parhp.jpg (1500 bytes)

ATATÜRK : RADİKAL, HÜMANİST, POZİTİVİST

T.C.

ISTANBUL ÜNIVERSITESI ATATÜRK ILKELERI VE INKILÂP TARIHI ENSTITÜSÜ

ATATÜRK ILKELERI VE INKILÂP TARIHI ANABILIM DALI

 

 

TÜRKIYE VE YUNANISTAN DEVLETLERI ARASINDA

MÜBADELE MESELESI

VE

KAMUOYU

(1918-1930)

 

 

CAHIDE ZENGIN

1998

Doktora Tezi

Danisman: Prof.Dr.ALI IHSAN GENÇER

 

I Ç I N D E K I L E R

Ö N S Ö Z VI

 

Ö Z E T XI

 

A B S T R A C T XIII

 

K I S A L T M A L A R XV

 

G I R I S 1

KAMUOYU VE GÖÇ KAVRAMLARINA GENEL BIR BAKIS 1

 

B I R I N C I  B Ö L Ü M  20

LOZAN BARIS KONFERANSI’NDA TÜRKIYE ILE YUNANISTAN ARASINDAKI NÜFUS MÜBADELESI meselesi ile sivil rehinelerin iadesi ve savas tutsaklarinin mübadelesi MESELESININ KAMUOYUNA YANSIMASI 20

A) TÜRK HEYETININ KONFERANSA DAVET EDILMESI VE KONFERANSTA TÜRKIYE’YI TEMSIL EDECEK DELEGELERIN SEÇILMESI 21

B) LOZAN KONFERANSI’NIN AÇILISI, TÜRK VE RUM AHALININ MÜBADELESI GÖRÜSMELERI 29

C) SÖZLESME TASLAGININ HAZIRLANMASI, TÜRK VE YUNAN AHALININ MÜBADELESINE ILISKIN SÖZLESME 49

D) SIVIL REHINELERIN GERI VERILMESINE VE SAVAS TUTSAKLARININ MÜBADELESINE ILISKIN TÜRK-YUNAN ANLASMASI 54

 

IKINCI  BÖLÜM  57

 

MÜBADELE HAZIRLIKLARI ÖNCESI NDE BASININ GÖRÜS VE TEKLIFLERI, MÜBADELE HAZIRLIKLARININ BASINA YANSIMASI 57

 

A) MÜBADELE HAZIRLIKLARI ÖNCESI BASININ GÖRÜS VE TEKLIFLERI 57

 

B) MÜBADELE HAZIRLIKLARININ BASINA YANSIMASI 65

1) MÜBADELE, IMAR VE ISKAN VEKALETININ KURULUSU 65

a) Mübadele, Imar ve Iskan Vekilinin Seçilisi 68

b) Mübadele, Imar Ve Iskan Vekaleti Teskilati 72

c) Mübadele, Imar Ve Iskan Vekaleti Bütçesi 74

d) Mübadele, Imar Ve Iskan Kanunu 76

i. Iase Talimatnamesi 80

ii. Misafirhaneler Talimatnamesi 82

iii. Iskan ve Imar Komisyonlarinin Teskili ve Vazifelerine Ait

Talimatname 84

iv.Muhacirlerin Kabul, Iase, Sevk ve Iskanlari Hakkindaki

Talimatname 84

2) YERLESIM BÖLGELERININ BELIRLENMESI 85

3) GÖÇMENLERIN TASINMASI IÇIN YAPILAN HAZIRLIKLAR 91

4) HILAL-I AHMER’IN MÜBADELE HAZIRLIKLARI VE MÜBADELE SIRASINDAKI KATKILARI 98

5) KARMA MÜBADELE KOMISYONU’NUN HAZIRLIKLARI 111

 

Ü Ç Ü N C Ü  B Ö L Ü M  117

MÜBADELENIN BASLAMASI GÖÇMENLERIN TÜRKIYE’YE GELISI VE KARSILASTIKLARI SORUNLARIN BASINDAKI YANKILARI 117

A) MÜBADELENIN RESMEN BASLAMASI 117

1) MÜBADELEDE ILK KAFILE “Midilli Müslümanlari” 118

2) GIRIT’LILERIN NAKLI 122

3) YUNANISTAN’DAKI TÜRKLERIN NAKLI 124

a) Muhacirlerin Iskani, Terkedilmis Evlere Yerlestirilmeleri 140

b) Muhacirlerin Nüfusa Kayitlari 147

c) Muhacirlere Toprak Dagitimi 150

d) Muhacirlere Ziraat Araç-Gereçi Ve Tohumluk Dagitimi 155

B) MUHACIRLERIN KARSILASTIKLARI SORUNLAR VE BASINDAKI YANKILARI 159

 

D Ö R D Ü N C Ü  B Ö L Ü M 174

MÜBADELE ÖNCESINDE RUMLARIN TÜRKIYE’YI TERKEDISI, ISTANBUL DISINDAKI VE ANADOLU'DAKI RUMLARIN MÜBADELESI, ISTANBUL RUMLARI, BASPAPAZ'IN MÜBADELESI VE “ETABLI” SORUNU 174

A) MÜBADELE ÖNCESINDE RUMLARIN TÜRKIYE’YI TERKEDISI VE BASINDAKI YANKILARI 174

B) istanbul disindaki ve anadolu'DAKI RUMLARIN MÜBADELESI 178

C) ISTANBUL RUMLARI, BASPAPAZ'IN MÜBADELESI VE “ETABLI” SORUNU 187

 

1) ISTANBUL RUMLARI 187

2) BASPAPAZ'IN MÜBADELESI 195

3) ÉTABLI SORUNU 200

a) Atina Itilafnamesi 204

b) Ankara Sözlesmesi 211

D) KAMUOYU BASKISI, "MUKABELE-I BILMISL” UYGULANMASI ILE ILGILI ISTEKLERIN BASINA YANSIMASI 229

 

S O N U Ç 238

 

B I B L I Y O G R A F Y A  241

 

E K L E R 254

 

Ö N S Ö Z

Bilindigi üzere XVII.yüzyildan itibaren Osmanli Imparatorlugu’nun büyümesi durmus, XVIII.yüzyildan itibaren de toprak kaybetmeye baslamis, bu ise ülkede bir göç ve buna bagli olarak da bir iskân sorunun çikmasina neden olmustu. XIX.yüzyilda toprak kaybinin ileri boyutlara varmasi kaybedilen topraklarda Türk-Müslüman kitleler üzerindeki baskilarin artmasina neden olmaktaydi. Bu da kitleler halinde göçün yogunluk kazanmasi ile sonuçlandi.

Imparatorlugun toprak kaybetme süreci içinde ilk göç hareketi 1774 Osmanli-Rus Savasi sonrasi olmus ve bunun ardindan 1788-1792 Osmanli-Rus-Avusturya harplerini takiben 1800 yilina kadar Kirim, Kazan ve Kafkasya’dan gelen Türklerin sayisi 300-500 bini bulmustur. Bu büyük göçü, 1828-1829 Osmanli-Rus Savasi sonrasi imzalanan Edirne Anlasmasi sonucu yapilan göçler izlemistir. Liberalizmin zaferi ile sonuçlanan ve tüm Avrupa Devletlerini etkileyen 1848 yili ihtilalleri sonunda Avusturya-Macaristan Imparatorlugu’na bas kaldiran birçok Macar milliyetçisi ve Polonyalilar da göç etmek üzere Osmanli topraklarini seçmisler, Osmanli Devleti bunlara da kucak açmistir. 1860-1864 yillari arasindaki Kirim Tatarlari göçünü 1877-1878 Osmanli-Rus Savasi sonrasi göçleri takip etmis, bunu müteakip 1893-1902 yillarinda Osmanli Devleti önemli miktarda göçe sahne olmustur. Çalismamizin Giris bölümünde genel olarak ele aldigimiz gibi 19.Yüzyil boyunca Imparatorlugun kaybedilen topraklarinin hemen hepsinden ve adalardan Anayurda vuku bulan bu göçlerle gelenler sadece Türk ve Müslümanlar olmayip, ayni zamanda gelenler arasinda yukarida belirtildigi gibi Macarlar, Polonyalilar ve Yahudiler de vardi.

Bu tarihten sonraki önemli göç olayi 1912-1913 Balkan Savaslari sirasinda ve sonrasinda olup bu göçler, 1860 yilinda kurulmaya baslanan komisyonlarin iskân sorunlarini çözmekte yetersiz kalmasi üzerine yeni örgütlenmelere neden oldugu gibi, büyük bir nüfus hareketi yasayan Osmanli Imparatorlugu'nda önemli ekonomik ve toplumsal sorunlarin da ortaya çikmasina zemin hazirlamistir.

Son iki yüzyildir göç olayini çok yogun yasayan Osmanli Devleti ilk nüfus mübadelesini de Balkan Savasi sonrasi Bulgaristan’la imzalanan Istanbul Anlasmasi'na ek bir protokolle yapmis olmaktaydi ki, bu protokole göre tarihinde ilk gönüllü nüfus degisimini gerçeklestiriyordu. Bu gönüllü degisim az sayida kisiyi ilgilendiriyordu. Oysa çalismamiza konu olan Yunanistanla yapilan nüfus mübadelesi sayica büyük bir kitleyi kapsamaktadir.

Türkiye’deki Rumlar ile Yunanistan’daki Türklerin degisimi Lozan Baris Konferansi’nda ele alinmis, sonuçta Türkiye ile Yunanistan arasinda 30 Ocak 1923’de “Türk ve Rum Nüfus Mübadelesine Iliskin Sözlesme ve Protokol" imzalanarak sorun, bir bakima çözümlenmis ve bir formüle baglanmisti. Ancak bu konuda yapilacak is bununla bitmiyor, belki de yeni basliyordu. Çünkü bu mukavele ve protokol çerçevesinde üç yil içinde 400.000 civarinda göçmenin mübadele yoluyla Türkiye’ye geldigi ve bunlardan 350.000’nin iskân edildigi dikkate alinirsa, bu göçmenlerin ülkeye nakli, saglik kontrollerinin yapilmasi, kendilerine ev ve arazi verilmesi, üretici duruma getirilmeleri gibi belli basli sorunlarin devlet tarafindan ne sekilde hal yoluna sokuldugu veya bu konudaki eksiklik ve ilgisizligin neler oldugu takdir edilir ki en iyi sekilde günün gazetelerine yansimistir.

Bu konuda elimizde olan az sayidaki kaynak eserde, konu sadece tarihi ve siyasî bir olay olarak ele alinip incelenmis ve olayin toplumda yarattigi sosyal, kültürel, ekonomik hatta saglik sorunlarina fazla yer verilmemistir. Arastirmamizin amaci mübadele ile olusan kamuoyunu belirlemek oldugundan, çalismamizi agirlikli olarak günün gazetelerinde yer alan haberlere dayandirmaya çalistik. Bu nedenle çalismamizin giris bölümünde kamuoyu ve göç kavramlari üzerinde kisaca bilgi vererek okuyuculari önce bu kavramlar hakkinda aydinlatmaya gayret gösterdik. Türkiye’ye kitleler halinde yapilan göçlerin ilk olarak mübadele ile baslamamis olmasi ve yüzyillar boyu Türkiye’ye önemli ölçüde bir göç akini sözkonusu oldugundan geçmiste yasanan bu göç akinlarinin da kisaca bir özetini vererek geçmisteki göç ile mübadele sonrasindaki göçler arasinda bir baglanti kurmayi amaçladik. Çalismamiza baslangiç olarak Türkiye ile Yunanistan arasinda bir nüfus degisiminin söz konusu oldugu Lozan Baris Anlasmasi’ni aldik. Dolayisiyla görüsmelerin basladigi tarihten itibaren bu konuda basina yansiyan konu ile ilgili haberleri çalismamizin birinci bölümünde ele aldik. Ikinci bölümde, mübadele ile ilgili hazirliklarin neler oldugunu ve ne sekilde basina yansidigini gösterirken, üçüncü bölümde; Türkiye ve Yunanistan arasinda nüfus degisiminin fiilen baslamasi ile gelisen olaylari, “mübadiller”in Türkiye’ye geldikten sonra iase, iskân ve saglik sorunlari ile is-güç sahibi yapilmalari konusundaki çalismalar hakkinda çikan haberlere yer vermeye çalistik. Çalismamizin dördüncü ve son bölümünü ise Rumlarin mübadelesine ayirdik. Anadolu ve Istanbul disindaki Rumlarin mübadelesinin yani sira Istanbul Rumlarinin mübadelesi sirasinda ortaya çikan Baspapazin mübadelesi ve ayni zamanda “établi” sorununu bu bölümde inceledik. Kamuoyunu en iyi günün gazeteleri yansittigina göre, öncelikle gazeteleri incelememiz gerekiyordu. Ancak gazeteleri incelerken gazetelere ulasamama sorunu yasadik. Çünkü bu dönemin gazeteleri çalismalarini basina dayandiran arastiricilar tarafindan sikça kullanildigi için fazla yipranmis olduklarindan zaman zaman "okuyucuya çikmaz” uyarisi ile karsilastik. Buna ragmen farkli gazetelerden de olsa kronolojik sirasi içinde konuyu takip etmeye gayret gösterip, günün gazetelerinden konuya ilgi gösteren, Aksam, Cumhuriyet, Hakimiyet-i Milliye, Ikdam, Ileri, Tanin, Tevhid-i Efkar, Vakit, gibi gazetelerin ulasabildigimiz sayilarini farkli yaklasimlar olabilecegi düsüncesiyle, tek tek inceleyerek ayni haber bile olsa herbirinden takip ederek, çalismamizda ayni haberin farkli sekillerde sunulusuna yer verdik. Konunun daha iyi aydinlatilmasi açisindan bibliyografyada gösterilen eserleri ve makaleleri de gözden geçirerek gazetelerde deginilmeyen konular üzerindeki bilgileri de bu kaynaklardan saglayip, gazete haberlerini bu eserlerle takviye ederek, eserleri de dipnotlarda belirttik. Gazetelerde bu konuda tespit ettigimiz haberlerin birçogu imzasiz olmakla birlikte, imzali olup, makale niteligindeki haberleri de bibliyografyada makaleler ve basyazilar bölümünde gösterdik. Mübadele konusunda özellikle Izmir basini esas alinarak hazirlanmis olan Kemal Ari'nin "Büyük Mübadele Türkiye'ye Zorunlu Göç (1923-1925)" isimli eseri, Istanbul basinini esas alarak yaptigimiz çalismamizda bizi yönlendirici önemli bir kaynak olmustur. Bu eserle, çalismamiz arasinda bir benzerlik olmasi özellikle konu ile ilgili kanun ve kararnamelerin yer aldigi bölümlerde kaçinilmazdi. Ancak sözkonusu eserden farkli olarak çalismamizda konunun gündeme geldigi ve karara baglandigi Lozan Baris Konferansindaki mübadele görüsmeleri ile Rumlarin mübadelesine ayri birer bölüm ayirdik. Bu bölümlerde de, amacimiz bu konudaki kamuoyunu arastirmak oldugundan konu ile ilgili gazete haberlerini ön plana çikardik. Bu arada mübadele sirasinda halkin tutumunun önemli bir halkasini olusturan, Yunanistan’daki Türklere uygulanan baski siyaseti ve tasinmaz mallarina el konulmasi karsisinda, Istanbul’daki Rumlara da ayni baskinin uygulanmasi gibi bir misilleme yapilmasi anlamina gelen “mukabele-i bilmisl” ile ilgili haberlere de ayri bir baslik altinda yer verdik. Konu ile ilgili kanun ve kararnameler de genellikle günün gazetelerinde yayinlanmakla birlikte kaynak eser olarak "Düstur" esas alinmistir. Bunlardan ayri olarak, Antonios Pavlidis tarafindan I.Ü.Sosyal Bilimler Enstitüsü Yakinçag Tarihi Anabilim Dali’nda hazirlanmis olan "Yunan Kaynaklarina Göre Mübadele Meselesi, (1918-1930)” konulu yüksek lisans tezi de çalismamiza genis ölçüde yardimci olmus ve böylece Yunan kaynaklari da bir noktaya kadar degerlendirilmistir. Bütün bunlara ragmen bu mühim konunun Basbakanlik Osmanli Arsivi ve Cumhuriyet Arsiv belgelerinin tasnif edilip okuyucuya sunulmasindan sonra daha derli toplu ele alinacagi düsüncesindeyiz. Fakat yine de bu mütevazi çalismamizin gazetelerin degerlendirilmesi bakimindan ileride bu konuda çalisma yapacak olanlara faydali olacagi kanaatindeyiz.

Gündeme geldigi tarihte kamuoyunda önemli bir yere sahip olan "mübadele" konusunu, 75.yildönümünü yasamakta oldugumuz bir dönemde incelemek ve ayni zamanda mübadele ile Türkiye’ye gelen bir aileye mensup olmak bakimindan benim için gerçekten büyük keyif verici bir çalisma oldu. Konuyu seçmem ve arastirmam konusunda yardimlarini esirgemeyen ve çalismalarimi yönlendiren degerli hocam Sayin Prof.Dr.Ali Ihsan GENÇER'e sonsuz tesekkürlerimi sunarim.

Cahide ZENGIN

 

Ö Z E T

  

Osmanli Imparatorlugu’nun Avrupa’da sahip oldugu topraklari kaybetmesi ile Osmanli topraklarina baslayan göç dalgasi 19.yüzyil boyunca devam etmis ve bu göç 20.yüzyilin basinda girilen Balkan Savaslari sonucunda büyük felâ ket halini almistir. I.Dünya Savasi yenilgisinin ardindan Kurtulus Savasi’nin zaferle sonuçlanmasi üzerine de yüzyillardir birarada baris içinde yasayan ancak savas sirasinda düsmanla isbirligine giren Türkiye’deki Rumlarin önemli bir miktari Yunan ordusunun pesine takilarak ülkeyi terketmislerdir. Bu sekilde 1 milyona yakin Rum’un Yunanistan’a göçü Yunanistan’da önemli siyasi ve ekonomik sorunlar yaratirken, ayni zamanda oradaki Türkler üzerinde baskinin artmasina neden olmustur. Yunanistan’da bulunan yarim milyona yakin Türk’e yapilan bu baski ve Türkiye’de halen bulunan Rum’larin da Yunanistan’a gitme arzusu her iki toplumun degisimi düsüncesini dogurmustur.

Halklarin karsilikli degisimi Lozan Baris Konferansi’nda ele alinmis ve sorun imzalanan 30 Ocak 1923 tarihli sözlesme ile siyasi ve hukuki boyutu açisindan çözülmüstü. Istanbul sinirlari içindeki Rumlar ile Yunanistan’da Bati Trakya’da yasayan Türklerin mübadele disi birakildigi bu sözlesmenin imzalanmasindan kisa bir süre sonra Türkiye Hükümeti ülkeye gelecek yarim milyona yakin vatandasinin ülkeye nakli, iskan edilmeleri ve is güç sahibi yapilmalari gibi konularda yapilacak isleri düzenlemek üzere önce bir Mübadele, Imar ve Iskan Bakanligi kurulmasi, hazirliklarin bir düzen içinde yapilabilmesi için kanun ve kararnameler çikarilmasi gibi ön hazirliklari yapip, Türkiye Kizilay Cemiyeti ile isbirligine giderek gelen mühacirlerin saglik kontrollerinin yapilmasini, beslenme, barinma, ve yerlesmelerinin aksamadan yürütülmesini saglamistir. Bu mühacirlerin Rum’larin terk ettigi evlere yerlestirilmesi, kendilerine toprak, ziraat araç-gereci verilmesi suretiyle müstahsil hale getirilmesi isini mümkün oldugu kadar bir düzen içinde yürütmeye çalismistir. Türkiye’deki Rum’larin mübadelesi sirasinda Istanbul Rum’lari (établi) konusunda çikan problemler ise 1926 ve 1930 yillarinda Yunanistan ile imzalanan anlasmalarla çözüme kavusturulmustur.

 

 A B S T R A C T

When the Ottoman Empire started loosing the land in Europe, a strong wave of migrations started spreading towards the Ottoman Empire. These migrations continued throughout the 19th Century, and went on till the beginning of the 20th Century. These migrations became disastrous by the end of the two Balkan Wars.

After loosing the 1st World War, Turkey was invaded by foreign forces, and this caused the Independence War with invaders. During the war, Greeks, who had been living in this country for many centuries with Turks peacefully, cooperated with the foreign forces. This created a big friction between Turks and Greeks. After Turkey’s victory at the end of this war, about 1 million Greeks left Turkey, following the Greek army. This big migration caused economical and political problems for the Greek Government. At the same time, about half a million Turks, living in Greece, were pressurised by the Greek Government, to leave their country, to make a settlement for emigrates coming from Turkey. The Greeks who remained in Turkey also wanted to emigrate to Greece. The rights of the people concerned and the mutual exchange were discussed during the Lausanne Peace Conference and finally the convention was signed on the 30th of January 1923. This seemed to solve the problem from the political and juridical point of view. In this convention the Greeks living in the Center of Istanbul and the Turks living in Greece in Western Thracia were left out from this exchange. The Turkish Government appointed a minister to carry out the preliminary preparation and at the same time prepared the laws and the regulations.

Cooperation was undertaken with the Turkish Red Crescent organisation to find a solution to the feeding and health problems of all the immigrants coming from Greece. Later these immigrants were settled in the houses abandoned by the Greeks who had left Turkey. They were given land, agricultural tools and equipment. At the time of the exchange the Greeks living in central Istanbul created a big problem. The problem was with those Greeks willing to stay in Turkey, who moved to Central Istanbul after 1918, and this problem went on till 1930.