|
||
Gelibolu Harekatı 1915 ve Sonuçları |
||
| Doç. Dr. Kutlu MERİH EYLEM Stratejik Yönetim Uzmanı |
||
| I. Dünya Savaşı ve Gelibolu Harekatı Hazırlıkları | ||
| Bir Savaşa Prelüd İngilizler ve Ruslar 1908 de Reval 'de Osmanlı İmparatorluğunu paylaşmayı görüştüler.Bu paylaşıma katmadıkları Alman İmparatorluğu da kendi çıkarları açısından - Berlin/Bağdat demiryolu hattı gibi Osmanlı İmparatorluğuna özgün bir siyasetle yaklaştı . Bu süreçde İngilizlerin Osmanlıları daha da uzaklaştıran yanlış politikalarına karşı gücü elinde tutan İttihat ve Terakki 'li yöneticilerin de Alman sempatizanı olması , gelecek bir savaşda tarafların şekillenmesine şimdiden yol açıyordu 1914 Haziranında Avusturya veliahtı sırp suikatçı tarafından öldü rüldü ve kısa bir süre sonra da Avusturya Sırbistan'a savaş ilan etti. 27 temmuzda Rusyanın Sırbistanın yanına katılması ile savaş yayılmaya başladı. 1 Ağustosda İstanbul'da Osmanlı İmparatorluğu ile Almanya arasında bir anlaşma yapıldı , buna Avusturya da katıldı. Anlaşma ,Rusya'nın Almanya ve Avusturya'ya savaş açması durumunda Osmanlı İmparatorluğunun da Rusya'ya savaş ilan etmesini esas almaktaydı . 2 Ağustosta Almanya Lüksemburg'a girince İngiltere ültimatum verir ancak Almanya'nın gerilemek söyle dursun Belçika'ya da girmesi ile İngiltere savaş ilan eder , Fransa da devamında savaşa girecektir. Bu arada Osmanlı İmparatorluğu hala tarafsız görünmektedir. 3 Ağustos da Çanakkale
Boğazına bir savaş önlemi olarak mayın dökülür. Kuzey Afrikadaki
bazı Fransız mevzilerini bombalayan Alman donan masının Goeben ve Breslau
gemileri , gerilerindeki İngiliz donanmasının Tarafsızlığını koruma çabalarını sürdüren Osmanlı İmparatorluğu aslında uluslararası anlaşmalara hiç de uymayan bu durumu biraz olsun hafifletmek için bu gemileri (Goeben ve Breslau) satın aldığını bildirdi ve gemilere Yavuz Sultan Selim ve Midilli adları verildi. İlginçdir ki İtilaf devletleri bu çözüm karşısında aşırı bir tepki göstermediler hatta bu sessizlik üzerine Osmanlı İmparatorluğu 7 Eylül de kapitülasyonları kaldırdığını ilan etmesine rağmen yine tepkisiz kaldılar. Rusya'ya desteklerini sürdürebilmeleri için boğazların kapatılmaması gerekiyordu ve savaş ilan etmeleri bu desteği yok edecekdi. Buna karşılık Almanya, Osmanlı İmparatorluğunun biran önce savaşa girmesi için baskı yapıyordu. Bu katılım Rusyanın yeni cephelerde savaşmasına - Kafkaslar gibi - neden olacağı için Almanya'nın , Orta Avrupadaki Rusya'ya karşı yükü hafifleyecek üstelik İngilizler de yeni cephelere - Mısır gibi - kuvvetlerini bölmek zorunda kalacaklardı. Almanlar savaşın getireceği ekonomik yük için de destek sundular. 27 Eylül de boğazların kapatılması bu yaklaşımın ilk meyvası olarak ilan edildi. General Souchon komutasıda Yavuz ve Midilli , Karadenize çıktılar ve; 29 Ekim'de bazı Rus limanlarını bombaladılar. Ertesi gün (30 Ekim) Rusya Osmanlı İmparatorluğuna savaş ilan etti. Bunu birkaç gün sonra da İngiltere ve Fransa izlediler . Böylece dünyanın en büyük ilk savaşının tarafları açıkca belirlenmiş ve ölüm kusan binlerce silah karşılıklı ateşe başlamışlardı. 3 Kasım 1914 , İtilaf
devletlerinin 6 savaş gemisi Rus limanlarının bombardımanına
misilleme olarak Çanakale boğazının dış hattındaki Orhaniye , Seddülbahir
ve Ertuğrul tabyalarını bombalarlar. 5 subay ve 81 Rus çarının İngiltere'den Osmanlıya karşı en azından göstermelik bir saldırı yaparak Rusya üzerindeki yükü azaltmasını istemesi ile Türkiye' ye yönelik bir harekat ciddi olarak düşünülmeye başlanır. Yunanistanın Gelibolu Yarımadasına asker çıkartması için daha önce hazırlanmış planlar yine gözden geçirilir ancak buna karşılık Yunanistan olası bir Bulgar saldırısına karşı garanti istemektedir... Sonunda bu seçenek kabul görmez ancak İngiliz savaş konseyi savaş bakanı Lord Kitchener ve Amirallik Lordu Churchill' in yaklaşımları ile Çanakkale boğazına bir deniz harekatına karar verirler. 1. Deniz Lordu Fisher bu saldırının karadan da desteklenmesini önerirse de bu fikir şimdilik benimsenmez.. 13 Ocak da donanma komutanı Amiral Carden , Çanakkale boğazının denizden, savaşarak geçilmesi ve İstanbul' a erişilmesi için hazırladığı planları sunar.Bu , çatışarak , kıyıdaki savunmayı yokeden ,ağır bir geçiş olacaktır. 15 Ocak'da hazırlıklara başlanır ve büyük geçiş günü gelene dek kıyı savunmasının olabildiğince susturulması , mayınlanmış yörelerin temizlenmesi , keşif ve yanıltmaya yönelik küçük seferlerin yapılması için harekete geçilir. |