Cesarettepe-Kanlısırt çizgisine, Saat 15.00-16.00'ya dek durumu daha da kötüleşmiş olarak Haintepe-Korkuderesi kaynakları çizgisi kadar çekildi.

A.N.Z.A.C. kolordusu büyük kayıplar vermiş, ancak gemi topçusunun desteği ile denize dökülmekten kurtulabilmiştir.
Düşmanın Kabatepe'ye asker çıkarmış olduğu yanlış haberi, 9. Tümenin Kirte dolaylarında toplanma kararı, Mustafa KEMAL'e yeni tedbirler alma olanağı verdi. Kolordu Komutanının orada bulunması tedbirler meselesinin çözümünü kolaylaştırdı. 77. Alay Palamutluk Tepe'sine gitmeyecekti. Mustafa KEML'in kararı bütün tümeni ile düşmana taarruzdu. Komutanın ikna eder etmez, 77. Alaya 27. Alayın solundan taarruz etmesi için haber gönderdi. 72. Alayı bulup Conkbayırı'na getirerek Saat 16.00'da bir taburu ile 57. Alay kuvvetlendirdi. Geceleyin de taarruzun devamını emretti. Gece taarruzları yapıldı. 77. Alayın başarısızlığı bir yana, 27. ve 57. Alayların çarpışmaları çok göğüs kabartıcı sahnelerle doldu taştı.

Beşinci Türk Ordusu Komutanı (L. von SANDERS) bu savaşlara bir etki yapamadı. İlk günün fırsatı kaçtıktan sonra ertesi günler birbiri ardından on alay (64., 33., 14., 20., 13., 15., 10., 11 .,. 25., Alaylar ve 45. Alayın 3. taburu) gelecektir ama, 26 Nisan günü, kaderi ile başbaşa kalan 19. Tümen, düşmanın taarruzuna uğrayacaktır. çıkmazdan kurtulmak için kıyıya son gelen kuvvetlerle 57. Alaya, sonra 27. Alaya sabaha karşı yüklenen düşman bir taraftan gemi atışlarıyla savunmamızı çökertmeye çalışıyordu. 57. Alay kuvvetini korumak için Düztepe'ye çekildi. Bu sırada sol kanatta Kabasırt'taki üç bölük gemi ateşleriyle toprağa gömüldü. Kurtulabilenlerin kimi sağır kaldı, kimi uzun tedavilere rağmen hafızasını kazanamadı. Yardım için Ece Limanı yakınından 77. Alayın 3. taburu getirildi. Akşamüstü gelen 64. Alay iki kanat gerisinde yedekte tutuldu. Saat 19.00'da Mustafa KEMAL bir tümen emri verdi. Bunda birliklerin kahramanlığını överek onları kutladı. Kıtaların kendilerine çeki düzen vermelerini tahkimat yapmalarını emretti.

26 - 27 Nisan gecesi ferahlatıcı bir haber alındı. 33. Alay gece yarısı, 19. Tümenin emrine girmek üzere Bigalı'dan hareket edecekti. Mustafa KEMAL 27 Nisan'da taarruzu kararlaştırdı. Savunma emri vermesinden on saat sonra Saat 5.00'te yeni imzaladığı emre göre, 64. Alay 57. Alay üzerinden açarak sağdan, 27. Alay (72. Alayın 3. taburu ile birlikte) ortadan ve 72. Alay soldan taarruz edecek, 33. Alay merkez gerisinde tümenin yedeği olarak bulunacaktı. Mustafa KEMAL komuta yerini Kocadere Köyünde, ileri komuta yerini de Kemalyeri'nde kurmuştu. Bu son yerden bütün birlikler görülebiliyordu. Zira Kanlısırt ile arada bir dere bulunuyordu, biz düşmanı sırttan ileri geçirmek istemiyor, onlar aradaki derevi ele geçirmeyi arzuluyorlardı.

27 Nisan'da taarruz sağ kanatta başarılı gelişti. Arıburnu'ndaki eski çizgiye varıldı. Düşman çekilmediği için Boyun noktasında kaldı. Sol kanatta 72. ve 77. Alaylar yardım çığlıkları çıkarmakta, oysa ileri komuta yerinde durumu kolayca görebilen Mustafa KEMAL, "Görüyordum ki bu durumda olanlar, kendilerinin karşısındaki düşmandı." demektedir.

Saat 10.15'te bu kanatta yedekteki 33. Alay savaşa sürüdüğü halde, yarımdakilerin etkisi ile bu da belirli bir ilerleme kaydedemedi.

Mustafa KEMAL saat 19.00'da taarruzların gece sürdürülmesini emretti. Gece yarısına kadar sevinçli olan haberleri, subay kayıplarından doğan kederli haberler izledi.

28 Nisan sabahı O, taarruzları durdurmaya ve bulunan çizgide savunmaya geçmeye karar verdi ve Kolordudan kuvvet istedi. Cevap olumsuzdu. Saros Körfezinden ve Anadolu kıyısında boş duran kıtalar olduğunu bilen Mustafa KEMAL bu karşılığa kızdı ve üzüldü. Gece, kolordudan, bilgi istemek üzere gelen kurmay subay Burhanettin'e açıklamada bulunmadı. Herşeyin bildirgelerde olduğunu bildirmekle yetindi. 27 Nisanda gerekli kuvveti göndermeyen V. ordu Komutanı 19. Tümene Binbaşı Raymond'u Kurmay Başkanı olarak göndermişti. Tümenin kurmay subayına değil kuvvete ihtiyacı vardı. Bu yüzden onu kurmay başkanlığına kabul etmedi, tümenin durumunu açıklaması ve taarruz harpleri biçimindeki saldırıların düzenlenmesini bildirmesi için ordu karargahına gönderdi.

28 Nisan'da düşman, topçusunun ve makinali tüfeklerinin çokluğuna dayanarak taarruza geçti. Önemli bir başarı elde edemedi.

29 Nisanda önemli olaylar görülmedi. Ertesi günü Mustafa KEMAL'e Padişah adına Gümüş İmtiyaz Madalyası gönderildi. 3. Kolordu Komutanı emrinin bir cümlesinde şöyle yazıyordu. "Geceli gündüzlü süren harbi, başarılı bir şekilde idare ederek her an başka bir sürette tecelli etmekte olan fedakar hizmetinizin sürüp gitmesini bekler, bütün kalbimle sizi kutlarım. . . "

30 Nisanda düşmanla birçok yerde 200-300 metre aralıkla karşı karşıya bulunuyorduk. Düşman sürekli yığınak yapıyordu. 19. Tümen Komutanı düşman kuvvetini 24-30 tabur olarak oranlıyordu. Sağ kanat grubunu Cesarettepe-Kesikdere batısındaki sınırlarda; orta grubunu Kanlısırt kuzeyinde ve sol grubunu Kanlısırt ve Kırmızısırtta düzenlemişti. Böylece aynı zamanda Arıburnu Bölgesi Komutanı olarak da kuvveti onbir alaya bağlı 22 tabur ve beş topçu taburuna bağlı 8 batarya oluyordu.

Sakıncalı Acele

1 Mayıs'ta Mustafa KEMAL 5. Tümenin tümüyle gelmesini beklemeden taarruza geçmeye karar verdi, Komutanları topladı, onlara:

"Düşmanı büsbütün kaçırmak için daha çok teemmüle lüzum yoktur. İçimizde ve kumanda ettiğimiz askerlerde Balkan hecaletinin ikinci bir safhasını görmektense burada ölmeyi tercih etmeyenlerin bulunacağını katiyen kabul etmem. Şayet böylelerinin olduğunu hissederseniz derhal onları kendi ellerimizle kurşuna dizelim. Şimdiye kadar ihraz ettiğimiz muvaffakiyeti tamamlamak için emrime verilen taze kuvvetler hattı harbe vasıf olmaktadır."

dedi.

Saat 5.00'te topçularımızın ateş açmasıyla, yeni gelen 14. Alay Boyun ve Merkeztepe ye doğru ilerlemeye koyuldu. Kıtalarımızla düşman hatları arasında mesafe pek az olduğu için düşman bataryaları piyadelerimiz üzerine hiçbir tesir yapamıyordu. Yedekteki alaydan iki tabur sürülmesine rağmen pek az başarı kazanıldı. Gece muharebesi de yapılmasına rağmen düşmanın asıl mevzilerine girilemedi. Yirmidört saatlik yorgunluk sebep olarak görünüyordu. Mustafa KEMAL taarruzu durdurdu ve gereken emri verdi. Bu emrin son sözleri aşağıya çıkarılmıştır:

"Benimle beraber burada muharebe eden bilcümle askerler katiyen bilmelidirler ki, uhdemize tevdi edilen namus vazifesini tamamen ifa etmek için bir adım geri gitmek yoktur. Habu istirahatten yalnız bizim değil bütün milletimizin ebediyen mahrum kalmasına sebebiyet verebileceğini cümlenize hatırlatırım. Bütün arkadaşlarımın hemfikir olduklarına ve düşmanı tamamen denize dökmedikçe yorgunluk asarı göstermeyeceklerine şüphe yoktur. "

Tümenin son bölümü ile gelen Albay Kanningiesser, Mustafa KEMAL'den kıdemli idi, Şimdi bir de emir komuta meselesi çıkmıştı. 1 Mayıs taarruzunu tertipleyip yürütmeye başlayan Yarbay Mustafa KEMAL'in sorumluluğunu başkasına aktarmaya niyeti yoktu. Albay, komuta yerinde seyirci kaldı. Hele savaş yönetimini de görünce akşam edindiği güven dolayısıyla verilecek her emri yapmaya hazır olduğunu bildirdi. Ama ertesi günü Conkbayırı-Kemalyeri çizgisine çekilmeyi salık verdi. Mustafa KEMAL de:

"Düşmanın şimdiki halde taarruz edeceği kesin değildir. Ama geri çekilmekliğimiz onu taarruza kışkırtır. Karışık bulunan kıtalarımız dediğimiz çizgide durmayabilir."

karşılığını vermiştir. Bundan sonda siper savaşları kazanarak düşmana yaklaşma ile taarruz çabaları sürer gider.

11 Mayısta Başkomutan Vekili Kemalyeri'ne gelerek savaşı izler. Mustafa KEMAL'in düşüncelerini sorar. O da anlatır. Bir süredir Kuzey Grubu Komutanlığı adını alan 3. Kolordu Komutanına sunduğu raporun bir örneğini General ENVER'in maiyetine verir. Bu belgede özellikle düşmanın Arıburnu'nda bir an evvel denize dökülmesi, kuvvetlerimizin taze bir tümen ve ağır topçuyla takviye edilmesi, Maydos yakınında kuvvetli bir ordu ihtiyatı bulundurulması teklif edilmekteydi.

16 Mayısta düşman Sazlıdere ağzına bir çıkarma akını yaptı. Geri atıldı.

Komuta Şimal Gurup Komutanlığına Geçiyor

17 Mayısta 3. Kolordu, Şimal Grup Komutanlığı adıyla şimdiye dek 19. Tümenle birlikte Mustafa KEMAL'in emrinde savaşan kuvvetlerin komutasını üzerine alıyordu. Zaten bu, ilk günlerde yapılması gereken bir işlemdi. Kuzey Grubu Komutanlığının emrine göre, eski tertibin aynı olarak 19. Tümen sağda, 5. Tumen ortada ve 16. Tümen solda bulunacaktı. Grubun sağında Anafartalar Müfrezesi, solunda Kabatepe müfrezesi eskisi gibi bulunacak ve sahilleri gözetleyeceklerdi. Arıburnu Savaşları üzerine düşman:

"Mustafa KEMAL'in savaş güdümünde gösterdiği şaşırtıcı başarılar takımı bu tarihten başlar diyebiliriz. Ne Liman von Sanders, ne de başkasının göremediğini O görmüş, Gelibolu Yarımadasına ancak Conkbayırı ile Kocaçimen'de egemen olunabileceğini O anlamıştı. Müttefikler buraları ele geçirselerdi bütün Boğaz'a egemen olurlar ve 20 kilometrelik bir çevreyi istedikleri gibi topçu ateşine tutabilirlerdi. Küçük rütbeli ama, dahi bir Türk Subayının orada bulunması müttefikler için harbin en büyük talihsizliklerinden biri oldu."

demiştir.

18 Mayıs 1915'te 19. Tümen Komutanlığına dönen Mustafa KEMAL, Kemalyeri'ndeki komuta yerini Kuzey Grup Komutanına (?)  bıraktı. İlk işi siperleri dolaşmak, komutanları yerinde uyarmak ve erlere öğüt vermek oldu. Durumu öğrenmişti. Grup Komutanına gereken bilgiyi verdi.

19 Mayıs 1915 Arıburnu Türk Taarruzu

19 Mayıs 03.30'da süngü hücumu için 19. Tümen'e komut geldi. Gece üç tümenle yapılacak bu hareket öğünülecek bir savaş tutumu değildir. Nitekim 89 subay ve 10.887 erlik 19. Tümen, düşmanın ilk siperlerine girilmesine rağmen fazla ilerleyemedi. 13 subay, 1181 er şehit verdik. Saat dokuz sularında kolordu da bu taarruzu durdurdu.

22 Mayıs'ta İngilizlerin isteği ile ateşkes yapıldı.

19 Mayıs - 3 Haziran durgunluk devresidir. Bu arada düşmanın kanat açması Mustafa KEMAL'in karışması sonucu, Halit - Rıza Tepesi Savaşı da önlendi (30 Mayıs - 3 Haziran). İleride önem kazanacak olan Sazlıdere'ye kadar uzanan bölge 19. Tümenin sorumluluğuna verildi.

1 Haziran 1915'te Mustafa KEMAL Miralay (Albay) oldu.

2 Haziran 1915'te 5. Tümenin cepheden alınması ile 19. Tümenin cephesi genişledi.

14 - 15 Haziran günleri 30 numaralı siper dolaylarında çarpışmalar oldu ve bu siper düşman eline geçti

29 - 31 Haziran gecesi 19. Tümenin yaptığı bir taarruz Başkomutanlık Vekilliğince eleştirildi.