rgb35.gif (11120 bytes)

Gelibolu Harekatı 1915

Gelibolu Harekatı 1915 ve Sonuçları

Doç. Dr. Kutlu MERİH
EYLEM Stratejik Yönetim Uzmanı

25 Nisan 1915 Çıkartma Harekatları

 

25 Nisan 1915 Çıkartma Harekatları

İngilizler çıkarma yerlerini O'nun düşündüğü gibi Kabatepe kuzeyı ve Seddülbahir olacak seçmişler; ilk çıkarma hedeflerini Seddülbahir kuzeyindeki tepeler ile daha kuzeydeki Kocaçimen Tepesi, sonraki ve manevra yapmaya elverişli hedefleri de Alçıtepe ve yine kuzeyde Maltepe olarak saptamışlardı.

Kaynak: A. Moorehead, Gelibolu, s:
Gelibolu savaşlarında işgal kuvvetleri temelde İngiliz güçlerinden oluşuyordu.Onlarla birlikde sayıca çok daha az olarak Fransız kuvvetleri de bulunmakta idi ve Seddülbahir bölgesi savaşlarında , ağırlıklı olarak Kerevizdere yöresinde çarpıştılar. Bu yöndeki çok önemli bir kuvvet de ANZAC ' lar idi. Anzaklar ( Australia, New Zeland Army Corps ) gerek Avustralyanın gerekse de Yeni Zelandanın tarihinde ve ulusal kimlik oluşturmalarında çok önemli yer tutmaktadırlar. İngiliz ordusunda , o sırada İngilterenin sömürgesi olan pek çok ülkeden de askerler bulunmaktaydı   ( Hindistan ,Pakistan,vs) , bunlardan Gurkalar da savaşta - özellikle Zığındere yöresindeki çarpışmalarda - önemli rol oynadılar.  Fransız ordusunda da sömürge ülkelerden askerler vardı ve örneğin Senegallilerin , diğer bir müslüman ülkenin işgali için yapılan savaşda ne düzeyde istekli olabileceklerinden kuşku duyuluyordu.  gelibolu60.jpg (54477 bytes)

25 Nisan 1915 günü, müttefikler iki cephede birden çıkarma işlemlerine girişti. Seddülbahir veya Güney Cephesi Belirtilen gün yarımadanın güneyine birkaç noktadan çıkarma başladı. Eskihisarlık'a Yarbay Cassin birlikleri çıktı, ileri karakol birliklerimizin ateşi altında yarların dibine kıstırıldı, kaldı.

Morto Limanına,  Cornwallis zırhlısının desteğinde ve onun komutanının emrinde üç bölük diğer bir baskın yapmıştı. Saat 07.30'da türlü manevralarla kıyıya yaklaşmış ve çıkmış bulunan bu birlikler kıyı bataryamızı ve onun bulunduğu hakim sırtı ellerine geçirmişlerdi. Fakat 26. Alayımızın 2. taburuna bağlı birkaç takımımız onları bu hatta bağlamışlardı. Esaslı çıkarma görevi Tümgeneral Weston komutasındaki 29. tümene verilmişti. Bu tümen ilk hamlede karaya çıkacak, diğer birliklerin çıkışlarından sonra yayılabilecekleri alanı ele geçirecekti. Bu büyük kuvvetlerin çabasını Tümamiral Wemyss komutasındaki I. Britanya filosu koruyacaktı. Bu filoda onbir parça büyük savaş gemisi bulunmaktaydı.

Düşmanın Çıkış mevkileri, Çıkardığı birlikler, Karşı koyan Türk Birlikleri

1- Ertuğrul Koyu V3, İngiliz Alayı <> 10. Türk Bölüğünden bir Takım
2- Tekke Koyu, W1, İngiliz Taburu <> 12. Türk Bölüğü
3- Tekke Koyu Kuzeyi, X2, İngiliz Taburu <>   9. Türk Bölüğü
4- Zığındere Y, İngiliz Taburu <>   6. Türk Bölüğü
5- Hisarlık sahilleri, 3 İngiliz Bölüğü <>   8. Türk Bölüğü
6- Morto Koyu, (25.4 te İngiliz, 27.4 Fransız) <> 26. Alay birlikleri
7- Kabatepe-Arıburnu, (ANZAC) Kolordusu <> 27. ve 57. , Alaylar
8- Büyük-Küçük Kemikli, (9. İngiliz Kolordusu) <>   7. ve 12. Tümenler

25 Nisan 1915 Seddübahir Cephesi Çıkartmaları

Y Kumsalı Çıkartması

25 Nisan sabahı Saat 04.00'te Tekke Burnu açığında toplanan taşıt gemilerinde, Y plajı adı verilen kumsala çıkarılacak iki İskoç bölüğünden sonra ikinci kademede başka birlikler vardı. Günün ilk ışıklarında bu iki bölük hiç ateş etmeden 65 metre uzunluğundaki dar sahaya çıktı. Biraz sonra iki tabur olacak kadar çoğaldı. 07.15'te çıkarma bitmiş, askerler yakındaki kayalığın tepesine yerleşmişti. Aslında bu yer Y plajı değildi. Sığındere'nin denize aktığı yerin daha kuzeyinde uzanıyordu.. İleri karakol birliklerimiz Sığındere ağzını gözetlediklerinden, bu çıkartmayı farkedememişlerdi. Kayalığın üstüne çıkan ve hedefi Alçıtepe olabilen bu iki tabur farkedilince topçu ve piyade birliklerimizin hemen saldırısına uğradılar.

İskoçyalılar bulundukları tepeyi bir hayli savundular. Komutanları Yarbay Koe çarpışmanın daha başlangıcında öldü. Ertesi günü tanyeri ağarırken bunlardan ancak yarısı sağ kalabilmişti.

X Kumsalı Çıkartması

X kumsalına iki hamlede iki tabur çıkarıldı, Implacable zırhlısına bağlı sandallar sabah olmadan kıyıya yaklaşmışlardı. Gözcülerimizin karşı ateşleri bu zırhlı tarafından susturuldu. Saat 09.30. W kumluğuna çıkarılacak birinci kademedeki taburla arkasından gelecek diğer iki taburu Euryalus zırhlısı koruyordu.Bu kumsal 350 metre uzunluğunda, 20-40 metre genişliğinde idi. İki yanı birden yükseliyor, yalnız ortada içeriye dalabilmek için uygun bir yer bulunuyordu. Biz savunmamızı buna göre hazırlamıştık. Siperleri örten tel örgü engelleri denize kadar iniyordu. Kayıklara boşaltılan Euryalus birlikleri Saat 06.00'da karaya ulaştığı anda ateşimiz altında kaldılar. Birçok sandalın batmasına rağmen karada kayalık diplere tutundular. Sayıları kuvvetimizin dokuz misli kadardı. Tekke Burnunun iki tarafına çıkarılan bu birlikler tarafımızdan püskürtüldü ise de X ve W kumlukları ile yanındaki 40 ve 48 yükseklikli tepelerden sökülüp atılamadılar.

V Kumsalı Çıkartması

V kumsalı; Ertuğrul Tabyasının karşısında idi. Düşman buraya Albizon zırhlısı koruyuculuğunda geniş ölçüde kuvvet ayırmıştı. Bunların bir kısmı dörder sandallı altı kafile halinde karaya çıkarken, diğer kısmı da iki yanına çıkarma için açılır kapanır iskeleler yaptırılan Fransızlardan satın alınma River Cylde adlı kömür gemisine bindirilmişti. Akıntıdan 45 dakikalık bir gecikme ile Saat 06.45'te gelen bu birlikler ateşimizi yiyerek ilk ağızda çok kayıp verdiler. Sandallardan çoğu geriye kaçtı, bir kısmı devrildi, bir kısmı battı, ancak birkaç kişi karaya çıkabildi, River Cylde'de ise iki tabur daha vardı. Bunların salimen plaja çıkarılması için bu gemi kıyıya yaklaşırken karaya oturdu.

Artık geminin bordasıdan kıyıya kadar mavnalarla bir köprü kurmaktan başka çare yoktu. Geminin önüne yerleştirilen makinali tüfeklerin koruyuculuğunda kurulan bu geçidi, birliklerimiz iki yandan makas ateşi altına aldılar. Üçüncü Fransız Tugay Komutanı General NAPIER burada öldü. river60.jpg (19784 bytes)

26 Nisan sabahı, filonun şiddetli bombardimanından ve Ertuğrul Tabyasına çıkarılan müfrezenin, birgün evvel kendilerini sahile çivileyen komutanlarının ölümü üzerine yönetimi ele alan Yahya Çavuş'un kahraman takımını arkadan ateş altına almasından sonra, müttefikler çıkarmayı başarabildiler. Ancak 6.000 insanın kanı pahasına...

26 Nisan'da düşman önce bu cepheden taarruza geçti. Zayıf kalmış ve yıpranmış olan savunma kuvvetlerimiz Kirte'ye çekilmeye mecbur oldular. Sonra karşı taarruzla düşmanı püskürttüler.

Uygulamada Yaşanan Sorunlar

Planların uygulama aşamasındaki anlaşmazlık ve uyumsuzluk her iki tarafta da en yüksek rütbedekilerden en aşağı dereceye kadar iniyordu. Hamilton mahiyetindeki Generaller Hunter - Weston - Birdwood ve Paris ve hepsi yapılan planı beğenmiyor, onun yerine başka tekliflerde bulunuyorlardi.

Hiçbir uzmana iş verilmiyor veya geldiği yere gönderiliyordu. Mesela çıkarma kumsallarının bazılarının tel örgülerle ve makineli tüfek yuvaları ile mucehhez bulundaklarına dair bir keşif raporu haftalarca kayıp durmuş ve bir türlü Hamilton' a ulaştırlamamıştır. Hatta toplar mermisiz, arabalar atsız, atlar koşumsuz geliyordu. Komik tarafi ise Kraliyet Deniz Kuvvetleri Tümeni emrindeki Rolls - Royce zırhlı arabaları ile övünüyordu. Halbuki Gelibolu Yarımadası'nda bunların kullanabilecekleri yol yoktu. Yani her şey arapsaçı halini almıştı. Öyle ki malzeme gemileri, hayati değerdeki yükleriyle, tamamen intizamsız bir şekilde geliyor ve zaruri malzemelerin el altında bulunacağından emin olmak üzere önce boşaltıyor ve sonra da yeniden dolduruyordu. Hatta içme suyu bulunup önce boşaltıyor ve sonra da yeniden doldurayordu. Hatta içme suyu bulunup bulunmadığını dahi bilmiyorlardi.

Ellerindeki haritalar eski rehberlerden alınan köhne şeylerdi. Çıkarma gemileri diye bir şey yoktu. Onların yerini incecik kayıklar kullanılıyordu. Çıkarma anında iki komutana emir verilmiş fakat hiçbiri bundan haberdar edilmemişti. Yani 25 Nisan 1915 günü çıkarmalarını garip taraflarından biri de her iki taraftaki başkomutanların ne gibi olayların cereyan ettiğinden tamamıyla habersiz olmaları idi. Bu itibarla küçük rütbeli subayların bile emirleriyle savaşlar yapılmış ve kararlar alınmıştır.

Özellikle Sir Ian' i hiçbir yerde bulmak mümkün olmuyordu. Zira karargahı olan Elizabeth daima aranan yerden başka bir tarafta oluyordu. Olduğu halde askeri kıtalara seyyar telsiz verici makineler vermek kimsenin aklına gelmemişti. Daha doğrusu, böyle bir alet luzum olacağını kimse düşünememişti. Güney cephesi komutanı General Hunter - Weston' in karargahı da Eurlayus Kruvazoru idi. Emrindeki askerler beş çıkarma yerine ihraç yapıyordu. General ise birinin başında bulunuyor ve iki mil uzaktaki bir çıkarma noktasının yaptığı takviye talebi Generale beş saat sonra ulaşabiliyordu.

1/2 Mayıs 1915 Kirte (Alçıtepe) Gece Taaruzları

1-2 ve 3-4 Mayıs geceleri düşmanı denize dökmek amacıyla yapılan karşı taarruz, geçen süre içinde düşmanın yeni kuvvetler alması ve donanmasının yardımıyla etkili olamadı. Düşman esas mevzilerinden çıkartılamadı.

25 Nisan-5 Mayıs arasında İngilizler 602 subay 13.337 er kaybetmişlerdir.

6/8 Mayıs Karşı Taarruzu

Bunu 6 Mayısta başlayan İngiliz-Fransız saldırısı izledi. Savunma durumumuz hiç de elverişli değildi. Topçu kuvvetimiz pek az olduğu gibi, tahkim malzemesinin noksanlığı esaslı savunma mevzileri hazırlamaya engel oluyordu. Geceleyin yapılan siperler, gündüzün donanma ateşi ile yıkılıyordu. Türk askeri açık arazide ve üç taraftan donanma ateşi altında emsalsiz bir savunma savaşı yaptı. Üç gün süren ve hedefi Alçıtepe olan taarruz kırıldı.

Fransızların ise 8 Mayıs 1915'te 22.450 kişilik mevcudundan 12,610'unu kaybettiği kaydedilmiştir. Türk kayıpları 20.000 kadardır.

Düşman 4 ve 5 Haziran saldırıları ile 6 Ağustos'ta başlayıp sekiz gün süren diğer bir saldırısından sonuç alamadı. Bundan sonra bu cephede siper muharebeleti devam etti. Cephenin doğu kısmında bulunan Fransız kuvvetleri Kerevizdere'yi aşamadıkları gibi, bunların solundaki İngiliz kuvvetleri seferin sonuna kadar Alçıtepe'ye ve sahilden 4 km. içerdeki Kirte köyüne bile varamadılar. Bu cepheye bir süre Weber Paşa kumanda etmiştir.

25 Nisan 1915 Arıburnu (ANZAC Koyu)  Çıkartması

Özellikle Arıburnu' na yapılacak ihraç sırasında kayıklar taşıdıklari askerleri içeriye doğru hafifi meyilli bir mil genişliğinde açık bir kumsala çıkaracakları yerde, arkası duvar gibi dimdik yükselen kayalıkları ile, genişliği yüz metreyi bulmayan küçücük bir kumsala gelip çatışmışlardı. İhraç başlar başlamaz da Türk ateşi başlamıştı. Sahile yanaşan kayıkların ise ardı arkası kesilmiyordu. Karşıklık ise had safhaya varmıştı.

landingn.jpeg (9047 bytes)

Subaylar askerlerini kaybetmişlerdi ve askerler ise birliklerinin nerede olduğunu bilmiyorlardı. Yukarıdan gelen kurşunlardan ise boşa giden olmuyordu. Ama buna rağmen ANZAClar kan ter içinde, küfürler savurarak bıçak gibi keskin kayalar üzerinde sürünüp, kollarını ve bacaklarını yırtarak sarp yamaçlara saldırıyorlardı. Sabahın altısında 4000 asker karaya çıkmıştı. Karşı koyan Türk sayısı ise onlarla ifade ediliyordu. Yani çok azdı. Onlar da ateş ede ede geri çekiliyorlardı. Onlari takip eden ANZAClar ise bir tepeye dayanmış ve boğazın mavi sularını görebilmişlerdi. Burada ise kendilerini bekleyen tedbirli bir komutanla karşılaştılar. Bu komutan Kaymakam (Yarbay) Mustafa KEMAL idi.

ANZAC Koyu 1915

ANZAC Koyu

anzackoy60.jpg (28259 bytes) anzackoy.jpeg (16912 bytes)

Kaymakam (Yarbay) Mustafa Kemal Çıkartmayı Engelliyor

Mustafa Kemal o geceyi Bigali civarında emrindeki birliklerin gece manevrasına nezaret ile geçirmiş ve uykuya dalali henüz iki saat olmuştu ki, uyandırılıp ANZACların çıkarma yaptıkları kendisine bildirilmişti. O bunun ehemmiyetini biliyordu. Eğer düşman Yarımadanın ortasındaki tepeleri ele geçirecek olursa, güneyde bulunan kuvvetlerle her türlü bağlantıyı kesmiş olacaklardı. Bu itibarla acilen karargahı aradı ama, Liman Paşayı bulamadı. Bu defa sorumluluğu üzerine alarak; Tümenin hemen tamamı Kabatepe ve Arıburnu cihetine sevk etti. Kendisi de Tümenin önünde idi. Bir gözcüsü telaşla koşarak: "Binlerce Türk üzerimize yürüyor" haberini vermişti. Şaşkın bir halde ayağa fırlayan bir subay, sabahleyin 4000 kişilik ANZAC ordusunun, geriye çekilmelerini sağladıkları 150 - 200 kişiyi kastedip: "Tekrar geri gelecekleri aklımdan geçmezdi" diye acı şikayette bulunmuştur.

Kısacası yabancıların ifadesine göre her iki tarafta hatalar yapmakta idi. Fakat hata yapmayan bir tek adam vardı. Yarbay Mustafa Kemal' di. Sıradışı bir komutan olarak Savaşların kaderini tayin eden Kaymakam (Yarbay) Mustafa Kemal25 Şubat 1915'ten beri Maydos'ta 19. Fırka ve Maydos Mıntıka Kumandanı olarak bulunuyordu. Buraya Birinci Dünya Savaşı başında Sofya'da atesemiliter olarak görevliyken, orduda ısrarla fiili görev istemesi üzerine atandığı (18 Ocak 1915) 19. Tümen'in Tekirdağ'dan Çanakkale'ye gönderilmesi sonucu gelmişti.

18 Mart günü sabahı O, Maydos'tan Kirte'ye giderken yanındaki Mustahkem Mevki Komutanı Miralay Cevat'a Kabatepe ve yakın kıyılar üzerine düşüncelerini şöyle anlatır.

"Bu sahil kısmı, Boğazın hakikaten kilidi olan Kilitbahir'e çok yakın bulunur. Düşman kıyıya baskın tarzında çıktığı ve kendisini durduracak kadar kuvvete tesadüf etmediği halde, doğrudan doğruya Maydos ve Kilitbahir'e tesir etmek süretiyle en çabuk olarak hedefine vasıl olabilir. "

mkemal.jpg (15458 bytes)

20 Ocak 1915'de Mustafa Kemal tarafından komutası üstlenilen tümen, biri 7. Tümenden 57. Piyade Alayı ile ikisi Acemileri yetiştiren Depo Alayı'ndan kuruludur. O, askerlerine savaş gücü vermeye çalışırken, müttefik çıkartması tehlikesini yakın gören Başkomutan Vekili, "bu iki alay yetişmemiştir" diye acemileri İstanbul'daki 6. Kolordudan 72. ve 77. Alaylara değiştirdi. Bu alaylar Suriyeli çok karışık öğelerden (Arap, Maruni, Yezidi ve Nusayri…) meydana gelmiş olduğunu öğrenen 19. Tümen Komutanı daha sonra yine depo alaylarını istedi ise de dinletemedi. Bu, 25 Nisanda müttefiklerin Arıburnu'nda denize dökülmemesi nedenlerinden biri olacaktır. Daha bu alaylar gelip tümen kuruluşunu bitirmeden, 57. Piyade Alay ile hareket emrini aldı. Vapurla Tekirdağ'dan Maydos'a yola çıktı (24 Subat 1915).

Yeni görev yerinde 9. Tümenden 26. ve 27. Piyade Alayları ile bazı bataryalar O'nun emrine verilerek "Maydos Bölgesi komutanlığı"na atandı. Bölge Ece Limanı ile Seddülbahir ve Morto Limanı arasındaydı. Bu komutanlık aynı zamanda 3. Kolordu ve Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlıklarına hem taktik hem de yönetimce bağlı bulunacaktı. Balkan Savaşında bölgeyi iyice incelemeye fırsat bulmuş olan Mustafa Kemal, "düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe kıyılarına asker çıkarmasını olanaklı, bu Kıyı parçalarını onun çıkarmasına kıyıda engel olacak gibi savunulmasi gerekli" görüyor. Bölgeyi gezerek 26. Alay Seddülbahir, 27. Alay Kabatepe kıyılarına yerleştiriyor. Kendi tümeninden 57. Alay Sarafim Çiftliğine, kalan birliklerini de geldikçe Maydos Bölgesine tertipliyor. Varışının ertesi günü (26 Şubat 1915) boğazı denizden zorlamak için düşman, donanmasıyla toplarımızı döğerken, Seddülbahir'e de bir akıncı müfrezesi çıkarmıştır.

Kara Savaşları güncesi

Kara savaşları bütün şiddeti ile

Güney Cephesinde; Seddülbahir, Kirte (Alçıtepe), Kerevizdere, Zığındere,
Kuzey cephesinde; Kabatepe, Kanlısırt, Arıburun, Conkbayırı, Anafartalar, Mestantepe, Kireçtepe

gibi bölgelerde cerayan etmiştir.